‘Ürünün Hikâyesi Olmalı.’

Pazarlama ve proje deyince bu konuda eğitimlere katılan kooperatifçiler başta olmak üzere kooperatif sektöründe hemen herkes şu cümleyi duymuştur: “Ürününüzün hikâyesi olmalı.” Yetmez, hikâyeniz etkili, ilgi çekici ve akılda kalıcı olmalı. Rekabet ortamında farklılık yaratmanın yollarından biri.

Evet, üretimin ve ürünün öyküsünü anlatmak, bir pazarlama stratejisi olarak mutlaka dikkate alınmalı. Ancak, kâr amaçlı işletmelerin de aynı stratejiyi kullandıklarını biliyoruz. Üstelik belli bir büyüklüğün üstündeki kapitalist işletmeler pazarlamada, konunun uzmanları ile çalışmak için gerekli olan bütçelere de sahipler. O zaman kooperatiflerin farkı nerede oluşacak ve bu farklılık nasıl anlatılacak?Benim bu yazıda önerdiğim, bir iş biçimi olarak kooperatifçiliğin farkını vurgulayan bir pazarlama anlayışı. Böylesi bir yaklaşım iki amacın birden yerine getirilmesini sağlayabilir. Bir yandan kooperatifinizi, yaptığınız işi tanıtırsınız; diğer taraftan, kendinizi  kâr amaçlı işletmelerden farklı konumlandırırsınız. İsterseniz ürünlerinizin öyküsünü de kullanın. Ancak yeterince ilgi çekici bir öykünüz yoksa kooperatifte ne yaptığınızı anlatmayı deneyin. Sizin gerçek farkınız, kooperatif olmanız, öyle değil mi?

Farkındalık Eksikliği

Pazarlama açısından bakıldığında, kooperatifçilik alanında en büyük zorluk, farkındalık eksikliğidir. Türkiye’de pek çok kişi kooperatif modeline yabancıdır. Kooperatifçiliği duymuş olanlar ise ya kötü örnekleri üzerinden konut kooperatiflerini anımsar  ya da modası geçmiş, eskilerde kalmış bir işletme biçimi olarak görür kooperatifleri. Yani, bakış açısı pek olumlu değildir. Bu kötü mirasın üzerine neler yapılabilir?

Eğitim programlarında kooperatifçiliğin tanıtılması elbette önemlidir. Uygulanabilir ve etik bir iş modeli olarak kooperatifçiliği tanıtmak için liselerde ve üniversitelerde öğrencilere içeriği iyi tasarlanmış dersler sunulmalıdır. Ancak savunuculuk salt üst birliklerin ve devletin ilgili kurumlarının bir görevi midir?

Kooperatiflerin gündelik işlerini yürütürken giriştikleri pazarlama faaliyetleri ile kooperatif savunuculuğu bir arada düşünülemez mi? Bir başka ifadeyle, kooperatifler ürünlerini tanıtırken, kendi işletmelerini ve kooperatifçiliği de tanıtamazlar mı? Unutmayalım ki kooperatifler kendi kendine yardım temelinde örgütlenmelerdir. Savunuculuk görevini başka kurumlardan beklemek yerine, her bir kooperatif ilk önce ortaklarından başlayarak, yerelde topluluklarının gerçekten bir parçası olmaya çalışmalıdır.

Başkalarını Önemsemek

Toplumdan almak kadar, topluma vereceklerini de düşünmenin, temel çalışma ilkesi olduğu ideal kooperatifçilik uygulamasında,  kooperatifler ortak olmayan çalışanlarına, müşterilerine ve genel olarak topluma değer veren, değer katan işletmeler olmanın yollarını bulurlar. Yapılan her işte sosyal fayda, sosyal değer yaratma amacı bir kez içselleştirildiğinde çözümler de belirmeye başlar.

Bu blogun GÜNDEM sayfasında dünyadan pek çok ilham verici iyi örneğe yer veriyoruz. Bunların kimi gerçekten geniş mali olanaklara sahip büyük kooperatif işletmeleri, kimi ise küçük kooperatifler. Burada sınır, mali olanaklardan çok hayal gücü. Dolayısıyla her kooperatif kendine özgü projeleri geliştirebilir.

Kooperatifçi Olduğunuz için Gurur Duymalısınız

thenewscoop sitesinde yakın tarihli bir yazıda kooperatiflerin, her birinin farklı bir hikâyeye sahip, benzersiz bir iş biçimi olduğu belirtilerek, bu hikâyeleri anlatmanın en iyi yolunun ne olduğu sorusu gündeme taşınmaktaydı. Dokuz kooperatif iletişim uzmanının bu soruya yanıtlarını aşağıda okuyabilirsiniz.

Uzmanlar Kooperatif İş Biçimini Nasıl Anlatıyorlar?

Oli Watts, East of England Co-operative

“Kalıcı ve güçlü bir etki yaratmanın anahtarı, mutlak gerçekliği kullanmaktır. Gerçek şu ki, kooperatif farkını özetleyecek tek bir şey yok; bir kooperatif olduğumuz için her gün başka biçimlerde yaptığımız tüm küçük şeyler. Biz buna ‘küçük şeyler, büyük fark’ diyoruz. Bu kavramı açıklamak için kullandığımız çok sayıdaki öykü her zaman gerçek üyelerden, müşterilerden ve meslektaşlarımızdan geliyor. Ve kooperatif olmanın ne anlama geldiğini gerçekten gösterebileceğimiz anlamına geliyor.”

İlgili İçerik:   İngiltere'den Bir Macera Kooperatifi

Sarah Chilton, Southern Co-operative

“Farkımızı aslında ‘yaparak’ pazarlıyoruz, bu da bize anlatabileceğimiz hikâyeler veriyor. Southern Kooperatifinde, ortaklarımız, müşterilerimiz, meslektaşlarımız ve diğerleri ile birlikte, İngiltere’nin güneyindeki topluluklarımızın yararına çalışmayı taahhüt ediyoruz… Her şeyden önemlisi, mağazalarımızın etrafındaki müşterilerimizin savunuculuğu çok güçlü bir pazarlama aracıdır. ”

Leire Luengo, ICA

“Nasıl olduğunu anlat, nedenini söyle, kim olduğunu söyle. Cooptelling.”

Nicola Huckerby, Branding.coop

“İnsanların alış veriş yapmak için etik değerlere dayalı işletmeler aradığını unutmayın. Sizi bulmaları kolaylaştırın. coop alan adını ve COOP markasını her fırsatta kullanın. Tanıştığınız herkese, bir kooperatif olmaktan gurur duyduğunuzu söyleyin. İnsanlar gerçekleri severler, bu yüzden onlara dünyadaki 1,2 milyar kişiden biri olduğunuzu ve İngiltere’de 7.226 kooperatif olduğunu söyleyin. Sohbeti başlatmak için harika bir yol! ”

Andrew Mallinson, Co-operative College

“… kooperatif farklılığınızı pazarlarken hatırlamanız gereken en önemli şey, kitlenizin kim olduğunu bilmektir. İlgi alanları nelerdir, hangi yayınları okuyorlar, boş zamanlarını nerede geçiriyorlar? Temel özellikleri belirlemek, ürünleriniz veya etkinlikleriniz ile en çok ilgilenecek kişileri hedeflemenize yardımcı olur.”

Ashley Sellwood, Plunkett Foundation

“Kooperatifinizin farkının tanıtımını yapmak önemlidir. Bunu, gönüllü eğitimlerle, yerel halk için sosyal kulüpler veya bir topluluk kafeleri ile yapabilirsiniz. ”

Helen Carroll, the Co-op Group

“Kooperatifler, farklı olduklarını açıklamaya çalışmak yerine, yaptıkları farklılığa ışık tutacak şekilde kendilerini pazarlamalıdır. Eğer yaptıklarınızı herkes yapıyorsa kooperatifçilik düşüncesini kime satabilirsiniz? Etkili bir kooperatif pazarlama yaklaşımının merkezinde anlatmak değil, göstermek olmalıdır.”

Mike Erskine, Wales Co-operative Centre

“Onları farklı kılan şeyleri pazarlamaya çalışan müşterilerimize her zaman kurumlarının içindeki, vizyonlarını, kooperatif değerlerini yansıtan kişisel öyküleri araştırmalarını tavsiye ederim. Güçlüklerle karşılaşmış, kurumunuzdan ve diğer ortaklarınızdan aldığı destek sayesinde, bu zorlukları atlatmış bir kişiyi bulabilir misiniz?  İnsanların ilgisini çeken, size dört elle sarılmalarını ve kooperatifinizin farkını unutmamalarını sağlayan da bunlardır.”

Laura Dunne, Lincolnshire Co-operative

“Genel anlamda, yaptığınız şeyin amacı ya da bunu yaparken ki yaklaşımınız farklıdır; çünkü siz bir kooperatifsiniz. Biz pazarlama çalışmalarımızda, genellikle benzer sonuçları bildiren kalabalık içinden sıyrılmak için bu yönlere odaklanıyoruz.

Sesinizi Duyurun

 

İngiltere kooperatifçilik sektöründe deneyimi olan uzmanların bu görüşleri genelleştirilebilir. Yani, buradaki önerilerin dünyanın her yerinde, o ülkenin kültürüne uyarlanması ve başarıyla uygulanması olasıdır. Asıl olan tüm kooperatiflerin, yaptıkları işin amaç ve ilkelerini, herkesin anlayabileceği şekilde birkaç kelimeyle anlatabilme becerisine sahip olmalarıdır. Sonrasında uzun uzun anlatmaya gerek yok; farklılığı yaptıklarınızla göstermeli, eylemlerinizle toplumsal fayda yaratmalısınız. Sözler ve yapılanlar birbiriyle tutarlı ve ‘sahici’ olduğunda toplumda karşılığını bulacaktır.

Bana kalırsa, Türkiye’de kooperatifçilik alanında iyi örnekler var. Yeterince haberdar olmayabiliriz ama bu örnek uygulamalar olmadığı anlamına gelmez. Eğer, toplumsal fayda yaratan uygulamalarınızı duyurmak istiyorsanız sizin sesiniz olmaktan mutluluk duyarız.

Kaynakça

Voinea, A. (2018, August 6). How do we market the co-operative difference? Erişim

 

Kategori(ler): Uygulama

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir