Birleşmiş Milletler Sosyal Kalkınma Araştırma Enstitüsü (UNRISD) tarafından bu sene yayımlanan bir araştırma, Güney Kore’nin başkenti Seul’de sosyal ekonominin güncel durumu hakkında ilgi çekici gerçeklere dikkat çekiyor. Seul’un idari yapısının sosyal ekonomi için iyi bir örnek olduğuna kanaat getiren araştırma, sosyal ekonominin şehir içerisindeki gelişimine yol açan yasal ve kurumsal politikaları tanımlıyor. Okurlarımız için bahsi geçen araştırmayı bu yazıda kısaca özetlemeye çalışacağız.

Güney Kore’de Sosyal Ekonomi Girişimleri

2018 yılı itibarıyla Güney Kore’de Sosyal Ekonomi Girişimleri (SEE)’nin sayısının 19.439, bu işletmelerin çalışan sayısının 105.667, toplam cirolarının ise 6.394 milyar KRW (Güney Kore wonu) olduğu tahmin edilmekte. Güney Kore’de sosyal ekonomiye benzer uygulamaların geçmişi modern piyasa sisteminin ülkeye yerleşmesinden çok önceye uzanır. Kesinlik hatırına, UNRISD’in araştırması resmi olarak tanınmış kooperatifleri de içine alan SEE’ne odaklanıyor. Günümüzde Güney Kore’de aktif olan dört farklı tip SEE var. Bunlar kooperatifler, sosyal girişimler, topluluk girişimleri ve kendi kendine yeten girişimlerdir.

Kooperatifler

Kore sosyal ekonomisinin en büyük bileşeni kooperatiflerdir. Kooperatifler, 2012 tarihli Kooperatifçilik Çerçeve Yasası (FAC) ve diğer sekiz farklı yasa altında sınıflandırılmıştır. FAC, kooperatiflerin kurulmasını büyük ölçüde kolaylaştırarak, yatırım yapabilecekleri başlangıç sermayesinin miktarına bakılmaksızın beş veya daha fazla üyeden oluşan herhangi bir grubun, finans ve sigorta hariç tüm sektörlerde bir kooperatif kurmasına ve işletmesine izin vermektedir. Sonuç olarak, özel düzenlemeler altında halihazırda var olan üretici ve tüketici kooperatiflerine ek olarak işçi kooperatifleri, çok paydaşlı kooperatifler ve sosyal kooperatifler ortaya çıkmıştır.

Sosyal Girişimler

Sosyal girişimler, 2007 yılında kabul edilip yürürlüğe giren Sosyal Girişim Teşvik Yasası (SEPA) kapsamında oluşturulan kuruluşlara atıfta bulunur. Yasa, sosyal işletmeyi “savunmasız sosyal gruplara sosyal hizmetler veya iş fırsatları sağlamak veya üretim ya da mal ve hizmet satışı gibi ticari faaliyetlerini yürütürken topluluklara katkıda bulunmak yoluyla topluluk sakinlerinin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan sosyal bir hedef güden bir girişim” olarak tanımlar.

Topluluk Girişimleri

Topluluk girişimleri yasal dayanağını 2013 Kentsel Yenileme ve Yardım Yasasından alır. İlgili yasa, topluluk girişimlerini “ilgili bölgenin insan gücünü, doğal yaşam alanını, kültürünü, doğal kaynaklarını vb. kaynaklarını kullanarak yaşam ortamını iyileştirmek, yerel topluluğu canlandırmak ve iş ve gelir yaratmak için yerel sakinler veya kuruluşlar tarafından işletilen bir şirket” olarak tanımlamaktadır. Bir kuruluşun topluluk işletmesi olarak nitelendirilebilmesi için, topluluk odaklı olması, kamu ihtiyaçlarına hizmet etmesi, yeterli iş faaliyetlerini sürdürmesi ve yerel halkın katılımına izin vermesi gerekir. Diğer bir deyişle, bir şirketin kuruluş süreci topluluk tarafından yönetilmeli ve ayrıca kuruluş ve işleyişi ile ilgili konularda kararlar mutlaka topluluk tarafından alınmalıdır (toplum odaklılık).

Kendine Yeten Girişimler

Kendine yeten girişimler, Ulusal Temel Yaşam Güvenliği Programı’ndan (NBLSP) faydalananlar ve yerel kendine yeterlilik merkezlerinin Kendine Yeten Çalışma Gruplarına katılan yoksulluğa yakın grup üyeleri tarafından yönetilen şirketlerdir. Kendine yeten bir girişim olarak tanınmak, bir kuruma, kuruluş ve işçilik maliyetlerini de kapsayan sübvansiyon alma hakkı verir. Bu sınıflandırma altına girebilmek için girişimin üyelerinin en az üçte biri NBLSP alıcıları ve yoksulluğa yakın kişilerden (ve en az beşte biri NBLSP alıcılarından) oluşmalıdır. Ayrıca şirket tüm katılımcılara asgari ücret ödeyebilmelidir. Özerklik, bu girişimler için temel bir ilkedir, ancak yerel kendi kendine yeterlilik merkezi ve diğer hükümet/kamu kurumları, istikrarlı hale gelene kadar iş planlaması, yönetim eğitimi ve benzeri konularda onlara aktif olarak yardımcı olabilir.

Yasal Çerçeveler ve Destek Sistemi

Ulusal Sistem

a) Yasal Çerçeve

Güney Kore’de tüm sosyal ekonomiyi kapsayan bir yasal düzenleme halen mevcut değil. Farklı türdeki SEE için bir dizi farklı yasal düzenleme getirilerek denetim ve destekler farklı hükümet dairelerine bırakılmış durumda. 2013’ten beri merkezi hükümet sosyal ekonomiyi desteklemek amacıyla tüm bu kuruluşların idaresini tek bir çatı altında toplamaya çalışıyor. Yine de çoğunlukla ana muhalefet partisinin engellemeleri nedeniyle bu konuda hazırlanan yasa tasarıları hâlâ beklemede.

b) Politika geliştirme ve destek sistemi

İki temel yapıdan söz edilebilir:

1. Sosyal ekonomi politikalarını geliştirmek ve uygulamak için kamu-özel ortaklığı

Yıllar içinde merkezi hükümet kendine yeten girişimler için programlar başlatıp topluluk girişimlerini desteklemeye geçerek sosyal ekonomi odağını genişletti. Ama hâlâ hepsini kapsayan bir çerçeveye ihtiyaç var. Etkili ve verimli sosyal ekonomi politikaları oluşturmak için, hükümet, sosyal ekonominin çeşitli paydaşlarının politika oluşturma sürecine aktif olarak dâhil olmasını sağlamalıdır. Kore Sosyal Ekonomi Ağı (KSENET), sosyal ekonomi politikalarının ülke çapında etkili yönetimi için kamu-özel ortaklığına katılan sivil toplum sektörünün temsilcisidir. SEE’nin kurdukları çeşitli birliklerinin ağı olan KSENET, sosyal ekonomiyi desteklemek için gerekli ana politika önlemlerini son başkanlık seçimindeki tüm adaylara sundu. Bu önlemler arasında sosyal ekonomi konusunda bir başkanlık komitesi oluşturulması, sosyal ekonomi çerçeve yasasının (FASE) kanunlaşma sürecinin hızlandırılması, sosyal ekonomiyi desteklemek ve sürdürülebilir bir toplum ve ekonomiye ulaşmak için alınan özel önlemler vardı.

İlgili İçerik:   Avrupa Sosyal Ekonomi Girişimleri Günü

2. Aracı destek kuruluşları

Yerleşik kamu politikaları genellikle doğrudan ilgili bakanlıklar tarafından, ancak esas olarak aracı destek kuruluşları eliyle uygulanır. Kore Sosyal Girişim Destekleme Ajansı (KoSEA), sosyal ekonomiye destek sağlayan aracı kuruluşların başında yer alıyor. KoSEA ayrıca, özel sektör tarafından oluşturulan aracı kuruluşlar için de bir merkezi hükümet koordinatörü görevi görüyor.

Seul’un Sistemi

Seul’de SEE’nin sayısı hızla artmakta. Rapora göre, 2011 yılında 718 olan sosyal girişim sayısı Şubat 2019’da 4.412’ye yükselmiş ve bunlardan 3.505 adedini toplam 47.195 üyeye sahip kooperatifler oluşturuyor. 2016’da Seul’de bölgenin gayri safi hasılasının ve istihdamının  %0,5’ini sosyal ekonominin sağladığı belirtiliyor.

a) Belediye Kararları

Yerel düzeyde belediye kararları ile, daha yasa tasarıları mecliste görüşülmeden önce, sosyal ekonomiyle ilgili bir dizi yasal çerçeve resmileşmişti. Düzenlemeler, bir politika değişikliğini; doğrudan destek sisteminden dolaylı destek sistemine geçilmesini ifade ediyordu. 2014’te yürürlülüğe konan, “Sosyal Ekonomi Çerçeve Yönetmeliği” (FOSE) bu düzenlemeler içinde en önemlisidir. FOSE’nin önemini anlatmak açısından yaptıklarından bazılarını özetlemek gerekirse;

  • “sosyal ekonominin arkasındaki fikri, katılımcılarını ve temel ilkelerini belirtir”;
  • sosyal değerleri ve “Seul’de sosyal ekonomiye enerji vermek ve sürdürülebilirliğini sağlayacak ekosistemleri geliştirmek” için gerekli olan Sosyal Ekonomi Kuruluşlarının (SEO) kapsam ve ilkelerini tanımlar;
  • şehir bazında sosyal ekonominin destekçisi olarak çalışması için Seul Sosyal Ekonomi Merkezi (SSEC)’nin oluşturulması ve faaliyet göstermesini mümkün kılar;
  • mali destek ve kamu fonları için zemin hazırlar;
  • eğitim ve araştırma desteğinin sağlanması için gereken işlemleri tanımlar;
  • SEO’lar için yönetim desteği ve tesisleri için sübvansiyon sağlanmasını şart koşar;
  • mali destek ve kamu fonları için için zemin hazırlar;
  • eğitim ve araştırma desteği için süreçleri oluşturur;
  • kamu amaçları için SEO’lardan ürün ve hizmet satın alınmasını gerektirir;
  • sosyal ekonomide uluslararası ilişkileri destekler;
  • kamu farkındalığını arttırmak için halka açık kampanyaları ve ödülleri teşvik eder;
  • Mali destek alan SEO’ların denetimini ve yönlendirilmesini zorunlu kılar.

b) Politika geliştirme ve destek sistemi

1. Sosyal ekonomi politikalarını geliştirmek ve uygulamak için kamu-özel ortaklığı

Seul’ün sosyal ekonomi politikası, özel-özel ortaklık ağları ve yönetimde kamu-özel ortaklığı olmak üzere iki ana bileşene dayanıyor. 2012’de kurulan Seul Sosyal Ekonomi Ağı (SSEN) şehir içinde özel-özel SSE ortaklık ağlarını temsil ediyor. Seul’de Sosyal Ekonomi Politikaları Oluşturulması için Kamu-Özel Ortaklığı [PPPPSES] ise kamu ve özel sektör arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve etkin bir yönetim sağlayarak Seul’de sosyal ekonominin gelişmesine önemli yararlar sağladı. PPPPSES, çeşitli uluslararası etkinlikler aracılığıyla Seul modelini dünyaya tanıtıyor.

2.Aracı destek grupları

SSE’lerin ana destekçisi Seul Sosyal Ekonomi Merkezi (SSEC) Ocak 2013’te özel-kamu ortaklığı ile olarak kuruldu. Görevleri arasında sosyal ekonomiyi destekleyecek kişileri işe almak, SEE’lerin iş modellerini tanıtmak, sosyal ekonomi için ekonomik politika önlemlerini araştırmak ve sosyal ekonomiye faydalı olacağı tespit edilen diğer projeleri desteklemek var. Bunların yanısıra merkez, kalkınmada bölgesel farklılıkları ortadan kaldırabileceği düşünülen yerel stratejileri de desteklemekte.

Bitirirken

Rapor, kısa tarihine rağmen sosyal ekonominin son yıllarda Güney Kore’de hatırı sayılır şekilde büyüdüğünü ve hükümetin bunda önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Hem Seul büyükşehir yönetimi hem de merkezi yönetim sosyal ekonomi için uygun bir çevre yaratmaya odaklı bir çaba sarf ettiler. Büyük SEE’lerin sayısı 2012-2018 arasında 819’dan 4.228’e çıktı. Ama bu büyümeye rağmen sosyal ekonominin ulusal ekonomi üstündeki etkisi hâlâ zayıf kalıyor – aynı araştırma kooperatif ve benzeri işletmelerin toplam işletmelerin sadece yüzde 2,98’ini oluşturduğunu tespit etti. Başka bir sorunsa SEE’lerin ağır şekilde hükümet desteğine güvenmesi ki bu kooperatiflerin bağımsızlığının sorgulanmasına sebep oluyor. Eğer devletin önderliğini yaptığı destekler özel sektörden ve sosyal ekonomi sektörünün kendisinden gelecek çabalarla desteklenmezse, kooperatiflerin daha da gelişmesinin önü kesilebilir. Sosyal ekonomi sektörünün özerkliği ve bağımsızlığı bundan sonra da nasıl geliştiğine göre belirlenecek.

Kategori(ler): Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir