Gerçekten, bazılarının söylediği gibi, dünyanın sonunu hayal etmek, kapitalizmin sonunu hayal etmekten daha mı zor? Kapitalist modelde, şirketlere ticari girişimleri organize etmenin standart yolu olarak bakılır ve yukarıdan aşağı karar verme hiyerarşileri nedeniyle doğal olarak etkili kabul edilirler. Yine de, 2008’deki durgunluktan beri yeni iş yapılarına olan ilgi arttı ve alternatiflerinin aslında geleneksel şirket yapılarından daha iyi performans sergileyebileceğini gösteren araştırmalar çıkmaya devam ediyor.

Bu alternatiflerden biri işçi kooperatifi, işçilerin sahibi olduğu ve kendilerinin işlettiği bir şirket. Virginie Pérotin’in bulduğu üzere, kooperatifler geleneksel şirketleri birkaç önemli noktada geçiyorlar. Araştırma yazısı, kooperatiflerle geleneksel şirketler kıyaslandığında üç önemli gerçeğe ulaştı:

  • Yüzde 29 daha uzun süre varlıklarını sürdürüyorlar
  • Daha üretkenler
  • Durgunluk dönemlerine daha iyi dayanıyorlar

Virginie Pérotin ile Söyleşi

Birleşik Krallık’taki Leeds İşletme Okulu Emeritus Profesörü Pérotin, yakın zamanda yayınlanan makalesi “İşçi kooperatifleri hakkında gerçekten ne biliyoruz,”da insanların kooperatifler hakkında yaptığı bazı yaygın varsayımlara değinmeye çalışıyor. Makalesi, insanlara kooperatif modelinin ciddi bir alternatif sunduğunu göstermek için işçi kooperatifleri hakkında bugüne kadar yapılan en önemli araştırmalardan bazılarını bir araya getiriyor. Robert Raymond, Leeds İşletme Okulundaki ofisinde Virginie Pérotin ile konuştu.

Robert Raymond: İnsanlar genelde işçi kooperatiflerini daha küçük işletmeler olarak düşünür ve belki belli iş türlerinde özelleşmiş olduklarını- kahve dükkânları gibi. Ama “İşçi kooperatifleri hakkında gerçekten ne biliyoruz?” makalenizde aksini ileri süren geniş bir araştırma yelpazesi sundunuz.

Virginie Pérotin, İktisat Emeritus Profesörü, Leeds İşletme Okulu: Ulaştığım tüm veriler, işçi kooperatiflerinin aslında alışagelmiş şirketlerden daha büyük olduğunu gösteriyor. Ve evet, bu sadece belli, özel endüstrilerde başarılı olan kooperatiflerde geçerli değil, onları her endüstride bulabiliyoruz.

Bize işçi kooperatiflerinin geleneksel işletmelerden daha uzun dayanmaya eğimli olduğuna dair bulgularınızdan bahsedin.

Durum böyle görünüyor. Elimizde az miktarda kanıt var ama elimizdeki veriler işçi kooperatiflerinin en azından geleneksel şirketler kadar uzun süreli olduğunu gösteriyor. Birleşik Devletlerde Avner Ben-ner, çeşitli ülkelerde belirlenmiş bir yılda kapanan, arasında işçi kooperatiflerinin ve diğer firmaların bulunduğu, şirketlerin oranlarına baktı ve oranların kooperatiflerde daha düşük olduğunu buldu.

“…kooperatifler diğer şirketlere göre yüzde 29 daha uzun süre varlıklarını sürdürüyor.”

Ve daha yakın zamanda, burada, Leeds’deki meslektaşım Gabriel Burdín, Uruguay’dan gelen veriyle bugüne kadar varlığını sürdürme konusundaki en titiz çalışmayı yaptı. Bir kooperatif olmanın, bir firmanın belli bir süre içerisinde kapanma ihtimali üzerindeki etkisini hesapladı. Ve bunun sonucunda, bir şirketin kurulduğundaki büyüklüğünü, sermayesini, bulunduğu endüstriyi vesaire, tüm bu faktörlerin hepsinin eşit olduğunu hesaba kattığınızda, kooperatifler diğer şirketlere göre yüzde 29 daha uzun süre varlıklarını sürdürüyor. Bu, bugüne kadarki en detaylı kanıt.

İşçi kooperatifleri hakkında yaygın bir efsane, geleneksel, hiyerarşiye dayalı şirketlerden daha az etkili veya üretken oldukları ve demokratik karar verme mekanizmalarının üretime engel olabildiğidir. Ama bulgularınız bu varsayımın tam tersini gösteriyor. Bunun nedenini açıklayabilir misiniz?

Üretkenlik açısından işçi kooperatiflerini kapitalist firmalarla karşılaştıran yarım düzine kadar araştırmaya baktım ama bunlardan özellikle ikisi hakkında konuşmak istiyorum: Amerika’da, Kuzeybatı Pasifiğin kontrplak kooperatifleri hakkında yapılan birinden ve benim Fransa’dan iki ortak yazarla birlikte yaptığım bir taneden. Kapitalist firmaları ve işçi kooperatiflerini her firmanın iş gücünü ve sermayesini hesaba katarak kıyaslıyorlar ki şirketlerin ikisinden hangisi olarak yapılandığında daha çok ürettiği belirlenebilsin.

İlgili İçerik:   Stiglitz: Ekonomik Dengenin Kaynağı Sosyal Ekonomi

Her iki durumda da yaygın işletmelerin, kooperatifler gibi davransalar çok daha fazla üretebileceklerini bulduk. Bu demek ki, eğer geleneksel firmalar üretim organizasyonlarını kooperatifler gibi yapsalar daha üretken olurlardı, kooperatifler ise kendi organizasyon şekilleriyle en az alışagelmiş yollar kadar fazla üretiyorlardı. Bu önemli çünkü geleneksel şirketlerin girdilerini, sermayelerini ve iş güçlerini en yetkin şekilde kullanmadıklarını gösteriyor. Kooperatifler daha iyisini yapıyor.

“Kooperatifler daha iyisini yapıyor. Nedeni demokrasi.”

Sizce bunun sebebi ne?

Nedeni demokrasi. Eğer bir karar verme sürecinde yer alırsanız, konu hakkında daha bilgilisinizdir ve alınan kararı uygulamanız kolaylaşır. Belki işçi kooperatiflerinin üyeleri daha çok kabul edildikleri için daha heveslidirler veya işleri üzerinde daha çok kontrol sahibi olduklarını hissediyorlardır.

Ve tabi ki teşvikler de demokrasiyle el ele gider. İşçi kooperatiflerinde üyeler kârdan pay alırlar yani bilgilerini ve yeteneklerini paylaşmak için bir teşvikleri vardır, çünkü bu katkının karşılığını kâr payı olarak sonradan alacaklardır. Fakat tabi ki, biz ekonomistler olarak bunu gösteremeyiz. Böyle çalışmaları yapacak sosyologlara ihtiyacımız var.

Makalenizdeki başka bir etkileyici bulgu da, geleneksel firmaların aksine işçi kooperatiflerinin ekonomik dönemin tersine hareket ettikleri, yani durgunluk dönemlerinde sıradan şirketlerden daha iyi idare ediyorlar.

Bu konuda Birleşik Devletler, İtalya ve Uruguay’dan gelen bir grup çalışma var. Geleneksel firmaların tam olarak beklenecek şekilde davrandığını gözlemledik — ürünlerinin fiyatı ya da talebi değiştiğinde istihdamı değiştiriyorlar. Yani biri yükselirse istihdamı arttırıyorlar. Eğer biri düşerse işçi çıkarıyorlar. İşçi kooperatifleri farklıdır — birincisi maaş ya da ücretleri değiştirirler. Örneğin şöyle, iş hacmi patladıysa, ilk yapacakları şey işçilere daha fazla ücret vermektir. İşler iyi gitmediğinde, ilk olarak istihdamı azaltmak yerine maaşları keserler.

Bu yüzden resesyon dönemlerinde yapabilecekleri şey, hızlı büyüme dönemine göre kendilerine daha az ödeme yapmaktır. Ücret kârı kapsar, bu nedenle büyüme dönemlerindeyken kendilerine — oldukça yüksek olabilen — kâr payı da ödemiş oldukları için sadece ücret ödeyebilirler. Dolayısıyla bu bulgular işçi kooperatiflerinin resesyonlara daha dayanıklı olduğunu düşünmemize yol açıyor.

“…daha uzun süre ayakta kalmalarının nedeni daha seçici bir biçimde kurulmaları olabilir.”

Yani işçi kooperatifleri birçok ekonomik üstünlüğe sahip görünüyor, ama fazla işçi kooperatifi yok. Kooperatiflerin daha sıradan hale gelmelerinin önündeki yapısal ve ideolojik engellerden bazıları nelerdir?

İdeolojik olarak insanlar işçi kooperatiflerinin işe yaramayacağını — berbat bir hale geleceklerini — düşünüyor gibiler. İnsanlar genellikle herkesin her kararda rol aldığını ve bunun kaotik olacağını düşünürler — bu ön yargılar kesinlikle vardır.

Daha yapısal olarak, henüz gerçekten anlamadığımız şey neden az sayıda işçi kooperatifinin var olduğudur. Bilgisel engellerin olmak zorunda olduğunu biliyoruz, elbette. Yani çoğu ülkede bir işçi kooperatifi kurmak istiyorsanız, etrafınızda kimse nasıl kurulacağını bilmek şöyle dursun, işçi kooperatiflerinin ne olduğunu tam olarak bilmeyecektir. Bankanız bunun çılgın bir fikir olduğunu düşünecektir. Bu nedenle kredi almak daha pahalı olacaktır ve kuruluş çok zor olacaktır —daha uzun süre ayakta kalmalarının nedeni daha seçici bir biçimde kurulmaları olabilir.

Not: Robert Raymond’un Shareable blogunda 4 Mart 2019 tarihinde yayımlanan yazısından Murat Soysaraç tarafından çevrilmiştir. Erişim

Kategori(ler): Görüş Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir