Sosyal Ekonomi ile Hasbahçe Sürdürülebilir Sağlıklı Yaşam Vakfı Global Care Allıance ile RIPESS’in Bakımın Sesleri adlı ortak kampanyasına bir mesajla katıldı

Ücretsiz bakım ve ev işleri ile desteğin tanınması, azaltılması, değer verilmesi ve yeniden dağıtılması amacıyla, bakım ekonomisine yatırım yapma ve insan haklarına tam saygı gösterilerek sağlam, dayanıklı, toplumsal cinsiyete duyarlı, engelli dostu ve yaşa duyarlı bakım ve destek sistemleri oluşturma ihtiyacını göz önünde bulunduran Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 24 Temmuz 2023 tarihinde, 29 Ekim’i Uluslararası Bakım ve Destek Günü olarak ilan etmeye karar verdi.

Genel Kurul, bakım ve desteğin önemi ile bunun toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına ve toplumlarımızın ve ekonomilerimizin sürdürülebilirliğine yaptığı temel katkıya ilişkin farkındalığı artırmak ve yatırım yapma ihtiyacını vurgulamak amacıyla, paydaşları Uluslararası Bakım ve Destek Günü’nü her yıl uygun bir şekilde kutlamaya davet etti.

#BakımınSesleri (#VoicesOfCare) kampanyası

Uluslararası Bakım ve Destek Günü’nü kutlamak üzere, RIPESS Kıtalararası Toplumsal Cinsiyet Komisyonu, RIPESS’in de üyesi olduğu Küresel Bakım İttifakı (Global Care Alliance) tarafından başlatılan #BakımınSesleri (#VoicesOfCare) adlı ortak kampanyaya katıldı. Kampanya, bakım sunan ve alan kişilerin deneyimlerine ilişkin farkındalığı artırmayı ve daha adil, daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bakım sistemlerini teşvik etmeyi amaçlıyor.

RIPESS’in katkısı, genellikle göz ardı edilen bir gerçeğe dikkat çekiyor: bakım sorumluluklarını bölgeler arasında aktaran ve yükü özellikle göçmen kadınlar, ev işçileri, topluluk bakıcıları ve Küresel Güney’deki toplulukların omuzlarına yükleyen küresel bakım zincirleri.

Küresel bakım zincirlerinden dayanışmaya dayalı alternatiflere

Kampanya, dünyanın farklı bölgelerindeki kadınların tanıklıkları aracılığıyla, bakım hizmetlerinin düzenlenmesindeki eşitsizliklerin milyonlarca insanı nasıl etkilediğini ve Sosyal Dayanışma Ekonomisi’nin (SDE) hayatı merkeze alan somut alternatifleri şimdiden nasıl oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Öne çıkan girişimler arasında, bakım kooperatifleri, topluluk ağları, kadın dernekleri ve bakım hizmetlerini daha adil, daha demokratik ve daha sürdürülebilir bir şekilde örgütlemenin mümkün olduğunu gösteren diğer kolektif girişimler yer alıyor.

Video  | Sosyal Dayanışma Ekonomisi Yoluyla Bakımı Dönüştürmek

Bakımı önemseyenlerin sesleri üzerine kurulu bir kampanya

Uluslararası Bakım ve Destek Günü vesilesiyle, İspanya, Guatemala, Kamerun, Endonezya ve Türkiye’deki Sosyal Dayanışma Ekonomisi örgütlerinden kadınlar, küresel bakım zincirlerine ilişkin deneyimlerini ve taban düzeyinde halihazırda oluşturulmakta olan alternatifleri paylaştılar.

Türkiye’den RIPESS Kıtalararası Toplumsal Cinsiyet Komisyonu üyesi Sosyal Ekonomi ile Hasbahçe Sürdürülebilir Sağlıklı Yaşam Vakfı kampanyaya katıldı. Aylin Çiğdem Köne ve Ayşe Eyüboğlu Pulhan’ın ortak mesajı Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca olarak yayımlandı.

Neden küresel bakım zincirlerinden bahsetmeliyiz?

Hem insanlara hem de ekosistemlere yönelik bakım çalışmaları, dünya çapında yapısal eşitsizlikleri sürdüren ataerkil, ırkçı ve sınfsal ilişkilerle şekillenmeye devam etmektedir. Tarihsel olarak, bu görevlerin çoğu görünmez kılınmış, karşılıksız bırakılmış ya da güvencesiz koşullar altında yürütülmüştür.

Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) göre, dünya çapında ücretsiz bakım işlerinin %76,2’sini kadınlar yürütmekte ve bu faaliyetlere erkeklerden 3,2 kat daha fazla zaman ayırmaktadır. Ayrıca, 708 milyon kadın, ücretsiz bakım sorumlulukları nedeniyle işgücü dışında kalmaktadır.

Oxfam’ın da işaret ettiği gibi, yaşamı ve ekonomilerimizi sürdürmek küresel bakım zincirlerine bağlıdır: bakım sorumluluklarının farklı bölgelerde ve sosyal konumlarda bulunan kadınlar arasında aktarıldığı ulusötesi ağlar.

Uygulamada, Amerika Kıtası Kalkınma Bankası’nın (IDB) da belirttiği gibi, çoğunluğu kadın olan milyonlarca insan bakım işlerinde çalışmak için göç etmektedir. Bunu yaparken, genellikle kendi hanelerinin bakımını başkalarına devrederek sınırları aşan ağlar oluştururlar. Bu dinamikler, hem varış ülkelerindeki artan bakım talebinden hem de kaynak ülkelerdeki yoksulluk, fırsat eksikliği ve diğer yapısal eşitsizlikler gibi faktörlerden kaynaklanmaktadır.

Küresel bakım zincirleri, bu şekilde, sorumlulukları diğer kadınlara, ailelere ve topluluklara kaydırarak farklı bölgeler arasında eşitsizlikleri yeniden üretmektedir. Göçmen kadınlar ve ev işçileri özellikle savunmasız durumdadır.

Bu bağlamda, bakımı tartışmak aynı zamanda işçi haklarını, göçü, toplumsal cinsiyeti, sosyal adaleti ve yaşamın sürdürülebilirliğini tartışmak anlamına da gelir.

Bu gerçeklik karşısında, Sosyal Dayanışma Ekonomisi kapsamındaki örgütler, kooperatifler ve ağlar, bakımı merkeze alan alternatifleri teşvik etmekte; dayanışma, paylaşılan sorumluluk, iş yerinde onur, demokratik katılım ve sosyal adalete dayalı modelleri desteklemektedirler.

RIPESS’in çağrısı

RIPESS kampanya kapsamında, hükümetlere çağrıda bulunarak; bakım hizmetini temel bir insan hakkı olarak tanımalarını ve bakım hizmetlerinin sağlanması ve örgütlenmesinde Sosyal Dayanışma Ekonomisi’nin rolünü kabul edip güçlendirerek, evrensel, kamusal, toplum temelli ve toplumsal cinsiyete duyarlı kapsamlı bakım sistemlerine doğru ilerlemelerini talep etti.

Çünkü bakım, yaşamı sürdürür. Ve bakımı dönüştürmek, toplumlarımızı dönüştürmek demektir.

Paylaş:
Kategori(ler): Bizden Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir