İklim değişikliğinin en önemli sebebi olan CO2 emisyonlarını minimum değerine düşürmekten başka seçeneği olmayan dünyamız bunu başarabilecek mi? Sorunun yanıtı önemli ölçüde elektrik üretim altyapısı ile ilgilidir. Bilindiği gibi CO2 emisyonlarının en büyük sorumlusu fosil temelli yakıt kullanımıdır. Enerji üretiminde fosil kaynak kullanım oranı çok hızlı bir şekilde azaltılmadıkça CO2 emisyonlarında düşüş beklemek gerçekçi olmayacaktır.

Elektrik Santrallarının CO2 Emisyonları

Sektör bazında incelendiğinde, CO2 emisyonlarında en büyük pay elektrik üretim sektörüne aittir. Dünya, Çin, ABD, Hindistan ve AB-28 için elektrik üretim sektörü kaynaklı CO2 emisyonlarının yıllara göre dağılımı Şekil 1-5’te sunulmuştur. CO2 emisyonlarına ait veriler Uluslararası Enerji Ajansı veri tabanından alınmıştır (IEA, 2021).

Tüm dünya üzerinden değerlendirdiğinde, 1990 yılında toplam CO2 emisyonlarının, %37,2’si elektrik üretim sektöründen kaynaklanmaktadır. Aynı oran 2018 yılında %41,7’ye ulaşmıştır (Şekil 1). 1990-2018 zaman aralığında Çin (Şekil 2) ve Hindistan’da (Şekil 4) toplam CO2 emisyonlarında, elektrik üretim sektörünün payı yıllara göre oldukça yüksek bir artış göstermiştir. Yine aynı dönem için ABD (Şekil 3) ve AB-28’de (Şekil 5) toplam CO2 emisyonlarında, elektrik üretim sektörünün payı azalmasına rağmen, bu azalışın CO2 emisyonlarına çözüm olacak oranlarda olmadığı görülmektedir.

Elektrik Santrallarının Yaş Dağılımları

Tong vd. (2019), Nature dergisinde yayınlanan çalışmalarında, dünya çapında elektrik santrallarının yaş dağılımlarını incelemişlerdir. Bu çalışmaya göre, genel olarak, dünya çapında fosil temelli elektrik santrallarının  gençliği dikkat çekicidir. Dünya çapında, şu anda faaliyette olan kapasitenin %49’u 2004’ten sonra devreye alınmıştır. Çin ve Hindistan’da 2004 sonrası fosil temelli elektrik üretim kapasitesi sırasıyla %79 ve %69’dur. Bu nedenle, Çin ve Hindistan’da kömür tabanlı termik santralların ortalama yaşı (sırasıyla 11,1 ve 12,2 yıl) , ABD ve AB-28’den (sırasıyla 39,6 ve 32,8 yıl) çok daha düşüktür. Buna bağlı olarak daha uzun kullanım ömürleri vardır. Çin’in sanayileşmesi ile birlikte gelen ekonomik büyümesi beraberinde çevresel sorunlara da neden olmuştur. Sonuç olarak, mevcut durumu ile Çin, Dünya’da en yüksek CO2 emisyonlarına sahip ülke konumundadır.

Dünyada mevcut fosil temelli santrallara ek olarak, yeni fosil temelli elektrik santralları planlanmakta, inşasına izin verilmekte veya inşa edilmektedir. 2018 sonu itibariyle, kömür (579 GW), gaz (583 GW) ve petrol (40 GW) yakıtlı santralların önümüzdeki birkaç yıl içinde inşa edilmesinin önerildiğini görülmektedir. Bu yeni santralların yaklaşık %20’si Çin’dedir.

Sonuç

CO2 emisyonlarına önemli katkısı olan fosil temelli elektrik santralları mevcut yapıları ile çalıştırılmaya devam ederlerse iklim değişikliğine önemli katkı yapmaya devam edeceklerdir.

Fosil temelli elektrik santrallarının ömrü ve işleyişi, bu teknolojilerdeki çevresel sorunlara yönelik ilerlemelere (özellikle CO2 emisyonlarının tutulması) bağlı olacaktır. Bununla birlikte yenilenebilir enerji teknolojilerindeki gelişmeler, gelecekte fosil temelli elektrik santrallarının kullanımlarında önemli rol oynayacaktır.

Kaynakça

IEA. (2021). Data and Statistics. Erişim.

Tong, D., Zhang, Q., Zheng, Y. et al. (2019). Committed emissions from existing energy infrastructure jeopardize 1.5 °C climate target. Nature 572, 373–377 . Erişim.


Not: Öne çıkan görsel, Martin FuUnsplash

Kategori(ler): Akademik

2 Yorum

İklim Değişikliğinin Çözümü Elektrik Üretim Altyapısı mı?

  1. Sayın Prof. Dr. Tayfun Büke’yi bu değerli yazısı için kutluyorum. Benim için ve umuyorum ki pek çok kooperatif için de bu yazı yenilenebilir enerji konusunda bir “eye opener” olmuştur. Kooperatifler için, özellikle de tarımsal kooperatifler için yenilenebilir enerji kaynaklarına erişim konusunda teknik ve bilimsel çalışmalar başlatmaları gerekmektedir. Bu konuda AB yenilenebilir enerji kooperatifleri birliği RESCoop ile doğrudan temasa geçebilirler. AB fonlarından yararlanmak için projeler geliştirebilirler. Tayfun Hoca’nın bu süreçte özellikle teknik hazırlıklar konusunda kooperatiflere danışmanlık yapacağı ve yol gösterici olacağına inanıyorum.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim Hüseyin Bey. Belirttiğiniz gibi kooperatifler, RESCoop ya da çeşitli fonlar aracılığıyla yenilenebilir enerji konusunda girişimlerde bulunabilirler ve bulunmalıdırlar da. Teknik konularda her zaman yardıma hazır olduğumu bir kez daha not etmek isterim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir