20.000 katılımcı ile yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, (normal şartlar altında bunlara sahip olma olasılığı düşük olan) çalışanlara kendi çalışma koşulları üstünde daha fazla kontrol verilmesi, işlerinden elde ettikleri tatmini arttırıyor.


İşyeri kültürü üzerinde yapılan yeni bir araştırmada; işlerinde daha yüksek özerkliğe sahip çalışanlar, genel refahlarının olumlu etkilendiğini ve işlerinden daha çok tatmin elde ettiklerini bildirdiler.

Birmingham Üniversitesi, İşletme Fakültesinden araştırmacılar, Toplumu Anlamak anketiyle 20.000 çalışandan iki ayrı yılda toplanan veriyi kullanarak, özerklik seviyesine ilişkin bildirilen refahtaki değişimleri inceledi.

Work and Occupations dergisinde yayımlanan araştırma, özerklik seviyelerinin mesleklere ve cinsiyete göre önemli ölçüde farklılık gösterdiğini ortaya koydu.

Yönetici olarak çalışanlar, işlerinde en yüksek düzeyde özerklik bildirdiler; %90’ı işyerlerinde ‘biraz’ veya ‘çok’ özerkliğe sahip olduğunu bildirdi.

Profesyoneller çok daha az özerklik bildirdi, özellikle işin temposu ve çalışma saatleri konusunda. Diğer çalışanlar, anketi yanıtlayanların %40 ila 50’si, çok daha az özerklik deneyimledi. Düşük vasıflı işçilerin yaklaşık yarısının çalışma saatleri üzerinde hiçbir kontrolü yoktu.

Birmingham Üniversitesi, İşletme Fakültesinden Dr. Daniel Wheatey, “Bildirilen refah düzeylerinden açıkça görüldüğü üzere, iş görevleri ve iş programı üzerinde daha yüksek kontrol seviyesi, çalışanlar için önemli faydalar sağlama potansiyeline sahiptir” dedi.

“Gayriresmî esneklik ve evden çalışma ile ilişkili olumlu etkiler, program kontrolünün çalışanların işten ‘hoşlanmaları’ için son derece önemli ve değerli olduğu varsayımını destekliyor.”

Çalışma, erkeklerin ve kadınların, deneyimledikleri özerkliğin türünden farklı şekillerde etkilendiklerini ileri süren sağlam deliller buldu.

Kadınlar için işin yerinin ve zamanlamasının esnekliği, ailevi yükümlülükleri gibi diğer görevlerini dengelemelerine imkân sağladığından daha faydalı göründü.

Dr. Wheatley ekledi: “İşin türü ve iş programı üzerindeki kontrolün, kadın çalışanların refahı için daha önemli olduğu görüldü.

“Çalışma yerindeki esneklik, özellikle evde çalışma, bakım yükümlülükleri olan kadınlara, hanehalkının idaresinin yanında ücretli işlerini daha iyi yönetmelerine olanak tanıyarak fayda sağladı.’

Erkeklerin ise iş görevlerinden, işin temposundan ve görev sırasından daha çok etkilendikleri bulundu.

Araştırma, aynı zamanda refah seviyelerinde artış bildirilmesine rağmen, pek çok durumda yöneticilerin (birincil rolleri ‘kontrol ve emeğin çekilip alınması’ olduğundan) çalışanlarına daha yüksek özerklik düzeyi ve bununla birlikte gelen faydaları sağlamakta isteksiz olduklarını vurguladı.

Hikaye Kaynağı:

Birmingham Üniversitesi tarafından sağlanan materyaller. Not: İçerik tarz ve uzunluk sebebiyle düzenlenebilir.

Dergi Kaynağı:

Referans:

Daniel Wheatley. Autonomy in Paid Work and Employee Subjective Well-BeingWork and Occupations, 2017; 073088841769723 DOI: 10.1177/0730888417697232


Not 1: Science Daily sitesinde 24 Nisan 2017  tarihinde yayımlanan “Autonomy in the workplace has positive effects on well-being and job satisfaction, study finds” başlıklı yazıdan Murat Soysaraç tarafından çevrilmiştir. Erişim

Not 2: Öne çıkan görsel, PxHere

Kategori(ler): Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir