Artvin, Yusufeli İlçesi, Kılıçkaya köyünde bulunan Kılıçkaya Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, köydeki olumsuz gidişata son vermek amacıyla 2020 yılında kurulmuş. Bir yandan üretim ile ilgili sıkıntıları aşmaya çalışırken diğer yandan ürünlerini Türkiye’nin birçok yerindeki tüketiciye ulaştırmak için çaba harcıyorlar. Büyük kent merkezlerinden uzakta ve ihtiyacı olduğu desteği alamadığı için kısıtlanmış hisseden, ülkemizin bir ucundaki bu kooperatifin çabalarını sizlerle paylaşmak ve hakkında farkındalık yaratmak istedik. Bu amaçla sözü kooperatif ortaklarından Evrim Aykan’a bırakıyoruz.


Coğrafyanın ve toprağın kadim bilgilerini öğrenmek ve biraz inzivaya çekilmek için doğduğum köye yerleştim

Sizi tanıyabilir miyiz? Kooperatife nasıl dahil oldunuz? Şu anda kooperatifte ne gibi görev ve sorumluluklarınız var?

18 yıllık  mesleki deneyime sahip Endüstriyel Ürün Tasarımcısıyım. Profesyonel deneyimlerim çok çeşitli sergileme tasarımları ve mekan tasarımlarını kapsar. Çalışma hayatımın 15 yılını İstanbul’da, son 3 yılını ise yurt içinde ve yurt dışındaki çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları için proje/saha sorumlusu olarak Afrika’da ve Hindistan’da geçirdim. Yerel yönetimler, müteahhitler, tedarikçiler ve yerel topluluklarla koordineli olarak sürdürülebilir kalkınma projeleri (su, enerji, tarım, eğitim) yürütüyordum.

35 yıl aradan sonra, 9 ay önce çiftçilik yapan ailemden “coğrafyanın ve toprağın kadim bilgilerini” öğrenmek ve biraz inzivaya çekilmek için doğduğum köye yerleştim. Bu süreçte komşu köyümüz olan Kılıçkaya’daki kadın kooperatifinin ismini çok sık duymaya başladım, bu yüzden onları sosyal medyadan takibe aldım. Yaptıkları işler ve kendilerini ifade etme biçimleri beni çok etkiledi. Bir vesileyle kooperatifin ortaklarından Ufuk Hanım’la tanıştım ve sonrasında da diyaloglarımız çok yakından devam etti. Kılıçkaya halkı çok iyi tanımamasına rağmen beni çok sıcak karşıladı ve candan kucakladı. Kooperatifin kurumsal kimlik tasarımlarını, sosyal medya yönetimlerini ve çevre köyleri de beraberinde kalkındıracak kırsal kalkınma projeleri geliştirerek kooperatife katkı vermeye çalışıyorum.

Yaşam standartlarının düşmesi, fakirleşmesi, çoraklaşması, gerek köyde yaşayan gerekse diğer şehirlerdeki tüm Kılıçkayalıları üzmekteydi.

Bize Kılıçkaya’yı anlatır mısınız?

Kılıçkaya,  Artvin’e 110 km,  Yusufeli İlçesi’ne 22 km. uzaklıkta, 1.080 m rakımda kurulmuş, 1083 haneli bir köydür. Nüfus yaz aylarında 3.000-4.000, kışın ise 1.000 kişi civarındadır. Önceleri nahiye iken belde statüsüne dönüşmüş, 2014’te de köy olmuştur. Halen coğrafi olarak Yusufeli İlçesi’ne, yönetimsel olarak Artvin İl Özel İdaresi’ne bağlı bulunmaktadır.

1930 yılında Türkiye’de kadına seçme ve seçilme hakkının tanınması ile aynı yıl Türkiye’nin ilk kadın belediye Başkanını (Sadiye Ardahan) seçmiş, uygar, okuma yazma oranı yüksek bir belde olan Kılıçkayamızın, ekonomik ve sosyal nedenlerle gitgide artan sayıda göç vermesi, nüfusunun azalması, zamanla okullarının kapanması, 2014 te de belediyesinin kaldırılarak İl Özel İdaresine bağlanması sonucu değişen çehresi, yaşam standartlarının düşmesi, fakirleşmesi, çoraklaşması, gerek köyde yaşayan gerekse diğer şehirlerdeki tüm Kılıçkayalıları üzmekteydi. Şimdi bizler fark ettik ki üzülmek bir şeyi çözmeye yetmiyor. Bu yüzden fikirlerimizle, eylemlerimizle, hedeflerimizle ve ürettiklerimizle bu bölgede bir fark yaratmaya niyet ederek yola çıktık.

Yöremizde kurulmuş fazlaca üretim kooperatifi olmadığından, kamu kurumlarında bu yönde yeterli bir deneyimin olmaması ve şehre uzaklıktan dolayı her eksiklikte yaşanan ulaşım sorunları, kuruluş masrafları, işletme sermayesinin olmaması, Belediye veya başka mülki idarelerin desteğinin olmaması nedenleriyle kooperatif kurma sürecinde güçlükler yaşadık.

Üzülmek bir şeyi çözmeye yetmiyor. Bu yüzden fikirlerimizle, eylemlerimizle, hedeflerimizle ve ürettiklerimizle bu bölgede bir fark yaratmaya niyet ederek yola çıktık.

Kooperatifinizin öyküsü nedir? Kooperatif kurma fikri nasıl ortaya çıktı, nasıl gelişti?

Bizler, İstanbul’da tüketim kooperatifleriyle olan ilişkilerimizden ve İstanbul ve Ankara’daki Kılıçkayalılar Derneklerimizin faaliyetlerinden dolayı, büyük şehirlerde yaşayanların gerçek doğal gıdaya ulaşma isteklerini, ihtiyaçlarını ve özellikle de yöre insanımızın kendi yöresel ürünlerine yönelik yoğun taleplerini bildiğimizden, hem Köyümüzdeki bu olumsuz gidişata son vermek ve köyümüzün, insanımızın ekonomik, sosyal, kültürel kalkınmasını sağlayarak tekrar eski parlak günlerine kavuşturmak, hem de şehirlerde yaşayan ve güvenilir doğal gıdaya ulaşmak isteyenlere bu imkanı sağlamak amacıyla köylülerimizle birlikte Haziran 2020’de kooperatif kurmaya karar verdik. 21.08.2020 tarihinde de resmi kuruluşumuzu gerçekleştirdik.

Köy halkının ekonomik, sosyal, kültürel özelliklerini, köyümüzün coğrafi koşullarını, toprak-su-ulaşım imkanlarını değerlendirdik

Kooperatifi kurarken gerçekleştirmeye çalıştığınız amaç neydi?

Kooperatifimizin amaç ve faaliyet çerçevesini belirlerken, köy halkının ekonomik, sosyal, kültürel özelliklerini, köyümüzün coğrafi koşullarını, toprak-su-ulaşım imkanlarını değerlendirdik. Köyün erkek nüfusunun çoğu emekli olup, gençlerin bir kısmı barajlarda, inşaatlarda, kamu dairelerinde çalışmakta, bir kısmı da çiftçilik, hayvancılık, arıcılık işleriyle uğraşmaktadır. Bu nedenle Kooperatif çalışmalarımızı, hane halkının geçiminde önemli emeği olan ve çoğu zaman emeğini değerlendirme imkanı bulamayan çalışkan, azimli, fedakar köy kadınlarımızla birlikte yapmaya karar verdik ve bir “kadın girişimi kooperatifi” kurduk. Böylece, kadınlarımızın emeğinin ekonomiye kazandırılmasıyla; hem aile bazında, hem köy bazında ekonomik, sosyal, kültürel kalkınmayı sağlayarak köylünün yaşam standardının yükseltilmesini, hem de giderek unutulan tarım, sebze meyve yetiştiriciliği, arıcılık, hayvancılık, el emeği yöresel gıda ürünleri ve el sanatları üretimini tekrar ayaklandırmayı, atalık tohumlarımızı ve kadim üretim biçimlerini yaşatmayı, geliştirmeyi ve yeni ürünlerle zenginleştirmeyi amaçladık.

Kurucu ortaklar nasıl bir araya geldiler? Daha önceden tanışıklıkları ya da birlikte çalışma deneyimleri var mıydı?

Ben hariç bütün ortaklarımız Kılıçkaya’da ikamet ediyorlar. Daha önceden birlikte çalışma deneyimimiz olmamıştı fakat ortaklarımız komşu ve akrabalarımızdan oluştuğu için elbette birbirimizi çok yakından tanıyoruz. Ben Kılıçkaya köyüne 20 km uzaklıktaki Alanbaşı (Kiskim) köyündenim. Tarih boyunca çok kız alıp vermişiz ve akrabalık ilişkileri geliştirmişiz. Çocuklarımız buradaki yatılı okullarda okumuş ve mezun olmuşlardır. Dolayısıyla, Yusufeli’nin güney köylerinde yer alan ve Kılıçkaya’dan sonra baraj suları altında kalmayan bütün köy halkları birbirini tanırlar ve gönülden yakındırlar. Özellikle Çoruh havzasında ve nehir kıyılarında gerçekleştirilen pirinç tarımı insanları birbirine bağlar. Ekim-dikim ve hasat sürecinde yöre halkı her zaman birbiriyle iletişim halinde kalır.

Kooperatif çalışmalarımızı çalışkan, azimli, fedakar köy kadınlarımızla birlikte yapmaya karar verdik ve bu yüzden bir “kadın girişimi kooperatifi” kurduk

Şu anda kaç ortağınız var? Erkek ortağınız var mı?

Kurucu Başkanımız İlhan Katkat’tır. 7 ortaklı olarak kurulan Kooperatifimizin halen 16 kadın, 4 erkek olmak üzere toplam 20 ortağı bulunmaktadır. Ortaklarımızın, mümkün olduğunca kooperatifimizin faaliyetlerine bizzat katılabilen faal kişilerden oluşması düşüncemizden dolayı ortakların sayıca artırılması yerine gerçekçi, nitelikli ortaklık sistemi benimsenmiştir.

Hepimiz fikir üretiyoruz, topraktan ve yürekten üretiyoruz

Ortaklarınızın profili nedir? Ortaklar içinde üretici olanların oranı nedir?

Ortaklarımızın hemen hemen hepsi üreticidir. Hepimiz fikir üretiyoruz, topraktan ve yürekten üretiyoruz. Kooperatif kurucumuz İlhan Katkat üniversite mezunu emekli bir bankacıdır, keza kurucu ortağımız sevgili eşi Ayşe Katkat hanımefendi de aynı şekilde üniversite mezunu emekli bir bankacıdır. Ben de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunu bir tasarımcıyım. Diğer bir ortağımız olan sevgili Ufuk Kurt ticaret lise mezunu ve kooperatifimizin tüm hesap kitap işlerine özenle bakmaktadır. Diğer ortaklarımız da üniversite, lise, orta ve ilkokul mezunu kişilerden oluşmaktadır.

Yerli çeltik temin edip dinklerde işleyerek pirincimizi elde ettik ve satışa sunduk

Kooperatifiniz ne tür faaliyetler gerçekleştiriyor?

Başlangıçta, İstanbul’da imal ettirip getirttiğimiz bir makinayla köylünün salçalık biber ve domateslerini, marmelatlık kuşburnu, erik vb. ürünlerini çektik, püre haline getirdik. Köylünün oldukça ilgisini gördü, zira işlem zorluğu nedeniyle yapamadıkları marmelat ve salça her ailede yapılır hale geldi. Kooperatif olarak ilk üretimlerimiz, kurulduğumuz ay itibariyle doğadan topladığımız ahududu, kuşburnu ve yabani eriklerle yaptığımız marmelat ve reçeller, erik pestili, domates-biber salçası, sebze kuruları oldu. Gönüllülerimizle birlikte, sahipleri tarafından kooperatifimize tahsis edilen tarlalarda sebze, buğday, mısır, Yusufeli pirinci ekimi yaptık. Buğday, arpa ve mısırlarımızı su değirmeninde öğütüp un haline getirerek hem üretimde kullandık hem satışa sunduk. Köylüden ve ortaklarımızdan yerli çeltik temin edip dinklerde işleyerek pirincimizi elde ettik ve satışa sunduk. Diğer taraftan, gönüllü 10 kadın ile Kooperatif Merkezinde yöremize has siron, erişte, tatar böreği, kuru baklava, kulul, çoban helvası gibi hamur işlerini ürettik, doğadan taş nanesi ve köndar (dağ kekiği) toplayıp kuruttuk ve paketleyerek satışa sunduk.

Sadece kendi ortaklarınızın ürettiklerini mi satıyorsunuz?

Prensip olarak, öncelikli olarak çoğunlukla kooperatifimizde ürettiğimiz ürünleri satıyoruz. Kooperatifimizde üretimini yapamadığımız ürünleri ise; yerel, doğal, sağlığa uygun, güvenilir, hijyenik, kaliteli olmak gibi belli standartlara uymak koşuluyla öncelikle üretici ortaklarımızdan, mümkün olmazsa çevre köylerdeki bizim kalite kontrol kriterlerimizden geçmiş üreticilerden satın alıp satabiliyoruz. Böylece, köy halkına pazar imkanı sağlayarak ellerindeki doğal meyve-sebze vb. malzemeleri değerlendirmelerine, atıl duran tarlalarını tekrar ekip biçerek üretime başlamalarına olanak sağlıyoruz.

Ürünlerimizi yurdun her yerine göndermeye çalışıyoruz

Ürün satışlarınızı nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Sosyal medya hesaplarımızdan duyurduğumuz telefon numaralarımızdan aranarak veya WhatsApp mesajıyla siparişler alıyoruz, %30 indirimli anlaşma sağladığımız PTT Kargo ile yurdun her yerine gönderim yapabiliyoruz. Ayrıca, kısa bir süre önce bir e-ticaret sitesi üzerinden satışlarımız başlatılmıştır.

Ürünlerimizin internet üzerinden satışını yaparken, bir yandan da İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, Kadıköy Salıpazarı’nda Pazar günleri, Ulus Pazarında Cumartesi günleri, “üretici çiftçiler ve üretici kooperatifler” için açılan pazarlarda stant açarak satış yapmaktayız. Gerek pazarlarda yaptığımız yüz yüze satışlarda, gerekse uzaktan satışlarımızda, alıcılarımızdan ürünlerimizin kalitesi, hijyeni, paketleme ve sunumu konusunda beğeni ve olumlu geri dönüşler alınmaktadır. Bilinirliği artırıcı sosyal medya/pazarlama çalışmalarımız ve alıcılarımızın beğenileri neticesinde her geçen gün doğal gıdaya erişmek isteyen alıcı kitlemiz sayıca artmakta olup, diğer kooperatiflerle de iletişim kurarak ürünlerimizi geniş kitlelere ulaştırmaya çalışıyoruz.

Ortaklarınızdan ya da üreticilerden ürün aldığınızda ödemeyi nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Duruma göre elden nakit ya da banka yoluyla hesaptan ödeme yapabiliyoruz.

Çalışmalarımız, köyde ve diğer şehirlerde yaşayan hemşerilerimizde heyecan ve takdir yaratıyor

Kuruluşta ve sonrasında yerel yönetimden veya diğer kuruluşlardan herhangi bir destek aldınız mı?

Kuruluşta ve bugüne kadar  Belediye veya başka bir yerel yönetim, mülki idareden herhangi bir destek alamadık. Ticaret Bakanlığı nezdinde gerekli başvurularda bulunarak %70 devlet desteği ile kooperatifimize bir traktör ve ekipmanlarını, gerekli endüstriyel mutfak gereçlerini,  fırın, hamur yoğurma makinası, yufka açma makinası, vakumlama makinası, poşetleme makinası temin ettik ve çalışmalarımızı geliştirdik. Traktör kullanımı ve diğer işler için bir süre sigortalı bir personel çalıştırdık. Sürekliliğini ise sağlama imkanı bulamadık.

Kooperatif çalışmalarımız, köyde ve diğer şehirlerde yaşayan hemşerilerimizde heyecan ve takdir yarattığı için kullanmadıkları atıl tarla ve arazilerini kooperatifimizin kullanımına tahsis ederek bize en büyük desteği vermekteler.

İstanbul’daki semt pazarlarında stant açma ve satış yapma konusunda ücretli/gönüllü birilerini bulamıyoruz

Kooperatif olarak bugüne kadar yaşadığınız bir biçimde aşmayı başardığınız ya da başaramadığınız sorunlar neler?

Muhtarlığımızın da desteği ile köyümüzdeki kapalı lisenin ek binası kooperatifimize tahsis edildi ve burada çalışmalarımızı başlattık. Daha rahat çalışabileceğimiz ve mevzuatın gerektirdiği koşulları içeren başka bir mekanın kooperatifimize tahsisi için yaptığımız başvurulardan ise 2 yıldır sonuç alamadık. Sürecimiz devam ediyor.

Tüm dünyada ve ülkemizde yaşanan Covid 19 pandemi  ortamı çalışmalarımızı olumsuz etkiledi. Köylüyü bilgilendirme amaçlı geniş katılımlı toplantılar ve çalışmalar yapamadık. Ayrıca kooperatifçiliğin köy halkı tarafından bilinmiyor olması, başlangıçta ücretli personel çalıştırma olanağımızın da olmaması nedeniyle, ortakların bu koşullarda gönüllü çalışmaya ikna edilmesi ve kolektif çalışma ortamına adaptasyonunda güçlükler yaşadık. Neticede 10 kişilik gönüllü grubuyla faaliyetlerimizi başlattık. Bugün hala, ücretli çalıştırma koşullarını sağlayamadığımızdan köylülerin ya da ortaklarımızın üretime katkıda bulunması için gerekli olan motivasyonu sağlamakta zorlanıyoruz.

Üretim maliyetlerinin, özellikle mazot giderlerinin her geçen gün yükselmesi, gelir getirici satışların ise zamana yayılması aşamadığımız en büyük sorunlarımız arasında.

Bir diğer aşamadığımız sorun da, İstanbul’daki semt pazarlarında stant açma ve satış yapma konusunda ücretli/gönüllü birilerini bulamamak.

Kooperatif ortağı olmak sizin için nasıl bir deneyim oldu?

Bölgeyi ve insanları tanıma, aralarındaki iletişimi ve bağları görme, geleneksel yöntemlerle yapılan tarım biçimlerini anlama, bölgenin üretim ve satış kapasitesini anlama, onların bana olan yaklaşımlarını ve beni kendi aralarında konumlandırdıkları yeri gözlemleme gibi fırsatları hızlıca verdi bana bu ortaklık süreci. Dolayısıyla kooperatif merkezi ve ortakları ile yakın temasta kalmak çok önemli bir süreç. Bu deneyimi dışarıdan alacağım herhangi bir eğitimle edinmem ya da bir kitaptan öğrenmem mümkün değildi. Saha deneyimi çok önemli. Coğrafyanın zorlukları ve içinde bulunduğumuz ekonomik buhran işleri biraz zorlaştırıyor ve yavaşlatıyor ama sabırlı olmak ve meraklı olmak buradaki deneyimime en büyük katkıyı sağlıyor.

Kadın emeği değerlendirilip ekonomiye kazandırıldığında yerel, toplumsal kalkınmanın sağlanacağını düşündüğümüz için kadın kooperatifi olarak kurulduk

Neden kadın kooperatifi olarak kuruldunuz?

Kadınlarımızın gücüne, yeteneklerine, kararlı ve ısrarlı oluşlarına inandığımız ve onlara güvendiğimiz için, köy kadınlarımızın çok çalışmalarına rağmen emeklerinin paraya dönüşememesinden dolayı hak ettikleri gibi refah içinde, sağlıklı, mutlu yaşayamadıklarını gözlemlediğimiz için, kadın emeği değerlenip ekonomiye kazandırıldığında ailenin, çocukların yaşam standardının yükseltileceği ve yerel, toplumsal kalkınmanın sağlanacağını düşündüğümüz için kadın kooperatifi olarak kurulduk. Ayrıca, son dönemde kadın üretici ve girişimcilerin kamu/özel  kurumlar, STK’lar tarafından daha öncelikli hale gelmesi de bu kararı almamızda etkili oldu.

Hedef kitlemize “sağlıklı ve güvenilir gıda üretimi” sözü verdik

Gelecek planlarınız nelerdir?

İl-İlçe Tarım ve Orman İşletmeleri ile Artvin Çoruh Üniversitesi nezdinde girişimlerde bulunarak yöremiz coğrafyasına ve iklimine uygun, katma değeri yüksek ürünler elde edebileceğimiz tıbbi-aromatik bitkilerin ve ağaçların köyümüze kazandırılması, köyümüzde mevcut bu türdeki bitkilerin de analizlerini yaptırarak tescili ve işlenme olanaklarının oluşturulması, uygun olanlara coğrafi işaret alınması için çalışmalar yapmaktayız. Köyümüzde doğal koşullarda yetişmekte olan birçok bitkinin analizi ve tescili halinde birçok sektörde kullanıma sunularak gerek kooperatifimiz, gerek yöre halkı, gerekse de bu doğal materyallere bilimsel ve ekonomik açıdan ihtiyaç duyan kişi ve kuruluşlara önemli katkı sağlayacaktır.

Kooperatif olarak tüm çalışmalarımızda; öncelikli olarak yöremizin doğasına, suyuna, toprağına sahip çıkarak, köyümüzde herhangi bir doğa tahribatına yol açılmaması için duyarlılığımızı ortaya koyuyoruz. Zira üretimimizi doğal ve organik ürünlerle yapmak ve hedef kitlemize verdiğimiz “sağlıklı ve güvenilir gıda üretimi” sözümüzü tutabilmemiz, mevcut sularımızın ve toprağımızın temiz ve yeterli, tohumlarımızın da doğal atalık tohum olmasına bağlı bulunmaktadır. Dolayısıyla, atalık tohumlarımızı korumaya ve çoğaltmaya, sularımızı ve toprağımızı da tahribat ve kimyasallardan korumaya azami özenle devam edeceğiz.

Köyümüzde herhangi bir doğa tahribatına yol açılmaması için duyarlılığımızı ortaya koyuyoruz

Köyümüzde tarımın yoğun yapıldığı dönemlerden kalan sayıları 10’un üzerinde su değirmeni ve dink bulunmakta olup bunlardan çalışabilir ve araçla ulaşılabilir durumda olanların onarımlarını sağlayarak, ya da finansal destek sağlayabilirsek yapılacak yeni bir dink/değirmen binasında toparlayarak Kılıçkaya’mızın önemli bir ihtiyacını gidermeyi ve köy halkını buğday, arpa, pirinç dövdürmek veya öğüttürmek için kilometrelerce yol kat edip başka köylere gitme külfetinden kurtarmayı planlıyoruz. Bu, kooperatifimiz için de çok acil bir ihtiyaç durumundadır.

Köyümüzü kalkındırarak eski görkemli günlerine döndürmek ve halkın düşen refahını artırmak, özellikle de kadınlarımızın ve çocuklarımızın sağlık ve eğitimlerini eksik bırakan ekonomik sıkıntılarını gidermelerine yardımcı olmak amacıyla daha çok kadına ve gence iş ve gelir imkanı sağlamak için daha fazla kişiyle daha çok üretim yapmayı, ücretli personel istihdamı yaratarak gençlerin tarım ve hayvancılıkta üretimde kalmalarını sağlayarak şehirlere göçü önlemeyi, güvenilir sağlıklı gıda üretimini artırarak toplum sağlığına ve ülke ekonomisine katkı sağlamayı planlıyoruz. Bugünkü mali imkanlarımızla karşılamamız mümkün olmayan ücretli personel desteğini sağlamak için ilgili kurumlarla görüşmelerimizi sürdürüyoruz.

Önemli bir sıkıntımız kooperatimizin faaliyet yeri

Kooperatifimizin faaliyet yeri konusunda önemli sıkıntımız bulunmaktadır. Zira geçici olarak bulunduğumuz kapalı lise ek binasındaki koşullar üretim ruhsatı almamıza uygun olmadığından ruhsat alamamaktayız. Köyümüzde mevcut olup kullanılmayan eski öğrenci pansiyon binasının Kooperatifimize tahsisi için ilgili kurumlar nezdinde yürüttüğümüz girişimlerimizi sürdürüp istenen fiziki koşullar sağlandıktan sonra bu alanda daha verimli çalışabilmeyi ve ürünlerimizi mevzuatın gerektirdiği standartlarda üretip etiketleyerek daha güzel pazarlayabilmeyi planlıyoruz.

Sebze yetiştirmede kendi tohumlarımızla fidelerimizi yetiştirerek hem Kooperatifimizin hem de köylünün fide ihtiyacını karşılamak için seraya ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu konuda da girişimlerimize devam etmekteyiz.

Gıda ürünlerinin yanında yöresel el sanatlarımızı da imkanlarımız ölçüsünde yeniden gündeme getirmeyi ve ürünlerimize eklemeyi, ayrıca köyümüzde turizmi artırıcı çalışmalar yapmayı planlıyoruz.

Köy halkımızın; dünyanın gündeminde olan kuraklık, su ve gıda krizleri, ülkece yaşanan sosyal, ekonomik durum nedeniyle tarım ve hayvancılıkta yerel üretimin artırılmasının önemi, üretim ve pazarlamada kooperatifçiliğin sağlayacağı faydalar konusunda daha da bilinçlendirilmesi ve çalışmalarımıza katılımlarını artırmak amacıyla bilgilendirme toplantıları yapmayı ve daha fazla katılımcıyla daha fazla üretim yaparak köyümüzü ve köy halkını kalkındırmayı planlıyoruz.

Daha fazla duyulur ve görülür olmak ve sahipsiz olmadığımızı bilmek bizleri çok mutlu eder

Sosyal Ekonomi okuyucularına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Türkiye’de kadınların kayıtlı ekonomiye katılımı geleneksel olarak düşük seviyelerdedir. TÜİK’e göre, kadınlar arasında işgücüne katılma oranı sadece %31,5  iken, bu oran Avrupa Birliği’nde ortalama %51,3’tür. Hem aile yaşamında hem de ekonomide kadınların karar verme süreçlerindeki rollerinin arttırılmasına yardımcı olmak için bizlere vereceğiniz destek hem ülkemiz için hem de tüm dünya için çok önemli.  Bizler Doğu Karadeniz’de yaşayanlar olarak, özellikle Artvin gibi küçücük bir ilin, Yusufeli gibi büyük bir ilçesinde var olma mücadelesi veriyoruz. Sizler tarafından daha fazla duyulur ve görülür olmak ve sahipsiz olmadığımızı bilmek bizleri çok mutlu eder. Bu motivasyonla daha çok üreteceğimizi ve ürettikçe de güçleneceğimizi biliyorum. Kelebek etkisi yaratmak sizlerin ve bizlerin sayesinde olacak.

Kategori(ler): Söyleşiler

Bir yorum

Kılıçkaya Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi

  1. Uzun zamandır sizlerin yazılarını okumaktayım. Emeginize saglik. Kılıçkaya Kadın Koop. gibi çok örnek kooperatif var. Bu tarz kooperatiflerin birleşerek, örnek vermem gerekir ise 7 kooperatif. istanbul semtinin en işlek caddesinde dükkan kiralayip, ürün satabilir. Bu sistem düzgün işler ise birkaç semtte daha kurulabilir. Ayrıca sgk’li çalışan, vergiler, kiralar v.b. masraflari karşılamak daha kolay olacaktır. Pazarlarda ürün satmak mantıklı. Ama müşterilere ulasmaya çalışmak daha mantıklı. Birseysel çabalar uzun vadede çözüm uretmez. Yedi ortaklı bir kooperatifte bu sürece dahildir. Ortaklardan birisi ayrıldığında sistem çöker.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.