Nobel ödüllü bir iktisatçının sosyal ekonomi ve kooperatifleri “vazgeçilmez” olarak nitelediğini öğrenmek sosyal ekonomiye güveninizi artırır mı? Sosyal ekonomi ile genelde pek ilgilenmeyen iktisat dünyasında Nobel Ödüllü Joseph Stiglitz bir istisna. Sosyal ekonomi ve kooperatiflerin piyasayı dengeleyici rolünü gündeme taşıyor ve bir ekonomik örgütlenme modeli olarak kooperatifçilik alternatifinin varlığına dikkat çekiyor. Stiglitz’e göre (2009), piyasa ekonomisinin yarattığı sorunlara çözüm bulmak; piyasa, devlet ve sosyal ekonomi arasında doğru dengeyi bulmakla mümkün olabilir ve başarılı ülkeler bu dengeyi kurabilen ülkelerdir.

26 Nisan 2018’de Kosta Rika Üniversitesi ve Kooperatif Çalışmaları ve Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen “Kooperatifler ve Sosyal Ekonomi” etkinliğinde yaptığı konuşma, Nobel ödüllü iktisatçının kooperatifçiliğe yaklaşımını anlamak açısından yararlı.

Kooperatifler ve Sosyal Ekonomi: Ekonomik Denge için Temel Unsurlar (Cooperatives and the Social Economy: Key Elements for Economic Balance) başlıklı sunumun ilk bölümünde standart piyasa ekonomisinin eleştirisi yapılıyor. Kapsamlı eleştiride, serbest işleyen piyasaların toplumun çoğunluğu açısından iyi işlemediğinin kanıtlarına yer veriliyor. Ardından, piyasa ekonomisinin alternatifi olarak kooperatiflerin merkezinde yer aldığı sosyal ekonomi gösteriliyor.

Alternatifler Var

Stiglitz’e göre sosyal ekonomi:

  • İnsana öncelik verir. İnsanların salt maddi refahını değil, bütünsel refahını ön planda tutar.
  • Tercihlerimiz, inançlarımız, diğer insanlara karşı tutumlarımız ile bizim “kim” olduğumuzu tanır. İçine yerleşik olduğumuz ekonomik, siyasi ve sosyal çevredeki değişikliklerin farkındadır.

Ayrıca, mülkiyet ve kararlara katılım insanları eyleme yönlendirebilir, yeniliği teşvik edebilir. Ve “kimliği” o denli değiştirebilir ki, bireyin ve işletmenin çıkarları birbirlerine daha uyumlu hale gelir. Sonuçta, çıkar uyuşmazlığından doğan asil-vekil sorunu azalır.

Kâr Amacı Gütmeyen Kurumlar

Stiglitz, kapitalist toplumların en “kapitalisti” olan ABD’nde bile, en başarılı kurumlardan bazılarının kâr amacı gütmeyen kurumlar (işçilerin yönetimde hatırı sayılır ölçüde söz sahibi olduğu kurumlar ve kooperatifler) olduğunu anımsatıyor.

  • ABD’nin en başarılı sektörü olan yükseköğretimde, devlet kurumlarının da içinde olduğu kâr amacı gütmeyen kurumların egemenliği söz konusudur.
  • Tarihsel olarak, ilk ulusal perakende mağazası olan Sears Roebuck’ta olduğu gibi, en başarılı firmaların bazılarının mülkiyetinin bir kısmı işçilere aitti.
  • Bugün, ABD’nin en dinamik firmalarında (Silikon Vadisi’ndekiler) işçileri şirket hissesi vererek ödüllendirmek ve işe almak yaygındır.

Stiglitz, kâr amacı gütmeyen kurumların, müşterekler ve açık kaynak (Wikipedia, Mozilla) gibi yeniliğin belirli alanlarında özellikle önemli olduğundan hareketle, bu alandaki işbirliğinin farklı biçimlerinin yasa ile özendirilmesi gerektiğini savunuyor.

ABD Kooperatiflerinin Başarısı

Kooperatifler ABD’nde ülkenin belirli kısımlarında ve belirli sektörlerde özellikle başarılı olmuştur. Bu sektörler arasında; konut, yayıncılık, finans (kâr amacı güden sektörde yaygın olan kötü davranışları sergilemeyen kredi birlikleri) ve tarım (en büyük tereyağı üreticisi Land-o-Lakes) bulunmakta. Stiglitz bu sektörleri sıralarken, bir kooperatif konutunda oturduğunu ve kitaplarının yayıncısının bir kooperatif olduğunu da ekliyor.

İşbirliği satış, kredi ve araştırma gibi karşılıklı çıkarın olduğu çoğu alanın merkezinde yer alabilir.

ABD’nde Siyasi Tartışmaların Merkezindeki Sorunlar

  1. Firmaların öngörüsüzlüğü
  2. Hisseleri kısa bir süre için elinde tutan hissedarların firmanın uzun vadeli iyiliği ile ilgilenmemeleri. Sonunda firmanın iflasına yol açsa bile bugün firmaya değer kazanan eylemler (özel sermaye şirketlerinin aşırı borçlanmaları) ile yanlış algılardan yararlanmaları.
İlgili İçerik:   Covid-19 İklim Dersleri

Stiglitz buradan, firmadan uzun uzun vadeli çıkarları olanlara örneğin işçilere ve kooperatiflerin içinde yer aldıkları topluluklara daha çok söz hakkı verilmesi gerektiği çıkarımını yapıyor. İlgi çekici bir nokta ise, çoğu Amerikalının yönetim kurullarında işçilerin daha fazla söz sahibi olmasını desteklemesi.

Küresel Hareket

En büyük 300 kooperatifin toplam cirosu 2 trilyon dolardan fazladır. Kooperatifler sigorta, tarım ve gıda endüstrilerinde, toptan ve perakende satışta ve bankacılıkta çok önemli role sahiptir. Bazı durumlarda ise rolleri cirolarının yansıttığından daha büyüktür. Sağlık sektöründe dünyanın ikinci en büyük kolektifi olan ABD’li Kaiser Permanente, işlevsiz bir sağlık sistemi olan bir ülkede sağlığın en önemli savunucusudur. Kırsal elektrik kooperatifleri ve kırsal kredi kooperatifleri özel sektörün girmediği alanlarda görev üstlenirler.

(Ted Eytan/CC BY-SA 2.0)

Gelişen Sosyal Ekonomi

Dünyanın bazı bölgelerinde sosyal ekonominin müthiş genişlemesine tanık oluyoruz. Stiglitz, 2011-2016 döneminde yerel yönetimin desteği ile sosyal girişimlerin sayısının dört kat arttığı Seul’e dikkat çekiyor. Yaklaşık 18.000 yeni iş, yüksek ayakta kalma oranı ve daha iyi çalışma koşullarına sahip sosyal ekonomi girişimleri hükümet politikaları ile destekleniyor. Destekleyici politikalar arasında kamu satın alımları, işletmeler arasında işbirliğinin teşviki, yetenekleri geliştirme, iş genişlemesi destekleri var.

Karşılaştırmalı Performans

Sunumda, geleneksel işletmeler ve kooperatiflerin performanslarını karşılaştıran araştırmalardan elde edilen bulguların oldukça değişken olduğu belirtiliyor. Ancak çeşitli ülkelerde farklı koşullar altında faaliyet gösteren çok sayıda sektörü kapsayan araştırmalar söz konusu olduğundan bulguların farklılık göstermesini doğal karşılamak gerekir.

Araştırmalardan elde edilen en önemli kanıt, kooperatif katılımcılarının genel refahının artmasıdır. Ancak bu sonuç, yayılma (taşma) etkisi sebebiyle katılımcıların yaşadıkları toplulukların ötesine de genişler. Bilindiği üzere, kooperatifler yaşadıkları topluluklar üzerindeki etkilerine karşı daha duyarlıdırlar.

Ekonomik Performans

Stiglitz, kooperatiflerin geleneksel firmalara göre daha başarılı olmasını; daha az kısa vadeci olmaları, daha verimli olmaları, gelir eşitliğinin daha fazla olması ve iş döngülerinde daha iyi performans göstermeleri (daha az işten çıkarma) ile açıklıyor.

Zorluklar

Değişime özellikle emek gücünün yapısında değişim gerektiren değişimlere ayak uydurmak ve büyümek kooperatifçiliğin aşması gereken başlıca engeller. Kooperatifler büyürken yeni çalışanları kooperatife dâhil etmek ile sadece işçi olarak işe almak arasında bir seçim yaparlar. Stiglitz, alternatif bir model olarak işçilerin yeni kooperatif kurmalarına yardımcı olmayı öneriyor.

Uygulanabilir Bir Alternatif Olarak Kooperatifler ve Sosyal Ekonomi

Sunumunun sonunda Stiglitz, kooperatifler ve sosyal ekonominin uygulanabilir bir alternatif olduğunun altını çiziyor. Kooperatiflerin ve sosyal ekonominin tüm topluma yarar sağlayan önemli yayılma etkisinin olması muhtemeldir. Ayrıca kooperatiflerin verdiği mesajlar önemlidir ve herkesin duyması gerekir. Bu mesajlar;

  • İnsanı öncelemek
  • Söz hakkı ve katılımın önemi
  • GSYH’nın kendi başına bir amaç değil; bir amacı yani daha çok paylaşılan ve sürdürülebilir refahı gerçekleştirmenin aracı olduğu.

Bu nedenle, sosyal ekonomi ve kooperatiflerin ekonomik ve sosyal kurumsal ekosistemin daha da önemli ve daha sürdürülebilir bir parçası olmak için teşvik edilmesi gerekiyor. Uygun yasal çerçeveler sağlanmalı ve özellikle genç ve genişleyen kooperatifler desteklenmelidir.

“Daha dengeli bir ekonomi ve toplum istiyorsak kooperatifler ve sosyal ekonomi vazgeçilmezdir.”

Kategori(ler): Akademik

Bir yorum

Nobel Ödüllü Bir İktisatçının Gözünden Sosyal Ekonomi ve Kooperatifler

  1. Sosyal ekonomiyi ve kooperatifleri bu kadar güzel anlatan bir başka Nobel ödüllü ekonomist tanımıyorum. Doğaldır ki kooperatiflerle ilgili özel bir çalışması olan ve bu çalışması ile Nobel ödülü kazanmış olan Prof. Elinor Ostrom’u unutmamak gerekiyor. Ostrom bu araştırmasında Alanya’daki balıkçılık kooperatiflerini incelemişti. Stiglitz’in özelliği çok iyi bir sosyal ekonomist olması ve UN, ILO, FAO ve WB başta olmak üzere pek çok uluslararası kuruluşun toplantılarında kooperatifleri savunan konferanslar vermiş olmasıdır. Çok güzel bir çeviri olmuş sayın Hocam, elinize sağlık. Stiglittz’i ben hem Quebec’deki uluslararası kooperatifler konferansında hem de Cenevre’de Uluslararası Çalışma Örgütünde dinlemiştim. İtalya Bologna’daki konferansı da harikaydı.
    H. Polat

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir