COVID-19’un Sosyal Ekonomi Girişimleri Üzerindeki Etkisi

Sosyal Ekonomi Avrupa, Avrupa Komisyonu’nun daveti üzerine Covid-19’un sosyal ekonomi üzerindeki etkilerini, sektörün ihtiyaç ve önerilerini öğrenmek üzere farklı kanallar aracılığı ile dağıtılan bir anket hazırlamış ve anket 4 Mayıs – 25 Mayıs 2020 tarihleri arasında uygulanmıştır.  Anketi 13 AB ülkesinden 273 ve Türkiye’den bir sosyal ekonomi aktörü yanıtlamıştır. Toplanan verilerden elde edilen nihai sonuçların bir araya getirilmesiyle oluşturulan rapor Haziran 2020’de yayımlanmıştır (SEE, 2020).

Sosyal Ekonomi Avrupa

Sosyal Ekonomi Avrupa (Social Economy Europe), sosyal ekonomi ile Avrupa kurumları arasında kalıcı bir diyalog kurmak amacıyla Kasım 2000’de Avrupa Kooperatifler, Mütüeller, Dernekler ve Vakıflar Daimi Kongresi (CEP-CMAF) adı altında kurulduktan sonra 2008 yılında isim değişikliğine giderek faaliyetlerini Sosyal Ekonomi Avrupa (SEA) ismi altında sürdürmeye başlamıştır. SEA, sosyal ekonomi ile ilgili Avrupa Birliği (AB) politikasına öncülük etmektedir. Kendisini Avrupa düzeyinde sosyal ekonominin referans noktası ve AB’deki 2,8 milyon sosyal ekonomi işletmesinin ve kuruluşunun sesi olarak tanımlamaktadır.

SEA’nın Avrupalı kümenmeler, ulusal çatı kuruluşlar ve Avrupa düzeyindeki ağlar olmak üzere üç tür üyesi bulunmaktadır. Üyeleri arasında, mütüel ve sigorta kooperatifleri (AMICE), kâr amacı gütmeyen sağlık sektörü oyuncuları,  sağlık mütüelleri ve sağlık sigortası fonları (AIM), kâr amacı gütmeyen sosyal koruma kurumları (IPSE), sanayi ve hizmet kooperatifleri (CECOP), vakıflar (EFC), genel çıkar dernekleri (CEDAG), kâr amacı gütmeyen inanç temelli sosyal hizmet sağlayıcıları (Eurodiaconia), iş entegrasyonu sosyal girişimleri (ENSIE), etik bankalar ve finansörler (FEBEA), Avrupa mikrofinans kurumları (EMN) ve sosyal ekonomi için Avrupa Şehirleri ve Bölgeleri (REVES) bulunmaktadır. Ayrıca, Fransa (ESS-France), İtalya (Ulusal Üçüncü Sektör Forumu), Portekiz (CASES), İspanya (CEPES) ve Belçika’nın (ConcertES) ulusal sosyal ekonomi örgütleri de SEA üyesidir.

Çalışma, Covid-19 krizi sırasında sosyal ekonomi girişimleri ve örgütlerinin durumu ve gelecekteki ihtiyaçları hakkında net bir resim elde etmeyi amaçlamıştır. Bu kapsamda üç soruya yanıt aranmıştır.

  1. Ulusal ve yerel düzeyde sosyal ekonomi işletmelerinin yararlanabileceği etkili bir destek sistemi oluşturulmuş mudur?
  2. Bu kuruluşlarda istihdam etkilendi mi? Etkilendiyse, ne şekilde?
  3. Sosyal ekonomi işletmelerinin kamu otoriteleri ve politika yapıcılar ile paylaşmak istediği herhangi bir ihtiyaç veya tavsiye var mı?

Çoktan seçmeli ve açık uçlu olarak hazırlanan sorularla nicel ve nitel veriler toplanmıştır. Yanıtlar sosyal ekonomi işletmelerinin ve kuruluşlarının gerek güçlü gerekse zayıf noktalarına ışık tutmaktadır. Nihai sonuçları bir araya getiren rapor, sosyal ekonomi sektörünün durumu ve ihtiyaçları hakkında net bir resim sunmaktadır.

Covid-19’un Etkileri

Yanıt verenlerin %88’i pandemi ve karantinanın faaliyetlerini çok etkilediğini, %71’i Covid-19 krizinin işletmelerinde veya örgütlerinde istihdam üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu belirtmiştir. İstihdam açısından en çok zarar gören üç sektör; sosyal hizmetler (%14,5); eğitim ve öğretim (%14); temizlik, güvenlik ve diğer kişisel hizmetlerdir (%13). Çalışanları işten çıkarmak (bazı durumlarda işgücünün tamamı) zorunda kaldığını bildirenlerin oranı %12’dir.

Bu deneyime karşın incelenen kişilerden %43’ü gelecek aylarda krizin etkilerinden tamamen kurtulacaklarına inanmaktadır. Krizin etkilerinin tamamen atlatılacağından kuşku duyanların oranı yaklaşık %40 iken, atlatamayacağına inananlar %15’lik bir grubu oluşturmaktadır.

Politika Yapıcılara Ana Mesaj

Geçici işsizlik programları ve farklı finansal destek türleri gibi hükümet önlemleri sosyal ekonomi girişimlerini canlı tutmak için çok önemlidir. Yanıt verenlerin vurguladığı gibi, pek çok durumda destek önlemleri, sosyal ekonomi kuruluşlarının özgüllükleri dikkate alınarak tasarlanmamıştır. Diğer durumlarda, bu önlemlere tüm sosyal ekonomi aktörleri tarafından erişilememektedir. Bu da adil/eşit bir oyun alanı olarak adlandırılan bir rekabet düzeninin oluşmasını engellemektedir. Bu bağlamda, birçok işveren işten personel çıkarmaya, faaliyetlerini ve/veya maaşları azaltmaya ya da askıya almaya ve çalışma saatlerini kısmaya zorlandıklarını düşünmektedir. Sosyal ekonomi aktörlerinin tamamının devlet destek programlarına erişiminin sağlanması, bu aktörlerin dayanıklılığını ve yenilikçi çözümler getirme yeteneklerini korumaları için esastır.

Tavsiyeler

Ankette sosyal ekonomi işletmelerinden ve örgütlerinden ihtiyaçlarını açıklamaları ve sosyal ekonominin Covid-19 krizini aşmasını desteklemek için kamu yetkililerine ve politika yapıcılara yönelik tavsiyeler sunmaları istenmiştir.

Finansal Destek Tavsiyeleri

Katılımcıların çoğu, sorun olarak gelir kaybını, ihtiyaç olarak ise finansal desteği göstermiştir. Finansal destek konusunda katılımcılardan en çok gelen öneri hem ulusal hem de AB düzeyinde düşük faiz oranları ile garantili kredilere daha iyi erişimdir.

Diğer öneriler arasında, Covid-19 nedeniyle uygulamaya konulan sosyal güvenlik önlemlerinin genişletilmesi ve vergi indirimleri gibi mali destekler sağlanması bulunmaktadır. KOBİ’lerin eve kapanma dönemindeki gelir kayıplarını telafi etmek için doğrudan hibeler, sosyal ekonomi sektörünün devlet yardımlarına erişiminin kolaylaştırılması ve sektördeki serbest meslek sahipleri, platform çalışanları gibi atipik işçilere özel destek sağlanması da kaydedilen önerilerdendir.

Diğer Destek Çeşitleri İçin Tavsiyeler

İşsizlik desteğinin uzatılması: En sık yapılan önerilerden biri de işsizlik desteğinin uzatılması olmuştur. Ayrıca birçok katılımcı, ebeveyn izninin istisnai olarak uzatılmasını ve çocuk bakımı çözümlerinin sunulmasını talep etmiştir.

Bilgi ve desteğe erişimin iyileştirilmesi: Pek çok işletme ve kuruluş, Covid-19 ile ilgili önlem ve kurallara ilişkin bilgi ve desteğe erişimde yaşadıkları güçlüklerden söz etmiştir. Katılımcılar, yasal ve diğer alanlara ilişkin bilgi ve desteğin tek bir noktadan verilmesi yoluyla desteklerin iyileştirilmesi çağrısı yapmışlardır. Ayrıca, destek önlemlerine erişimde bürokrasiyi ve idari yükleri azaltma ve bu önlemlere dijital erişimin sağlanması ihtiyacına da değinilmiştir.

Sosyal Ekonomiye Özel Tavsiyeler

Farklı işletmelere özgü ihtiyaçların dikkate alınması: Anket yanıtlarında ortaya çıkan şeylerden biri, ulusal, bölgesel ve/veya yerel önlemlere erişimde karşılaşılan güçlükler olmuştur. Tasarlanan önlemlerde sosyal ekonominin farklı biçimlerinin tüm özelliklerinin dikkate alınmadığının altı çizilmiştir. Bununla bağlantılı olarak, ankete katılanların büyük bir kısmı, her bir işletme türüne özgü ihtiyaçları dikkate alarak (işletmenin büyüklüğü, faaliyet gösterdikleri sektör, yasal yapıları) desteklerin çeşitlendirilmesini talep etmiştir.

Kamunun sosyal ekonomiye bakışının iyileştirilmesi: Ankete katılanların yorumları, kamudaki sosyal ekonomi anlayışının iyileştirilmesi gerekliliğine işaret etmektedir. Katılımcılar, sosyal ekonomi aktörlerinin kurumsal diyaloğa dâhil olmalarını önermektedirler.

Farkındalığın artırılması: Diğer bir öneri, kriz sırasında ve sonrasında dernekler, gönüllüler, kooperatifler, mütüeller gibi sosyal ekonomi aktörlerinin oynadığı kilit rol hakkında farkındalığın artırılmasıdır.

Sosyal ekonomi çözümlerinin teşviki: Sosyal ekonominin, hiç kimseyi geride bırakmayan bir iş modeli olarak, yarının ekonomisinin inşasındaki katkısına dikkat çekilmiştir. İş yaratımı için kolektif girişimcilik ve AB genelindeki iş ve şirketleri kurtarmak için işletmelerin çalışanlara devredilmesi gibi sosyal ekonomi çözümleri, iyileştirme planları aracılığıyla teşvik edilmeli ve kolaylaştırılmalıdır.

Sosyal sorumlu kamu alımları: Stratejik sosyal ekonomi projeleri için kamu garantili yatırımlar harekete geçirilebilir ve sosyal sorumlu kamu alımları teşvik edilebilir. Sosyal sorumlu kamu alımlarına ilişkin 71 iyi uygulamayı içeren bir AB Rehberi, Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanmıştır. Rehber kamu idareleri tarafından yararlı bir araç olarak kullanılmalıdır.

Dijital becerilerin geliştirilmesi: Katılımcılar, özellikle dijital becerilerle ilgili olarak çalışanların yeniden eğitilmesi ve becerilerinin artırılması için desteğe ihtiyaç duyduklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca hibe başvurularının değerlendirilmesinde ve faaliyet raporlarında Covid-19 nedeniyle faaliyetlerin yavaşlamasının dikkate alınması istenmektedir. Diğer bir öneri, sosyal ekonomi girişimlerine yönelik kuluçka merkezlerinin desteklenmesi, iyi örneklerin alışverişinin yapılmasıdır.

AB’ye Özel Tavsiyeler

Yasal çerçeve ihtiyacı: Çok sayıda katılımcı, Avrupa’nın ihtiyacı olan ekonomik ve sosyal iyileşme için sosyal ekonominin bir öncelik olarak görülmesini istemektedir. Sosyal ekonominin AB tek pazarında gelişmesi ve ulus ötesi faaliyet göstermesi için uygun bir AB yasal çerçevesine olan ihtiyaç vurgulanmıştır.

Stratejik alanlardaki projelere fon desteği: Sağlık hizmetleri, sosyal inovasyon, dijitalleşme, sosyal hizmetler, kapsama, döngüsel ekonomi, sanayi, yenilenebilir enerji, verimlilik, beceriler, eğitim, tarım-gıda, ulaşım vb. gibi stratejik alanlardaki yenilikçi sosyal ekonomi projelerine fonların ve diğer araçların seferber edilmesi istenmektedir. Ayrıca dışlanma riski altındaki bireylerin, topluma ve işgücü piyasasına katılımlarını sağlamak için iş entegrasyonu sosyal girişimlerine (WISE’ler) özel destek tahsis edilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Sosyal hizmetler alanında kâr amacı gütmeyen işletmelere odaklanılması: Tavsiyelerde, sosyal hizmetler ve refah (sağlık, eğitim, bakım hizmetleri vb.) alanında kâr amacı gütmeyen işletmelere odaklanılması ve sosyal yatırımların artırılması gereğine atıf yapılmaktadır. AB’nin sosyal ve ekonomik toparlanması için uygun bir bütçeye sahip çapraz sosyal ekonomi politikalarına ve bunların ana akımlaşmasına duyulan ihtiyaç anımsatılmaktadır.

Kategori(ler): Uygulama

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir