7 – 8 Mart 2019 tarihlerinde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde Genç İşi Kooperatif tarafından verilen eğitim, katılımcılarına farklı pencereler açtı. Onların izlenimlerini sizinle paylaşmaya devam ediyoruz. Güneş Kurtuluş’un Her Başarılı Kooperatifin Arkasında Bir “Sosyokrasi” Vardır! başlıklı yazısından sonra bugün söz sırası Sosyal Ekonomi Blogunun diğer öğrenci üyelerinde. Özgür Karataş ve Ekin Yatarkalkmaz eğitimden kendilerinde kalanları; kooperatifçilik, sosyal kooperatifler hakkındaki görüşlerini yazdılar.

Özgür Karataş

Öncelikle eğitmenlerin bir kooperatifin ortağı olması nedeni ile konuya hâkimiyetleri oldukça fazlaydı. Kooperatifçilikle ilgili temel kavramların anlaşılmasını sağlamak için klasik sunum yöntemleri yerine etkileşimli bir oyun oynatılması oldukça zevkliydi. Katılımcıların birbiriyle tanışması ve birlikte fikir üretmesi sağlandı. Fikirler tartışıldı, yeniden biçimlendirildi ve ortaya somut şeylerin çıkabileceği kanıtlandı. Eğitim sosyal kooperatifçilik hakkında farkındalık yaratmasının yanında katılımcılar arasında güçlü bir diyaloğun sağlanmasında etkili oldu.

Ekin Yatarkalkmaz

“Öncelikle bu eğitimi bizlere veren Genç İşi Kooperatif‘e ve eğitimi düzenleyen Aylin hocama teşekkür ederim. İki günlük eğitim boyunca kooperatifin ne olması gerektiği ve günümüz kooperatiflerinin sonunda ne olduğu, aslında sosyal kooperatifçiliğin ne olduğunu öğrendim. Kooperatif sadece salt /tekdüze üretim tüketimden ibaret değildir, pek çok sorun sosyal kooperatifin alanına girer. Sosyal kooperatifler dar alana sıkışmış mevcut kooperatiflerin aksine dezavantajlı bireylere yönelik çalışmalar yaparlar.

İlgili İçerik:   MİHTÜK Memur İşçi Halk Tüketim Kooperatifi

Teoride dayanışmanın, beraber hareket etmenin avantajlarını biliyoruz evet; ama pratikte nasıl olur diye kendime hep sorardım. Bu eğitim sayesinde ufak da olsa, birlikte hareket etmenin, sorunlara ortak çözümler üretmenin ne kadar eğlenceli ve insanı mutlu eden bir davranış olduğunun farkına vardığımı söylemem gerek. Üniversitede teoriler, modeller öğreniyoruz. Pekiyi, karşılaştığımız sorunlarda bunların yeri neresi? Biz mademki çözüme sahibiz, neden uygulanmıyor? Tek başına bunların bir şey ifade etmediğine ancak, örgütlenildiğinde çok güzel fikirlerin ortaya çıkabileceğine ve bunun faaliyete geçebileceğine, toplumsal ve sosyal dayanışmanın gerçekleşebileceğine inancım bir kat daha arttı.

Ben bu eğitimde bu kadar güçlü ve adaletsiz bir sistem karşısında ezilmeyi beklemek yerine her zaman bir alternatifin olduğu inancıyla niyetimizi ortaya koyup eyleme dökmek gerektiğini, çoğunluğun aynı sorunları farklı yerlerde dile getirdiğini öğrendim. Gönüllük ve yardımlaşma temelli ve emeğin ön planda olduğu sosyal kooperatif aradığımız alternatiflerin kendisi olma yolundadır. Son olarak bu eğitimde bizler kurduğumuz kooperatif modelini hayata geçirmek için neler yapılması gerektiğini öğrendik ve çalışmalarımıza başlamış bulunmaktayız. Unutmayalım ki dayanışma ‘ben’den FAZLASIDIR.

Kategori(ler): Görüş Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir