“Türk Tarımı Nasıl Kurtulur” Sorusuna Gerçekçi Yanıt: Kooperatifler Yoluyla
Kooperatifçi bilim insanı Prof. Dr. Ziya Gökalp Mülâyim “Türk Tarımı Nasıl Kurtulur” başlıklı son eserinde, Türkiye’de son yıllarda tarımın içine düştüğü krize dikkat çekerek, kooperatiflerin son yıllarda tüm çabalara karşın eskiden olduğu gibi tekrar neden üreticilerin “umudu” haline gelemediğinin nedenlerini anlatıyor ve “Türk tarımı ancak kooperatifler yoluyla kurtulur” diyor.
Kooperatifçiliğimize son 60 yıldır yazıları, kitapları ve zaman zaman da eylemleri ile ışık tutan ve yol gösteren bilim insanı Prof. Dr. Ziya Gökalp Mülâyim bugün 93 yaşında ve hâlâ üretmeye devam ediyor. Bundan üç yıl önce çıkan “Atatürk ve Kooperatifçilik” kitabı ile yazın hayatına son vereceğini söylemişti. Ancak, 1960’lı yıllardan beri tarıma ve kooperatifçiliğe dair çeşitli gazetelerde yayımlanmış yazılarında açıklanan, yıllar geçmesine karşın değerini hiç kaybetmeyen çözüm önerilerine dikkat çekmek için bu yazıların bir kitapta toplanmasının yararlı olacağını düşünmüş. Ayrıca, geçtiğimiz yıl Prof. Dr. Aylin Çiğdem Köne’nin kendisi ile tam zamanında diyebileceğim böyle bir söyleşi yapması, bu düşüncesini eyleme dönüştürmesine vesile olmuş. Bu yeni kitap, Prof. Köne tarafından yapılan söyleşiyi de içine almış ve Mülâyim Hoca’nın yıllardır anlattığı konuları adeta “güncellemiş”. Böylece karşımıza tarımın ve kooperatifçiliğin sorunları ve çözüm önerileri konusunda kısa ve özlü bir yapıt çıkmış.
Türk tarımı nasıl kurtulur konusunda yapılan söyleşi, kitabın ilk bölümünü oluşturuyor. Bu ilk bölümden sonra, Hoca’nın Türk tarımı nasıl kurtulur sorusuna, 1967 yılından günümüze kadar Ulus, Cumhuriyet ve Milliyet gazetelerinde yayımlanmış 32 makalesi ile verdiği yanıtlar yer alıyor.

Neden böyle bir kitap?
Söyleşinin ilk sorusuna verdiği yanıtta Hoca, bu kitabı neden yazdığını özetle şöyle açıklıyor:
“Kooperatifçilik kitabımda (8. baskısı 2019 yılında yapılmış, 595 sayfa) tarımın sorunları ve çözümleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerim var. Ancak, onu sadece öğrenciler ve kooperatifler ile çok yakından ilgilenenler okuyor. Toplumumuz ise genellikle kısa, özet bilgi istiyor. Kapsamlı kaynaklar pek okunmuyor. Bu nedenle, tarımın sorunlarının anlatıldığı 200-300 sayfalık bir kitap çıkarabilir miyim diye düşündüm. İşte bu kitapla bu düşüncemi gerçekleştirmeye çalışıyorum.”
Tarımın sorunlarını çözmede kooperatif örgütlenme neden vazgeçilmez?
Hoca, tarımda kooperatif örgütlenmenin neden vazgeçilmez olduğunu, kendisinin de hocası olan ünlü İtalyan tarım ekonomisi profesörü Arrigo Serpieri’nin sözlerine atıfta bulunarak anlatıyor: “Küçük çiftçiler için kooperatif bu yüzyılın en büyük buluşudur. Eğer kooperatif diye bir araç bulunmasaydı, bu küçük tarım işletmelerinin ayakta durması mümkün değildi.” Bu sözü doğrulamak bakımından, İtalya, Almanya ve Hollanda gibi çoğunlukla küçük aile işletmelerine dayalı tarımı olan ülkelerin tarımlarını kooperatifler yolu ile ayakta tuttuklarını örnek gösteriyor.
Hoca, bu soruya yanıtını Türkiye’ye dönük şu değerlendirme ile bitiriyor:
“Gelir dağılımının düzelmesinin, üreticinin emeğinin karşılığını almasının çözümü tarımsal kooperatifçiliktedir. Bugün olduğu gibi üretici emeğinin karşılığını almazsa köyler terk edilir. Tarımda sadece yaşlılar kalır. Bugün çiftçi nüfusunun ortalama yaşı 58’dir. Kooperatif hareketinin geliştirilmesi gençlerin köyde kalmasını da sağlayacaktır. Dünyada kadınların ve gençlerin kooperatiflerde çalışması ile ilgili önemli çalışmalar var. Birçok üniversitemiz var. Bunlarda benim bildiğim kooperatifçilik ile uğraşan öğretim üyesi sayısı bir kaçı geçmiyor.”
Kooperatiflerin varlığı tarımın sorunlarının çözümü için yeterli mi?
Bu soruya karşılık Mülâyim Hoca, “yeterli değil” diyor ve birim kooperatiflerin başka ülkelerde olduğu gibi üst örgütlerini tamamlamaları ve finansman başta olmak üzere temel sorunlarını çözmüş olmaları gerektiğini söylüyor. Başka ülkelerde tarım ve kooperatifçilik politikasını kooperatifler ve üst örgütleri belirliyor. Bizde ise üst örgütlerin kurulmasında batı ülkelerine kıyasla 100 yıl sonra başlanmış. Üst örgütler finansman desteği olmadığı için etkin olamıyorlar. Yabancı ülkelerin pek çoğunda kooperatif bankaları var. Bizde kooperatiflerin bankaları yok. O nedenle, kooperatiflerin varlığı tek başına tarımın sorunlarını çözmede yetersiz kalıyor.
Tarımsal kooperatiflerin temel sorunları nelerdir ve bu sorunlar nasıl çözülür?
Prof. Dr. Ziya Gökalp Mülâyim çiftçilerin kooperatiflere katılımı, tarımsal kooperatifler ile ilgili istatistikler ve kadın kooperatiflerine ilişkin önemli değerlendirmeler yaptıktan sonra, tarımsal kooperatiflerin temel sorunlarını ele alıyor ve şu 5 sorunun altını çiziyor:
- Finansman
- Üst örgütlenme
- Eğitim ve araştırma
- Mevzuat
- Denetim
Bu sorunların çözümü konusunda da Prof. Dr. Mülâyim sırası ile şunları söylüyor:
Kooperatiflerin finansman sorununun çözümü için sermayesine ve yönetimine kooperatiflerin sahip oldukları bir kooperatifler bankası kurulmalıdır. Kooperatifler bankasının kuruluşunda devlet finansman desteği sağlamalı, buna ek olarak, tarımsal işletmelerin üretici kooperatifleri tarafından kurulmalarına devlet hibe ve uzun vadeli kredilerle destek olmalıdır.
Kooperatiflerin üst örgütlenme sorunu, en önemli temel sorunlardan biridir. Kooperatifler önce bütün dünyada olduğu gibi birim kooperatif olarak başlar. Günümüzde artık birim kooperatiflerin rekabet etme güçleri kalmadı. Birim kooperatif (ürün bazlı bazı istisnalar dışında) büyük oranda alım ve satış yapamaz veya ihracat yapamaz. Kaldı ki tarımsal sanayi için üst örgüt gerekli. Bir birim kooperatifin narenciye, zeytinyağı, süt, et fabrikasının olması mümkün değildir. Bunun için belirli (ihtisas veya) bölge birliklerinin, merkez birliğinin olması gerekli. Özel sektör nasıl büyüyor ise kooperatiflerin de birleşerek büyümeleri (ölçek büyüklüğüne ulaşmaları) gerekir. Dünyada kooperatiflerin üst örgütleri var. Biz ise genellikle hâlâ birim kooperatifler düzeyinde kalmışız. Bizde de üst örgütler (var, ama bunlar) hem zayıf hem de etkisiz. Benim gördüğüm şey, tarımsal kooperatifçiliğin olmazsa olmazı üst örgütlenmedir.
Kooperatiflerin eğitim ve araştırma sorunu, benim temel sorunlar olarak tespit ettiğim sorunların üçüncüsü eğitim ve araştırma sorunudur. Tarımsal kooperatifçiliğin en temel sorunlarından birisi, kitlelerin kooperatif eğitimlerinin olmaması. Kooperatifçiliği çiftçilere eğitim yolu ile anlatmak gerekiyor. Tarımsal kooperatifçilik bir ekonomik hareket. Aynı zamanda sosyal da bir hareket. Bu nedenle, ilkokuldan başlamak üzere üniversiteye kadar kooperatifçilik eğitiminin olması lazım. İlkokulu bitiren bir kişinin kooperatifin ne olduğunu okulda öğrenmiş olması gerekir. Ayrıca, okullarda kooperatifçilik eğitimi olmalı, her kooperatif üst örgütünün de kendi elemanlarını yetiştirmesi lazım. Bunun için her üst örgüt hizmet içi eğitim vermeli. Ayrıca, Türkiye Milli Kooperatifler Birliği’nin tüm kooperatifleri ilgilendiren geniş boyutlu bir Kooperatifçilik Eğitim ve Araştırma Enstitüsüne sahip olması ve bunu devletin desteklemesi gerekir. Kooperatifçilik eğitim merkezlerinin yanı sıra araştırma merkezlerinin de olması lazım.
Mevzuat sorununa gelince; Türkiye’de 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 1969 yılında çıkmıştır. Kooperatifçilik mevzuatımızın asıl sorunu demokratikleşmedir. Türkiye’de iki tür kooperatifçilik var. Biri devlet güdümünde, diğeri ise serbest. Tarım Kredi ve Tarım Satış Kooperatifleri tek parti döneminde çıkmış özel yasaları nedeniyle ta 1935 yılından beri devlet güdümü altındaydı. Daha sonra çıkarılan yasalar ile devlet güdümü (adeta) pekiştirildi, bu kooperatifler adeta birer kamu iktisadi teşebbüsüne dönüştürüldü. Şimdi devlet finansmanı çektiğinden Türkiye’nin en önemli tarım satış kooperatifleri FİSKOBİRLİK, TARİŞ, ÇUKOBİRLİK ihracat yapamıyor. Kooperatifler yasasının serbest olması lazım.
Denetim sorununun çözümüne ilişkin önerileri de şöyle özetleyebilirim. Kooperatiflerde özdenetim yoktur (ya da yetersizdir). Kooperatifçiliğin başarılı olması için etkili bir denetim şart. Etkili bir denetim derken, devletin kooperatiflerin yönetimine asla karışmaması gerekir. Demek ki, denetim sorunu kooperatiflerin demokratik yapılarını bozmadan çözülmeli. Kooperatifler yasamız kooperatif üst örgütlerine kendilerine bağlı kooperatifleri denetleme yetkisi vermiş. Üst örgütlerin denetimi daha sistematik hale getirilebilir ve (buna ek olarak) denetim birlikleri oluşturulabilir.
Prof. Dr. Ziya Gökalp Mülâyim’in bu yeni kitabı Hoca’nın diğer kitaplarını okuyamamış olanlar için bulunmaz bir fırsat. Zira hem “Türk tarımı nasıl kurtulur?” sorusuna gerçekçi ve gerekçeli yanıtlar veriyor hem de tarımsal kooperatifçiliğimizin dünü, bugünü ve yarını hakkında çok önemli değerlendirmeler içeriyor. Kooperatifçiliğimiz açısından önemli bilgiler içeren bu son eserinden dolayı Sayın Prof. Dr. Ziya Gökalp Mülâyim’i ve söyleşiyi yapan değerli arkadaşım Prof. Dr. Aylin Çiğdem Köne’yi içtenlikle kutluyorum.





Türk tarımı nasıl kurtulur ile Türkiye ekonomisi nasıl düze çıkar birbirine sıkı sıkıya bağlı. Bunun nedeni ülkemizin doğal varlıkları, coğrafi konumu, genişliği ve tarihsel/kültürel birikimidir diye düşünürüm. Kooperatifçilik ve araştırma-eğitim üzerinde durmak yerine, fiyatlama ve çiftçi desteklerine takılı kalınmasına şaşıyorum.