Avrupa Komisyonu’nun 6 Ekim 2020 tarihinde yayımlanan “Digital Technologies and the Social Economy” (Dijital Teknolojiler ve Sosyal Ekonomi) raporundan özetlenmiştir.


Çevrimiçi platformlar, yazılım uygulamaları, nesnelerin interneti, bulut bilişim gibi dijital teknolojiler sosyal ekonomi girişimleri için ilginç bir ikilem oluşturuyor. Her ne kadar bu araçlar, sosyal değerleri oluşturmak ve desteklemek için kullanılabilse de, bütçe kısıtları ve dijital yetenek eksikliği sosyal ekonomi girişimlerinin yeni teknolojilere uyum sağlamasının önüne geçiyor.

Son yirmi yılda, faaliyetlerini dijital olarak ve internet üzerinden gerçekleştiren küresel işletmeler diğer tüm iş dallarından daha hızlı büyüdü.  Sosyal ekonominin dijitalleşmesi, sosyal ekonomi organizasyonlarının daha verimli ve sürdürülebilir şekilde toplumsal değişimi gerçekleştirmelerini sağlayabilir.  Modern sosyal ekonomi organizasyonları karşılaştıkları sorunları giderek daha yeni ve yaratıcı şekillerde ele alıyorlar. Onları dijital çözümlerle buluşturmak yaratıcılıklarını ve dolayısıyla mal ve hizmet üretiminde yenilenmeyi teşvik edebilir.

Sosyal ekonomi örgütleri bir seferde tamamen dijitalleşmek zorunda değil. Bu aşamada ilk adım, yüz yüze iletişimle üyelerinin internete bağlanma kapasitesini öğrenmek ve gerekirse iyileştirmek olmalıdır. Ardından, yapılarının muhasebe veya pazarlama gibi belli parçalarından başlayıp bunlar eğer etkili şekilde kullanıldıysa diğer operasyonların da dijitalleşmesine geçilebilir.

Tabii, sosyal ekonomi girişimleri tamamen dijital teknolojilere de dayanabilir. İşgücünün yönetimi ve karar alma gibi bazı süreçlerin tamamen internet üzerinden gerçekleştirilmesi mümkündür. Benzer teknikler ortaklara, gönüllülere ve alıcılara erişmek için de kullanılabilir.

Bu süreçte strateji sadece tek bir teknolojik uygulamaya odaklanmak olmamalıdır. Sosyal ekonomi organizasyonları kendi çalışma şekillerine en uygun dijital araçları bulmak için araştırma yapmalılar. Sosyal etki yaratmayı garantilemek için -yeterli olmasa da- teknolojik çözümleri ve uygulamaları birleştirmek, dijital strateji oluşturmanın hayati bir parçasıdır.

Aynı zamanda, oluşturulan stratejiler organizasyonun sosyal hedefleri ve görüşleriyle, sosyal sorunlara yaklaşma şekilleriyle ve sürdürülebilirliklerini sağlayacak iş modelleriyle uyumlu olmalıdır.

Dijitalleşme Araçları

Dijital platformlar, örgütlenme ve işbirliği için eşsiz fırsatlar sağlıyor. Etkileri fiziksel mesafenin ötesine geçiyor ve geleneksel iletişim yöntemlerini geride bırakıyor. Artık giderek daha çok sosyal ekonomi organizasyonu, topluluklarla etkileşmek için bu dijital platformları kullanıyorlar. Örneğin, kitlesel fonlama platformları düzenli olarak toplanan geleneksel bağış toplama etkinliklerini geçiyorlar.

Bunların yanında, dijital sosyal ekonomi platformları yerel toplulukların ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli kaynakları topluluk dışından, internet üzerinden elde edebilirler. Bireyler ve topluluklar daha önce yapamadıkları bir şekilde birbirlerine erişip işbirliği kurabilirler. Dijital sosyal ekonomi platformları sosyal kaynaşma için uygun ortam yaratıp dijital bir sosyal ekonomiye geçişin yolunu açabilir. En önemlisi de birbirlerine yakın yerlerde yaşamayan bireyler için sanal toplulukların oluşmasını sağlayabilirler.

Yeni iş şekillerinin oluşturulmasına önayak oldukları için dijital platformların  işgücü uygulamalarını değiştiren bir etkileri vardır. Bu platformlar aracılığıyla iş yürüten sosyal girişimlerin özellikle çalışanlarının çalışma koşullarına karşı hassas olduklarını işaret eden kanıtlar mevcut. Sosyal ekonomi organizasyonları özünde insan merkezlidirler ve çalışanlarının yaşam koşullarını ve haklarını olumsuz etkilemeden sosyal etki yaratmayı hedeflerler. Dijital sosyal ekonomi platformları esnek istihdam koşullarına uygundur ve çalışanlara işlerini düzenleme seçeneği verip işçi haklarını korurlar.

Dijital Kooperatifler

Bu yöntemle çalışan dijital platform kooperatifleri çalışanlar tarafından yönetilir ve üreticiliklerini çalışanların sürdürülebilir refahıyla dengelerler. Bu modellerle, çalışanların işletmeye sahip olması ve demokratik yönetim gibi sosyal ekonomi ilke ve değerleri dijital teknolojiler yardımıyla gerçekleştirilir.

Sosyal etki yaratmak için dijital ortamlardan yararlanan kooperatiflerden biri Commons Lab hem yazılım hem de donanımda açık kaynak teknolojileri geliştiren bir sosyal kooperatiftir. Hedefi, bilginin serbest paylaşımını ve dayanışma ağlarının güçlendirilmesini desteklerken bir yandan da yeni koşullara uyabilen çözümler sunmaktır.

İlgili İçerik:   32. Uluslararası CIRIEC Kongresi

Kullanıcıların sahip olduğu ve yönettiği bir dijital platform, sosyal ekonomi için büyük bir fırsat. Hem platformun büyüklüğünden ve ekonomik getirisinden faydalanıp hem de verinin ortak yönetim ve kontrolünü elde tutmak mümkün. Dijital sosyal ekonomi platformlarını ticari olanlardan ayıran en önemli özellikler, sosyal etkiye odaklı olmaları ve katılımcı yönetim sistemleridir. Bu platformlar adil ve sürdürülebilir şekilde kendilerini idare edip ortakları güçlendirebilir ve topluluklarında sosyal değer yaratımını cesaretlendirebilirler. Pek çok dijital platformun hazır kodla beraber gelerek bilişim eğimi görmüş olma gereksinimini ortadan kaldırması ve internet üzerinde olduklarından pahalı donanıma ihtiyaç duymamaları da büyük sermayesi olmayan sosyal girişimlerin onları benimsemesini kolaylaştırıyor.

Öneriler

Sosyal ekonomi, modern toplumlarda kilit bir rol oynuyor ve modernleşmesi için dijital bilgi ekonomisine uyum sağlaması gerekiyor. Sosyal ekonomi teknolojiden anlayan genç nesil için cazip bir kariyer seçeneği olursa, iş ve girişimcilik fırsatları sağlayarak genç istihdamı sorununun çözümüne katkıda bulunabilir.

Sosyal yenilik çoğunlukla teknolojik yenilikten bağımsız kabul edilir. Buna karşın, dijital teknolojilerin onlardan faydalanmak isteyebileceklerin erişimi için küçük şehirlerde ve kırsal topluluklarda yaygınlaşması önem taşıyor. Uygun altyapıyla birlikte dijital kavrayışın artması beraberinde yerel ölçekte ekonomik ve sosyal etkiyi de getirebilir.

Yerel yönetimler bu süreçte liderlik rolünü üstlenebilirler. Yerel halkın ihtiyaçlarından, bütçelerinin sınırlarından ve onların refahını sağlayacak modellerden haberdar olduklarından bu görevi merkezi hükümetlerden daha iyi yerine getirebilirler. Bilişim teknolojisi altyapısı olan, yenilikçi KOBİ’lerle işbirliği yapıp sosyal girişimlerin ve okulların bunlardan yararlanmasını ayarlayabilirler.

Şirket ekonomisi için üretilen gelişmiş teknolojilerin sosyal ekonomi uygulamalarında doğrudan kullanımı her zaman mümkün olmayabilir. Sosyal ekonomi organizasyonları dijital platformları ve gelişmiş teknolojiyi ilkelerine uygun kullanmalıdır. Bu aşamada, teknolojinin etik ve denetimli kullanımını sağlamak için sosyal etkilerin gözlemlenmesi gerekebilir.

İşbirliği ilkesinin önem verildiği sosyal ekonomi organizasyonları, başarılı bir dijitalleşme sürecinde üyelerinin ve tüketicilerin doğrudan katılımına önem vermelidirler.

Özetle…

Dijital teknolojilerin sosyal ekonomi için sunduğu fırsatlar ve zorlukların derinlemesine bir analizini yapan raporda, teknoloji ve platform kooperatiflerine özel bir önem verildiği görülüyor. Kamu hizmetleri, enerji, finans veya ulaşım alanlarında faaliyet gösteren platform kooperatiflerinin, “kullanıcılara ilginç sosyal ve ekonomik değer önerileri” sunarak piyasaları bozduğu belirtiliyor. Rapora göre, işçiler tarafından sahip olunan, yönetilen ve kontrol edilen platform kooperatifleri, rutin mesleklerde bulunan savunmasız kişilerin güçlendirilmesinde önemli bir rol oynuyor.

Sahadaki örnekleri yansıtması açısından Yunanistan, İtalya, Hollanda ve İngiltere’den yenilikçi dijital teknolojileri etkin bir şekilde kullanan 26 sosyal ekonomi kuruluşunun incelenmesi raporu ayrıca ilgi çekici kılıyor. İncelenen kuruluşlar arasında dijital işçi kooperatifi Outlandish (İngiltere), yemek teslimatı yapan Mensakas SCCL işçi kooperatifi (İspanya), konaklama rezervasyon platformu Fairbnb kooperatifi (İtalya) ve araba paylaşım platformu Mobility Factory SCE kooperatifi (Belçika) bulunmakta.

Raporun dijital teknolojinin bir amaç değil araç olduğu vurgusu önemlidir. Eğer sosyal fayda yaratmakta teknolojiden yararlanmak istiyorsak sadece yazılım ve donanım sahibi olmakla kalmamalı, aynı zamanda bunların kullanımını denetlemeli ve çevreye ve topluma fayda sağlamak için nasıl kullanılacakları üstünde düşünmeliyiz.


Not: Öne çıkan görsel, Marvin Meyer – Unsplash

Kategori(ler): Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir