Otoritesiz etkilemek, söz geçirmek diğer bir deyişle liderlik yapmak mümkün mü? Elbette mümkün ancak otorite temelli liderlikten etki temelli liderliğe geçerken öğrenilmesi gerekenler var…


Eski güzel günlerde, eğer yetki sahibi bir konumda olsaydınız, sadece yapılması gerekenleri duyurup işlerin hallolacağını varsayabilirdiniz. Ama devir değişti.

Şirketler büyüyüp daha karmaşık hale geldikçe, organizasyon yapısı ne olursa olsun, insanlar rapor hatları boyunca birlikte çalışmak zorunda kaldılar. “Bu işi yap çünkü ben öyle söyledim” demek artık işe yaramıyor.

Fakat eski güzel günler gerçekten o kadar güzel miydi? Hiyerarşik sistemler ebeveyn-çocuk ilişkilerini kopyalar ve bağımlılık yaratır. Daha kötüsü, otorite temelli sistemler gücün kötüye kullanımı için üreme alanlarıdır ve baskıcı çalışma ortamları yaratmaya meyillidir.

Otoriteye bel bağlamadan liderlik yapmak daha yüksek bir evrimsel beceridir. Ortak hedefler üstüne kurulu yetişkin ilişkilerin gelişimini destekler ve insan onuruna saygıya dayalı çalışma ortamları yaratır.

“8 Etki Kapısı” – Otoritesiz Etkilemenin Yolları

  1. Kişilik – Kişiliğiniz en büyük etki kaynağınızdır. Davranışlarınızla örnek olarak mı liderlik yapıyor musunuz; verdiğiniz sözleri yerine getiriyor musunuz? Saygılı ve güvenilir misiniz, göründüğünüz gibi misiniz? İnsanlar, sizi harekete geçiren şeyin kişisel kazancınız değil ortak çıkar olduğuna inanacaktır.
  2. Uzmanlık – İşin esası hakkında bilgi ve deneyiminiz var mı? Bir düşünce lideri misiniz? Hedefe ulaşmak için gereken süreci anlıyor musunuz? Berrak bir mantıkla, kazancın açıklamasını yaparak ve bunun doğru hareket tarzı olduğuna dair güvence vererek etkileyebilirsiniz.
  3. Bilgi – Değerli bilgiye ulaşabiliyor musunuz? Veri ve kanıt sağlayarak etkileyebilirsiniz.
  4. Bağlantılılık – İnsanlarla yakın ilişkiler kuruyor musunuz? Sizinle birlikte çalışmaktan keyif alıyorlar mı? Sadakat kazanabiliyor musunuz? Paylaşılan değerlere ve duygu bağına hitap ederek etkileyebilirsiniz.
  5. Sosyal zekâ – İşin aksamasına yol açan kişiler arası çatışmalarda, olaya ışık tutup sorunların çözümünün bulunmasına yardım ediyor musunuz? İnsanlar, kendilerinin etkili şekilde birlikte çalışmalarına yardımcı olabileceğinize güvenecektir.
  6. – Doğru insanları birbirleriyle temasa geçiriyor musunuz? İtibarlı kişilerin onayını alabiliyor musunuz? İnsanlar gereken desteği alacağınıza güvenecektir.
  7. İşbirliği – Kazan-kazan stratejilerinin peşinde koşuyor musunuz, koalisyonları birleştiriyor ve topluluk oluşturuyor musunuz? İnsanlar, hedeflerine ulaşan yüksek performanslı bir ekip olmalarına yardımcı edebileceğinize güvenecektir.
  8. Finansman – Finansal desteğe erişiminiz var mı? Eğer finansal kaynaklar gerekliyse, yeterli finansmanın mevcut olduğundan emin olabildiğinizde etkilemek daha kolaydır.

Kaslarınızı önceden geliştirin.

Sık sık tek bir etki kaynağına bel bağlarız ve o işe yaramadığında, ikinci bir seçenek olmaz. Eğer hep uzman mantığıyla etkiliyorsanız, kişisel bağlantısının olduğu kişilerden gelen ricalara daha açık olanlar üstünde pek etkiniz olmaz.

Daha çok kapı inşa ettikçe, daha çok seçeneğiniz olacak ve bir an durup belli bir durum için hangisinin en iyisi olduğunu düşünme fırsatınız olacak.

Otoritesiz Etkilemenin 3 İlkesi

  1. Ortaya atın. Ne istediğinizi açıkça ifade edin. Öncelikle kendi içinizde açık olun çünkü eğer olmazsanız, başkalarına karşı açık olmak zor olacaktır. Ardından doğru anlaşıldığınızdan emin olun.
  2. Şeffaf olun. Gizli niyetler yok. Bilgiyi kendinize saklamayın. Veya eğer bilgi saklamanız gerekiyorsa nedenini açıklayın. İnsanlar etki yaratmak için yapılan samimi girişimleri saygıyla karşılar ama kullanılmak insanların ağırına gider.
  3. Elinizden geleninin en iyisini yapın VE bırakıp gitmeye hazır olun. Eğer mantığa başvurmak işe yaramıyorsa, başka bir etki kaynağını (değerlere hitap etmek, güvenilir bir destek ağı oluşturmak veya finansal kaynaklar elde etmek gibi) deneyin. Fakat, etkilemek ile bir gündemi takip etmek arasında fark vardır. Eğer gündeme gereğinden fazla bağlıysanız, sizi dinlemeleri olasılığı daha düşük olur. Bir noktada, elinizden geleni yaptıysanız ve başarılı olamadıysanız, bırakıp gitmeniz gerekir.

 Garantisi yok.

Kontrol etmeye dayalı liderlik yaklaşımlarından uzaklaştıkça etkileme çabalarının tümü başarılı olmayacaktır. Söz geçirmekte başarısız olmanız hata yaptığınız anlamına gelmez. Fikir belki iyiydi ama zamanı değildi. Ya da fikir yanlıştı, belki bir şeyleri göremediniz veya olayın bütününü anlayamadınız.

Otorite temelli liderlikten etki temelli liderliğe geçerken, her zaman her şeye hâkim olmadığımızı kabul etmek zorundayız. Fakat, gerçek şu ki, aslında her şeye hâkim olduğumuz bir zaman hiç olmamıştı.


Not : Jesse Lyn Stoner’in Seapoint Center internet sitesinde yayımlanan “How to Influence Without Authority” başlıklı yazısından Murat Soysaraç tarafından çevrilmiştir. Erişim

Kategori(ler): Görüş Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.