İtalya’daki ilk kooperatif, liberal reformculuk akımının bir parçası olarak 1854 yılında, Turin’de kuruldu. Hareket büyüdükçe iki kola ayrıldı. Sosyalist kol Kuzey’de daha kuvvetliydi ve işçi ve tüketici kooperatiflerine daha çok odaklanıyordu. Katolik kol ise Güney’de daha kuvvetliydi ve daha çok tarım kooperatiflerine ve finansal kooperatiflere odaklanıyordu. Bu akım, İtalya ekonomisinde hayati bir rol oynadı. Örneğin, 1919’da ülkenin en büyük limanı, bir işçi kooperatifi tarafından işletiliyordu. Kooperatifler, özellikle sosyalist gelenekten gelenler, Faşist rejimin baskısı ile karşı karşıya kaldı ve muhalefetin pislik yuvaları sayıldılar. İnsanlar hapse atıldı, mülkler yok edildi ve merkez kurumları diktatörlüğün katı yönetimi altına sokuldu.

Savaştan sonra, 1970’lere kadar süren hızlı ekonomik büyüme ile beraber kooperatifler de büyüdü. Fakat ekonominin kalanı yavaşlarken kooperatifler büyümelerini sürdürdü. Kooperatiflerin istihdamdaki payı, 1970’lerden beri üç kattan fazla arttı ve 2018’de yaklaşık %7’ye ulaştı. Model, bazen eski moda ve çoğunlukla tarıma uygun gözükse de modern ekonomiye uyum sağlamakta üstün olduğunu kanıtladı.

Aşağıda İtalya’daki kooperatif modelinin direncini gösteren üç olgu yer almaktadır.

  • 1940’larda var olan kooperatiflerin %2’si 2005 yılında hâlâ varlığını sürdürmektedir. Kooperatif olmayan şirketler için bu oran yalnızca %0,1’dir.
  • 2007-2011 arasındaki ekonomik krizde ekonomide toplam işsizlik oranı %2 civarında artarken, İtalyan kooperatiflerinde istihdam %8 artmıştır.
  • 2001-2011 arasında İtalya’daki yeni işlerin yaklaşık %30’unu kooperatifler yaratmıştır.

Sosyal Kooperatifler

1980’lerde İtalya, iki yeni kooperatif türünün doğuşuna tanıklık etti. Bunlardan ilki sosyal, sağlık ve eğitim hizmetleri sağlamaktaydı. İş entegrasyonu sosyal kooperatifleri denilen diğeri ise dezavantajlı bireyler için iş imkânları sağlıyordu. “Sosyal kooperatifler” denilen bu iki tür kooperatife 1991’de yasal çerçeve sağlandı. Bunu takip eden on yılda bu sektörde çok hızlı bir büyüme gözlendi. Sosyal kooperatiflerde çalışanların sayısı beş katına çıkıp 2001’de 149.000’e ulaştı.

Yaşlanan nüfusla ve bakım sektörünün istihdamda artan payı ile İtalya, iş pazarındaki en devrimci dönüşümlerden biri olabilecek bir harekete öncülük ediyor: Bakım hizmeti veren işletmelerin mülkiyetini bakım hizmetini alan ve verenlere demokratik şekilde veriyor. Teknolojik ilerlemeler, engelli ve düşük nitelikli işçilerin iş bulmasını daha zorlaştıran bir trend, ki aynı zamanda kooperatiflerin büyük bir başarıyla karşılık verdiği bir sorun. Aşağıda sektörle ilgili olarak her iki sosyal kooperatif türünden gerçekler var:

  • İtalya’daki iş entegrasyonu sosyal kooperatifleri, iş güçlerinin en az %30’unu engelli bireyler gibi dezavantajlı gruplardan oluşturmakla yükümlüdürler. Çoğunlukla peyzaj, temizlik ve çevresel hizmetlerde çalışırlar. Dezavantajlı bireylerin neredeyse %90’ı işlerinde oldukça motive olduklarını söylemektedirler. Fayda-maliyet analizi, kamu sektöründen aldıkları sübvansiyonlar hesaba katıldığında bile vergi ödeyenlere azımsanmayacak miktarda tasarruf sağladıklarını göstermektedir.
  • Bologna’da çocuk, yaşlı, yoksul, engelli ve diğer korunmasız bireylere bakım hizmetlerinin %85’ini sosyal kooperatifler sağlamaktadır. Bu kooperatiflerin müşterek sahipleri bakım hizmetini alan ve verenlerdir.

İşçi Kooperatifleri

İtalya’da işçilerin sahip oldukları 25.000’den fazla kooperatif var, dünyadaki herhangi bir ülkeden daha fazla. Bunu daha anlaşılır kılmak için: Nüfusu İtalya’nın beş katından fazla olmasına rağmen Amerika’da sadece 650 adet işçi kooperatifi var. Aşağıdaki iki örnek, İtalya’nın bu sektörü desteklemek için ne tür mevzuatları yürürlüğe koyduğuyla beraber bu işletmelerin sosyal faydalarından bazılarını gösteriyor.

  • İtalya’da Trento ili halkı ile yapılan bir anket çalışmasına göre, işçi kooperatifleri, iş ortamının işçiler arasındaki sosyal güveni beslediği yegane girişim türüdür.
  • İtalyan “Marcora Yasası” kapanma ya da satışa çıkarılma ile yüz yüze olan bir işletme için işçilere öncelikli satın alma hakkı vermektedir. İşsizlik paralarını mevcut kooperatiflerin bu amaçla kurdukları bir fonun yanı sıra kooperatife yatırabilirler. Bu kooperatiflerin diğer şirketlerden çok daha yüksek ayakta kalma oranları vardır. Yasa nedeniyle İtalya’da 14.500 civarında daha fazla iş vardır.
İlgili İçerik:   Evde Bakım Hizmetine Kalıcı Çözüm: Kooperatif

Perakende Kooperatifleri

İtalya’daki en büyük perakendeci, adı kısaca ‘Coop’ olan bir kooperatiftir. ‘Coop’, etik perakendeciliğin öncüsüdür. Tüm sektörler için kurum dışı bir işletme tarafından onaylanabilen ve şirketlerin ve üretim zincirlerinin işçilere karşı etik davranışını garantileyen, uluslararası geçerliliği olan tek standart S A8000 Standardını benimseyen ilk Avrupalı şirkettir. Ayrıca Adil Ticaret ürünlerini piyasaya süren ilk İtalyan perakendecidir.

Aşağıda, diğer ülkelerdeki çatışma sonrası bölgelere yardımcı olmak için desteklediği bir proje örneği verilmiştir:

  • Çoğunlukla kadınları bir araya toplayan “Barış’ın Meyveleri” kooperatifi,  Bosna Hersek ve Sırbistan sınırındaki Bratunac bölgesinde 500 aileye iş vermektedir.  İtalya’daki büyük perakende kooperatiflerinde satılan orman meyvelerini üretmekte ve işlemektedir. Bratunac eskiden mülteciler için en düşük getiri oranına sahipken kooperatifin sayesinde şimdi en yüksek orana (yaklaşık %30) sahiptir.

İtalya, Emilio Romagno – Dünyanın işçi kooperatifleri merkezi

Emilio Romagno, Kuzey İtalya içinde yer alan ve tüm İtalya’nın en yüksek ortanca (medyan) gelirine sahip bir bölgedir. Ayrıca sosyal refahın çeşitli göstergelerinde ülke birincisidir. Bunun yanında, bölge, ülkede ihracat eğiliminin en yüksek olduğu yerdir.

Ayrıca, bölge, terimi ilk kez kullanan ve konunun önde gelen araştırmacısı olan Robert Putnam’a göre muhtemelen gelişmiş dünyadaki en yüksek ‘sosyal sermaye’ye sahiptir. Sosyal sermaye, kişilerarası ilişkilerin, güvenin, işbirliğinin ve karşılıklılığın yoğunluğunu ifade eden bir terimdir. Sosyal sermayenin yüksekliği, insanların ne sıklıkla gönüllü aktivitelerde rol aldığı veya komşularını ne kadar iyi tanıdıkları gibi sorular üzerinden araştırma yapan anketlerle ölçülmüştür.

Bölgenin GSYH’sinin yaklaşık %30’unu işçi kooperatifleri üretiyor. Bu da, boyutu göz önünde bulundurulduğunda bölgeyi dünyadaki en işçi kooperatifi temelli ekonomi yapıyor.

  • Emilio Romagno, İtalya’nın 4,5 milyon nüfuslu bir bölgesidir. Neredeyse 3 kişiden 2’si, belki de dünyadaki en yüksek işçi kooperatifi yoğunluğuna sahip bölgenin GSYH’nın %30’unu temsil eden kooperatiflerinden birinin üyesidir. İtalya’da refahın en yüksek olduğu bölgelerden biridir ve bölgenin büyüme oranları, kamu borcu krizinden bu yana İtalya’nın en iyisidir.

Gelecek

Hareket, sosyalist ve Katolik gelenekler yavaş yavaş bir araya gelirlerken, eski haline dönüyor.

Geleceğin fırsatlarını kısıtlayan tek şey hayal gücü ve en zekice platform kooperatiflerinden biri olan FairBnB kooperatifinin çıkış noktası Emilio Romagno. Air BnB’nin kooperatif alternatifi ve konuklar ve ev sahiplerinin ortak mülkiyetini hedefliyor. Kooperatif, hissedarlara giden komisyonlar almak yerine, halk bahçeleri veya tarihi koruma gibi, üyelerin seçtiği yerel projelere bağış yapacak. Coop Exchange’de bizim benimsediğimiz görüşün doğrudan bir örneği. Mülkiyetin paylaşıldığı bir paylaşım ekonomisi. Air BnB, platformda çok popüler olan bölgelerin sakinlerinin muhalefeti ile karşılaşıyor ama bölgenin iyileşmesine katkı sağlayacak bir kooperatif alternatifi kuşkusuz daha olumlu karşılanacaktır. Air BnB bir bölgeye girip halktan baskı gelene ve halk, politikacıları şirketi düzenlemeye zorlayana kadar faaliyet gösterirken, Fair BnB halkın yardımını isteyecek ve faaliyetlerini yürüttüğü toplulukların değerini eksiltmek yerine arttıracak.  Herkesi kooperatife ilgilerini web sitelerine kaydolarak göstermelerini tavsiye ediyoruz.

Emilio Romagno’nun erken aşama girişim (start-up) kültürünün, kitle fonlamasına dayalı, kullanıcıların sahipliğindeki platform kooperatiflerine dönüşümünde büyük bir dönüşüm merkezi olma potansiyeli var. Sadece İtalya’yı ekonomik sorunlarından kurtarma değil, Çin’e ve Amerika’ya rakip olacak bir Avrupa teknoloji sektörünün merkezi olma potansiyeli de var.

Not: Leo Sammallahti’nin Co-op Exchange blogunda 21 Nisan 2019 tarihinde yayımlanan yazısından Murat Soysaraç tarafından çevrilmiştir. Erişim

Kategori(ler): Uygulama

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir