Ücretli olsun ücretsiz olsun kadın emeğine yeterince değer verilmiyor. Jayati Ghosh aşağıda okuyacağınız röportajında Hindistan’daki toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve bunun yarattığı sonuçlar hakkında bilgi veriyor. Türkiye bu konuda Hindistan’dan görece daha iyi durumda olsa da durum pek iç açıcı değil: Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı Küresel Cinsiyet Eşitsizliği 2022 raporuna göre 146 ülke arasında Hindistan 135. sırada yer alırken Türkiye 124. sırada yer alıyor. 


Jayati Ghosh ile Söyleşi

Hint kalkınma iktisatçısı Jayati Ghosh, 2022’de çıkan ve COVID-19’un felaket düzeyindeki ekonomik sonuçlarını anlatan kitabı The Making of a Catastrophe’ta (Bir Felaket Yaratmak) iş kayıplarından ve gıda güvensizliğinden kadınların daha çok etkilendiğini yazıyor. Ghosh, pek çok ülkede olduğu gibi Hindistan’da da karantinaların kadınlara yönelik aile içi şiddet şikayetlerinde bir artışla sonuçlandığına dikkat çekiyor. Bunun yanında Ghosh, 1993’ten bu yana zaten düşük seviyelerde seyreden kadınların işgücü piyasasına katılımının daha da keskin düşüşler gösterdiğine dikkat çekiyor.

The Hindu gazetesindeki röportajında Ghosh, resmi politikaların toplumsal cinsiyet körlüğünden, toplumdaki eşitsizliklerden, kadınların güçlendirilmesindeki mevcut durumdan ve niye kadınların Hindistan’da böyle çok dezavantaj ile karşı karşıya olduğundan bahsediyor. Derlenmiş alıntılar aşağıda:

Dünya açık şekilde 2030’a kadar toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşabilecek durumda değil. Pandemi belki de bunu erişilmesi daha da güç bir hedef haline getirdi. Hindistan’ın bu konudaki durumu nedir?

Hindistan neredeyse her göstergede, kadınlar için dünyanın en kötü ülkelerinden biri ve aslında durum SKA (sürdürülebilir kalkınma amaçları) kabul edildiğinden beri daha da kötüye gitti. Dünya çapında Hindistan anne sağlığı konusunda BKH’yi (binyıl kalkınma hedefleri) yerine getiremeyen birkaç ülkeden biri. O zamandan beri pandemi, karantinalar, içlerinde üreme sağlığı hizmetleri verenlerin de olduğu sağlık tesislerinin kapatılması ve özellikle nüfusun gelir açısından en alttaki %50’sinin hane gelirlerinin azalması ki en çok kadınların ve kız çocuklarının beslenmesini etkiledi, durumu ciddi şekilde kötüleştirdi.

Beşinci Ulusal Aile Sağlığı Anketine göre kadınların %23,3’ü yasal evlilik yaşı olan 18’den önce evleniyor. Hindistan’ın nüfusu düşünüldüğünde bu yüzde hayret verici. Çocuk evliliği nasıl önlenebilir ve azaltılabilir?

Evlilik yaşını yükseltmenin en iyi yolu kızlara her okul aşamasında eğitim olanağı vermek ve ardından ücretli işler sağlamaktır. Yoksulları çocuk yaşta evlendirildikleri için cezalandıran yasalar (Assam’da yürürlüğe konmakta olan Çocukların Cinsel Suçlardan Korunması Yasası gibi) işe yaramaz; bu yasalar sadece durumu daha da kötüleştirir.

Yakın zamanlarda Başkan Droupadi Murmu kadınların işgücüne katılım düzeyinden duyduğu üzüntüyü belirtip için kadınların daha aktif bir rol almasının Hindistan’ın 5 trilyon dolarlık bir ekonomi olma hedefine ulaşmasına katkıda bulunacağını söyledi. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir, neden kadınların katılımı Hindistan’da düşük ve bunun arkasındaki sebepler nelerdir?

Kadınların işgücüne katılım oranlarının düşük olması (daha doğrusu istihdama katılım oranlarının düşük olması çünkü Hindistan’da kadınların çoğu çalışıyor ancak bunun karşılığında ücret almıyor) gerçekten korkunç, sadece potansiyel GSYH kaybı yüzünden de değil. Aslına bakılırsa bunun en küçük sonuçlardan biri olduğunu ve zaten insani ilerlemenin iyi bir göstergesi olmayan parasal GSYH’ye olan takıntıyı yansıttığını söyleyebilirim. İstihdama katılımın düşük olması, kadınların toplum içindeki genel statüsünü yansıtma eğilimi gösterir ve aynı zamanda bu düşük statüye katkıda bulunur. Bu aynı zamanda kadınların ücretli işgücüne katıldıklarında bile emeklerine gereken değerin verilmediği anlamına gelmektedir ki Hindistan’da dünyadaki en büyük cinsiyete dayalı ücret farklarından birine sahibiz. Bundan sorumlu olan birçok faktör vardır. Bunlardan ilki, kadınları ve kız çocuklarını çocukların, yaşlıların, hastaların, engellilerin bakımından; yemek pişirme ve temizlikten; gerektiğinde su ve odun taşımaktan; mutfak bahçeciliği, kümes hayvanı yetiştiriciliği, dokumacılık ve terzilik gibi evin tüketimine katkıda bulunan işler de dahil olmak üzere tüm “ev işlerinden” sorumlu kılan yaygın ve ısrarcı cinsiyete dayalı işbölümüdür. Bu işler genellikle o kadar zahmetli ve zaman alıcıdır ki kadınların ücretli işlerde çalışacak hali kalmıyor. İkinci olarak, ülkede yaratılan istihdamın düşüklüğü kadınların işgücünden dışlanmasına sebep oluyor. Kadınların iyi işlerden dışlandığı bilinen bir gerçek ve tüm işler kıt olduğunda, tüm işlerden dışlanırlar. Bunun pandemi sırasında tüm dünyada ve özellikle de kadınların işgücüne katılım oranlarının zaten çok düşük olan seviyelerden daha da aşağıya düştüğü Hindistan’da gerçekleştiğini gördük. Üçüncüsü, kadınları evde ücretsiz işleri yapmaya zorlamanın yanı sıra onların hareketliliğini kısıtlayan sosyal ve kültürel normlar vardır; örneğin ailenin erkek üyelerinden izin alma zorunluluğu, dışarıda geçirilecek zaman ve gidilebilecek yerlerle ilgili kısıtlamalar, kadınların yapabileceği iş türleri vb. Dördüncü olarak, işyerine gidiş gelişlerde ve işyerinde güvenlik konusunda olduğu gibi kadınların dışarıda çalışmasını sağlayacak temel gerekliliklerin (umumi tuvaletler, sokaklarda aydınlatma ve hatta sokaklarda kadın dostu polisler) mevcut olmaması ciddi endişe kaynağıdır.

Kadınlar ve kızlar nasıl ekonomilerin merkezine getirilebilir; eğer kadınlar iyileşme sürecinin belkemiğiyse neden onlara daha fazla destek verilmiyor?

Nihayetinde ekonomi güçle ve dolayısıyla siyasetle ilgilidir. Genellikle bize “teknokratik” bir disiplin olarak sunulur ama bu, üstünde durulması gereken gerçek güç dengesizliklerini saklayan bir perdeden ibarettir. Ekonomi politikalarının çok büyük bir kısmı ya açık ya da örtük bir şekilde finansal ve siyasal gücü elinde tutanlara yarayacak şekilde çalışır ve bu da sözde demir yasalarının bir gereğiymiş gibi sunulur. Ana akım iktisadın çoğu (ve ekonomi politikası) kadınların ücretsiz emeğini görmezden geliyor çünkü yaptıkları yanlarına kâr kalıyor. Buna karşı gerçekten yaygın ve keskin bir halk seferberliği olmadıkça bu konuda bir değişim görmeyeceğiz.

Sizce hükümet kadınların en çok iş aradığı sektör olan kayıt dışı sektör için daha fazlasını yapmalı mı ve neler yapabilir?

Mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler (MKOİ) hem Hint işgücünün hem de ücretli işlerde çalışan kadınların çoğunu istihdam etmektedir. Buna rağmen hükümetin ekonomi politikalarının asıl yükünü üstlenmiş haldeler. Bu tür işletmeler için sadece bir avuç, gelişigüzel, kötü tasarlanmış ve finansal desteği yetersiz program var ve hem ekonomik olarak adil hem de çevresel olarak sürdürülebilir şekilde uygulanabilir olup zaman içinde gelişebileceklerinden emin olmak için hiçbir düzenli çaba yok. Eğer Hindistan kalkınacaksa MKOİ’ler, özellikle de mikro işletmelere yönelik kapsamlı bir strateji şarttır.

Daha önce hükümetin talep yaratmak için devreye girmesi gerektiğini söylemiştiniz. Yoksulların, özellikle de kadınların eline daha fazla para geçmesi neden bu kadar önemli?

Geçtiğimiz on yılın dikkat çekici özelliklerinden biri; özel sektörün hükümet politikalarından muazzam fayda sağlarken (sübvansiyonlardan vergi indirimlerine, piyasaların serbestleşmesine ve doğanın sömürüsüne kadar) Hindistan’daki özel yatırım oranlarının gittikçe düşmesidir. Bunun asıl sebebi kitlesel tüketim talebindeki düşüş ve ardından gelen durgunluktur. COVID-19 salgınını takip eden K-tipi toparlanma nüfusun en üst %10’luk kesiminin iyi durumda olduğu anlamına geliyor ki bu zaten büyük bir pazar; yaklaşık 130 milyon kişi. Ama nüfusun büyük bölümünün maddi koşulları iyileşmediği sürece kitlesel tüketim talebi artamayacak ve dolayısıyla özel yatırımlar da duraklamaya devam edecektir.


Not: Sudipta Datta tarafından yapılan ve 30 Mart 2023 tarihinde IDEAs internet sitesinde yayımlanan röportaj Barış Soysaraç tarafından çevrilmiştir. Röportaj ilk kez 8 Mart 2023 tarihinde The Hindu’da yayımlanmıştır. Erişim

Kategori(ler): Söyleşiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


The reCAPTCHA verification period has expired. Please reload the page.