Rochdale Haksever Öncüleri Kooperatifi, yalnızca ilk kooperatif olması bakımından değil, kooperatifçilik temel ilkelerine yaptıkları katkı anlamında da önemlidir. Bu tüketim kooperatifinin kurucuları olan dokuma işçileri ki Rochdale Öncüleri olarak da adlandırılırlar, kooperatiflerinin iyi işleyebilmesi için bazı ilkeler kabul etmişlerdir. Bu ilkeler kooperatifçiliğin temel ilkeleri olarak özü itibariyle günümüze kadar gelmiş ve Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA) tarafından yeniden düzenlenerek kabul edilmiştir.

1895 yılında kurulan ICA, dünya ölçeğinde kooperatifleri temsil eden bağımsız, hükümet dışı bir kuruluştur. En büyük çatı kuruluş olması nedeniyle tanımlar ve ilkeler söz konusu olduğunda ICA çalışmaları genel kabul görmektedir. Kuruluşunun 100. yılı olan 1995’te, ICA, gözden geçirilerek yeniden düzenlenen Kooperatif Kimliği Bildirgesini kabul etmiştir. Bildirge kooperatif tanımını, kooperatiflerin değerlerini ve kooperatifçilik ilkelerini içermektedir (ICA). Tahmin edilebileceği üzere bildirgedeki değer ve ilkeler dünya genelinde benimsenmiştir.

Kooperatif Değerleri

Kooperatifler öz yardım, öz sorumluluk, demokrasi, eşitlik, adalet ve dayanışma değerlerine dayanır. Kurucularının geleneğini izleyen kooperatif üyeleri, dürüstlük, açıklık, sosyal sorumluluk ve diğer insanlar ile ilgilenme gibi ahlaki değerlere inanırlar.

Kooperatifler kendi değerlerini yaşama aktarırken kooperatif ilkelerinin rehberliğinden yararlanırlar.

http://www.geo.coop/content/nyc-worker-consumer-co-ops-doing-business-growing-together-121

Kooperatifçilik İlkeleri

1. Gönüllü ve serbest giriş: Kooperatifler, cinsel, sosyal, ırksal, siyasal ve dinsel ayrımcılık olmaksızın, hizmetlerinden yararlanabilecek ve üyeliğin sorumluluklarını kabule razı olan herkese açık gönüllü kuruluşlardır. Öte yandan kooperatife katılacak kişilerin kooperatifçilik değerlerini içselleştirmiş ve üyelikle birlikte gelecek sorumlulukları (kooperatife zaman ayırma, finansal katkı sunma, kooperatifin işleyişi için gerekli girdiler ve diğer kaynakların sağlanması vb.) üstlenmeye hazır olması gerekmektedir.

2. Demokratik yönetim: Kooperatifler, politika oluşturma ve karar alma süreçlerine katılan üyelerince yönetilen demokratik kuruluşlardır. Seçilmiş temsilciler üyelere karşı sorumludur. Kooperatiflerde üyeler sahip oldukları ortaklık paylarının büyüklüğünden bağımsız olarak ve her üye için eşit şekilde, bir oy hakkına sahiptir. Bu ilke, kooperatifleri, ortakların karar alma süreçlerinde hisseleri oranında ağırlığa sahip olduğu şirketlerden ayırır. Ayrıca kooperatifin bazı üyeleri ya da hükümetler, kalkınma örgütleri vb. kooperatif dışı kurumlar tarafından ele geçirilmesine karşı da güvence oluşturmaktadır.

3. Ortağın ekonomik katılımı: Kooperatif ortakları, kooperatiflerinin sermayesine adil bir şekilde katkıda bulunurlar. Genellikle bu sermayenin gelir-gider fazlasından ayrılan bir bölümü, kooperatifi geliştirme amacıyla “taksim olunamaz kaynaklar” oluşturularak kooperatifin ortak mülkiyeti haline gelir. Bu kaynak, kooperatifin geliştirilmesinde kullanılabilir ya da ortaklar arasında kooperatifle yaptıkları işlemlerle orantılı şekilde paylaştırılabilir. Diğer bir deyişle üyeler gelir fazlasını, kooperatifle yaptıkları işlemlerle orantılı olarak gelir sağlama ve/veya üyelerce onaylanan diğer faaliyetlere destek olma gibi amaçlar için ayırırlar.

4. Özerklik ve bağımsızlık: Kooperatifler özerk, kendi kendine yeten ve üyelerince yönetilen kuruluşlardır. Kooperatifler, hükümetler de dâhil olmak üzere diğer kuruluşlarla bir anlaşmaya girmeleri ya da dış kaynaklar yoluyla sermayelerini artırmaları durumunda, bunu kooperatiflerin özerkliğini sürdürecek ve üyelerinin demokratik yönetimini koruyacak şekilde gerçekleştirirler. Dolayısıyla bu ilke, kooperatiflerin diğer kurum ve kuruluşları kendi iç işlerine karıştırmaması şeklinde de anlaşılabilir. Bu ilke aynı zamanda hükümetlerin kooperatiflerin özerk örgütler olarak gelişme gösterebilecekleri bir ortamı yaratmalarını da içerir.

5. Eğitim, öğrenim ve bilgilendirme: Kooperatifler, üyelerine, seçilmiş temsilcilerine, seçilmiş kurul üyelerine, yöneticilerine ve çalışanlarına kooperatiflerinin gelişimine etkin bir şekilde katkıda bulunabilmeleri için eğitim ve öğretim imkânı sağlar. Ayrıca kooperatifler genel kamuoyunu, özellikle de gençleri kooperatifçiliğin ve işbirliğinin yararları konusunda bilgilendirir. Bu bilgilendirme, toplumun üyelerini var olan bir kooperatife katılmaya ya da yeni bir kooperatif kurmaya yöneltebilir. Dolayısıyla üyelerin eğitimi, hem kooperatif hem de kooperatifçi sayısını artırmada etkili olur.

6. Kooperatifler arasında işbirliği: Kooperatifler, kooperatifçiliği geliştirme amacıyla diğer kooperatiflerle, yerel, ulusal, bölgesel ve uluslararası kuruluşlarla birlikte çalışarak üyelerine daha etkin bir şekilde hizmet eder ve kooperatifçilik hareketini güçlendirir. Bu ilke, kooperatiflerin içinde yer aldıkları ve destekler ya da fırsatlar bulabildikleri bir ağ içerisinde ayakta kalma kabiliyetini ve sürdürülebilirliğini güçlendirmesini sağlar. Bunun da ötesinde kooperatifler arası işbirliğinin geliştirilmesi, gelirin ve iş fırsatlarının dışarıya gitmesini önler. Bu da özellikle yeni kurulan ve gelişmekte olan kooperatiflerin ihtiyaç duydukları kaynaklara ulaşmaları açısından önemlidir.

7. Topluma karşı sorumlu olma: Kooperatifler, kendi varlıklarını devam ettirmenin ötesinde, belirledikleri politikalarla, toplumlarının kalkınması için faaliyetlerde bulunurlar. Dolayısıyla kooperatiflerin toplumsal sorumluluklarının bulunduğu kabul edilir. Bu düşünce, kooperatif üyelerinin sosyoekonomik çıkarlarının tüm topluma genişleyecek şekilde yayılması anlamına gelir. İnsanlar kooperatiflere katıldıklarında kendi kişisel, kolektif ve toplumsal çıkarlarını da geliştirmiş olurlar.

Kategori(ler): Akademik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir