Ağustos 2021’de yayınlanan son Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC, 2021) Raporuna göre, insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının 1850-1900’dan bu yana yaklaşık 1,1°C’lik sıcaklık artışından sorumludur. Dünya iklimindeki değişiklikler her bölgede ve tüm iklim sisteminde gözlemlenmektedir. İklimde gözlemlenen değişikliklerin çoğu, yüzbinlerce olmasa da binlerce yıldır görülmemiştir ve hâlihazırda harekete geçmiş olan deniz seviyesinin yükselmesi gibi bazı değişiklikler, yüz binlerce yıl içinde geri döndürülemez niteliktedir. Bununla birlikte, sera gazı emisyonlarında güçlü ve sürekli azalmalar iklim değişikliğini sınırlayacaktır. Küresel sıcaklıkların istikrara kavuşması 20-30 yıl alabilir.

Her bölge artan değişikliklerle karşı karşıya

Rapor, önümüzdeki on yıllarda iklim değişikliklerinin tüm bölgelerde artacağını öngörüyor. Küresel ısınma sonucu oluşacak da 1,5°C’lik sıcaklık artışında; sıcak hava dalgası yaşanan günlerin sayısı artacak, sıcak mevsimler daha uzun ve  soğuk mevsimler daha kısa olacaktır. 2°C’lik sıcaklık artışında ise aşırı sıcaklıklar nedeniyle tarım ve sağlık için kritik tolerans eşiklerine daha sık ulaşacaktır.

Ancak değişiklikler sadece sıcaklıkla sınırlı değil. İklim değişikliği, farklı bölgelerde çok sayıda farklı değişiklik getiriyor: Nemlilik ve kuruluk, rüzgâr, kar ve buz, kıyılarda ve okyanuslardaki değişiklikler. Bunların tümü daha fazla ısınma ile artacak. Beklenen etkilerin bazılarına aşağıdaki örnekler verilebilir (IPCC, 2021a).

  • İklim değişikliği su döngüsünü yoğunlaştırıyor. Bu, birçok bölgeye daha yoğun yağış ile buna bağlı seller ve daha yoğun kuraklıklar getiriyor.
  • İklim değişikliği yağış düzenlerini etkiliyor. Yüksek enlemlerde yağışın artması olası olmakla birlikte subtropik bölgelerin büyük bölümlerinde yağışların azalması öngörülüyor. Muson yağışlarında (bölgeye göre değişen) değişiklikler bekleniyor.
  • Kıyı bölgeleri, 21. yüzyıl boyunca deniz seviyesinin sürekli yükselmesine tanık olacak ve bu da, düşük rakımlı bölgelerde daha sık ve şiddetli sellere ve kıyı erozyonuna katkıda bulunacak. Daha önce 100 yılda bir meydana gelen aşırı deniz seviyesi olayları, bu yüzyılın sonunda her yıl gerçekleşebilir.
  • Daha fazla ısınma, donmuş toprakların erimesini hızlandırıyor. Mevsimsel kar örtüsünde azalma, buzulların ve buz tabakalarının erimesi ve Arktik deniz buzunun kaybında artış yaşanması bekleniyor.
  • Asitlenme ve azalan oksijen seviyeleri gibi okyanuslarda meydana gelen değişiklikler, doğrudan insan etkisiyle bağlantılı. Bu değişiklikler hem okyanus ekosistemlerini hem bunlara bağımlı insanları etkiliyor. Bu değişiklikler en azından bu yüzyılın geri kalanında devam edecek.
  • Şehirlerde iklim değişikliğinin etkilerinin daha yoğun gözlemesi olası. Isınma (kentsel alanlar genellikle çevrelerinden daha sıcak olduğu için), yoğun yağışlardan kaynaklanan seller ve kıyı kentlerde deniz seviyesinin yükselmesi bu etkilerden bazıları.
https://pixabay.com/illustrations/global-warming-burning-earth-burning-1494965/

İklim üzerinde insan etkisi

İnsan faaliyetleri sonucu ortaya çıkan sera gazları ve hava kirleticileri iklimi değiştiriyor. Ancak insan eylemleri, iklimin gelecekteki seyrini belirleme potansiyeline de sahip. İklimi kararlı hale getirmek için, sera gazı emisyonlarının güçlü, hızlı ve sürekli azaltılması ve net sıfır karbondioksit emisyonuna ulaşılması gerekiyor. Net sıfır karbondioksit emisyonuna ulaşılması önemli çünkü sera gazlarından biri olan karbondioksitin iklim değişikliğinin ana itici gücü olduğuna dair açık kanıtlar bulunuyor. Tabii, başta metan olmak üzere diğer sera gazlarını ve hava kirleticilerini sınırlamanın da hem sağlık hem de iklim üzerinde olumlu etkileri var (IPCC, 2021a).

Sera gazı emisyon senaryolarına göre küresel ısınma

Tablo 1’de küresel ısınma sonucu oluşacak sıcaklık artış değerleri, yakın (2021-2040), orta (2041-2060) ve uzun (2081-2100) dönem için 5 farklı sera gazı emisyon senaryosu altında gösterilmiştir (IPCC, 2021). Tabloda yer alan sıcaklık değerleri 1850-1900 dönemine göre artışları ifade etmektedir.

Tablo 1: Sera gazı emisyon senaryolarına göre küresel ısınma

 

Yakın dönem

2021-2040

Orta dönem

2041-2060

Uzun dönem

2081-2100

Senaryo En iyi tahmin (°C) Olası aralık (°C) En iyi tahmin (°C) Olası aralık (°C) En iyi tahmin (°C) Olası aralık (°C)
SSP1-1.9: Çok düşük sera gazları emisyon senaryosu  

1,5

 

1,2 – 1,7

 

1,6

 

1,2 – 2,0

 

1,4

 

1,0 – 1,8

SSP1-2.6: Düşük sera gazları emisyon senaryosu  

1,5

 

1,2 – 1,8

 

1,7

 

1,3 – 2,2

 

1,8

 

1,3 – 2,4

SSP2-4.5: Orta sera gazları emisyon senaryosu  

1,5

 

1,2 – 1,8

 

2,0

 

1,6 – 2,5

 

2,7

 

2,1 – 3,5

SSP3-7.0: Yüksek sera gazları emisyon senaryosu  

1,5

 

1,2 – 1,8

 

2,1

 

1,7 – 2,6

 

3,6

 

2,8 – 4,6

SSP5-8.5: Çok yüksek sera gazları emisyon senaryosu  

1,6

 

1,3 – 1,9

 

2,4

 

1,9 – 3,0

 

4,4

 

3,3 – 5,7

  • Tüm emisyon senaryolarına göre, en iyi tahminle, 2040 yılına kadar (yakın dönemde) 1,5°C sınırı aşılacak.
  • Yakın dönemde (2021-2040), çok yüksek (SSP5-8.5) sera gazı emisyonları senaryosu kapsamında, 1,5°C’lik sıcaklık artışının gerçekleşmesi muhtemel. Yüksek (SSP3-7.0), orta (SSP2-4.5) ve düşük (SSP1-2.6) sera gazı emisyon senaryolarına göre artışın 1,5°C’yi aşması, çok düşük (SSP1-1.9) sera gazı emisyonları senaryosuna göre daha olası.
  • Orta dönemde (2041–2060), üç senaryo (orta, yüksek, çok yüksek) altında sıcaklık artışı 2°C’nin üzerinde gerçekleşecek.
  • Uzun dönemde sıcaklık artışının, en düşük emisyon senaryosunda 1,0°C ila 1,8°C aralığında gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Daha yüksek emisyon değerleri altında 2°C’nin aşılması çok muhtemel.
  • Yüksek (SSP3-7.0) ve çok yüksek (SSP5-8.5) sera gazı emisyon senaryolarına göre 2°C’lik sıcaklık artışı 21. yüzyılda aşılacaktır. Orta senaryoda (SSP2-4.5) 2°C’lik sıcaklık artışı büyük olasılıkla aşılacaktır. Çok düşük (SSP1-1.9) ve düşük (SSP1-2.6) sera gazı emisyonu senaryolarına göre 2°C’lik sıcaklık artışının aşılması pek olası değildir.

Paris İklim Anlaşması’nda, iklim krizinin önüne geçmek için küresel ortalama yüzey sıcaklığındaki artışın 2 derece ile sınırlandırılması ve mümkünse 1,5 derecenin altında tutulması amaçlanmıştır. IPCC tarafından ortaya koyulan veriler 1,5°C’lik bir ısınmanın 2°C’ye kıyasla daha güvenli olacağını söylemektedir. Küresel ortalama sıcaklık artışının 2°C’yi geçmesi halinde, insan hayatını doğrudan etkileyecek yıkıcı sonuçların ortaya çıkması çok daha muhtemeldir.

IPCC’nin son raporuyla birlikte, küresel iklim değişikliğinin başlıca sorumlusunun insan faaliyetleri olduğu tartışmaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konmuştur. Ayrıca, diğer sera gazları ve hava kirleticilerinin de etkisi olmakla birlikte, iklim değişikliğinin ana itici gücünün karbondioksit emisyonları olduğuna dair kanıtlar açıktır. Karbondioksitin asıl sorumlusu ise fosil yakıtlardır. IPCC raporunda iklim değişikliğiyle mücadelede sera gazı emisyonlarının azaltılması gerekliliği belirtilmiştir. Bu da sera gazlarını ve fosil yakıt talebini sınırlamaya yönelik baskın politika tercihleri ile tutarlıdır. Fakat doğrudan fosil yakıtların üretiminin ve arzının kaynağında kısıtlanmasını içermeyen politikalar ile küresel ısınmanın önüne geçmek mümkün olmayacaktır.

Kaynakça

Fossil Fuel Non-Proliferation Treaty campaign (13 Eylül 2021). Erişim

IPCC, (2021): Summary for Policymakers. In: Climate Change 2021: The Physical Science Basis. Contribution of Working Group I to the Sixth Assessment Report of the Intergovernmental Panel on Climate Change [Masson-Delmotte, V., P. Zhai, A. Pirani, S. L. Connors, C. Péan, S. Berger, N. Caud, Y. Chen, L. Goldfarb, M. I. Gomis, M. Huang, K. Leitzell, E. Lonnoy, J.B.R. Matthews, T. K. Maycock, T. Waterfield, O. Yelekçi, R. Yu and B. Zhou (eds.)]. Cambridge University Press. Erişim

IPCC, (2021a): IPCC Press Release, 2021/17/PR. Erişim


Not: Öne çıkan görsel,  Joshua WoronieckiPixabay

Kategori(ler): Akademik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir