Günümüz dünyasında insanların temel motivasyonunun rekabet olduğu fikri çoğunluk tarafından benimsenmiş durumda. Gerçekte ise birçok tür gibi insan da hayatta kalmak için işbirliği yapar. Hücrelerimiz bile işbirliği ile çalışıyorsa eğer, işbirliğine dayalı ekonomik faaliyetler yürüten kooperatifler düşündüğümüzün aksine bize uzak ya da yabancı olmasa gerek.
Siz bir kooperatifisiniz; işte bunun bilimsel nedeni
Colin Talbot, evrimsel biyolog Martin Nowak’ın Supercooperators adlı eserini değerlendiriyor
Hayır, siz bir kooperatif üyesi değilsiniz fakat bu yazıyı okuyorsanız büyük bir olasılıkla en az bir hatta birkaç kooperatife üye olabilirsiniz. (Ben şu anda yaklaşık 7-8 kooperatife üyeyim).
Söylemek istediği şey sizin, bir insan kişisi olarak, aslında bir kooperatif olduğunuzdur. Bu fikir evrim biyoloğu Martin Novak’ın Supercooperators kitabını tekrar okurken aklıma geldi.
Nowak, vücudumuzdaki milyarlarca hücrenin birbirleriyle rekabet halinde daha fazla çoğalmak için çalışmadığını belirtiyor. Aksine, çoğalmalarını ve işlevlerini sınırlayarak işbirliği yapıyorlar ve organlarımızı oluşturuyorlar. Hepsi birlikte bizim “biz” olarak varlığımızı sürdürmemizi sağlıyorlar. Eğer işbirliğini kesip çoğalmalarını ve işlevlerini sınırlamayı bırakırlarsa, biz bunu kanser olarak adlandırılıyoruz. Ve bu, bizi “biz” olmaktan alıkoyabilir.
Ve biz sözcüğün geniş anlamıyla kooperatifiz çünkü insan vücudu sadece insan hücrelerinden oluşmaz. Bazı tahminlere göre, 70 kg ağırlığındaki normal bir yetişkinin vücudu yaklaşık 30 trilyon insan hücresinden ve yaklaşık 38 trilyon bakteriden oluşur (ancak bakteriler toplam kütlemizin sadece %0,3’ünü [0,2 kg] oluşturur). Bu bakterilerin çoğu “iyi” bakterilerdir; onalar bizim yaşamamıza yardımcı olur, biz de onların.
Charles Darwin hayatta kalma ve soyunu sürdürme rekabetinin yaşamın evriminin temeli olduğunu ortaya koydu. Ancak rekabet, evrimi yönlendiren tek faktör değil, hatta baskın faktör bile değil. Hayatta kalmak için rekabet etmek amacıyla işbirliği yapmak da önemli bir faktördür.
Nowak’ın canlılar arasındaki işbirliğinin her yerde mevcut olduğuna dair şu sözlerini aktarmakta fayda var:
“Her türden ve her karmaşıklık düzeyinden canlılar yaşamak için işbirliği yapar. İlk bakterilerden bazıları zincirler oluşturur ve her canlı filamentteki belirli hücreler, komşularını azotla beslemek için ölür. Bazı bakteriler, aslan sürüsünün bir antilobu köşeye sıkıştırmak için birlikte avlanması gibi, gruplar halinde avlanır; karıncalar tarımdan mimariye ve yön bulamaya kadar karmaşık sorunları çözebilen ve milyonlarca bireyden oluşan toplumlar oluşturur; arılar kovanın iyiliği için yorulmadan polen toplar; köstebek sıçanları lifli kökleri sindirmek için lezzetli bir ikinci şans sunarak dışkılarını diğer köstebek sıçanlarının yemesine cömertçe izin verir; mirketler ortak yuvalarını korumak için hayatlarını tehlikeye atar.”
İnsanlara bakarsak, bana göre rekabet için işbirliği yapmanın en güzel örneği takım sporlarıdır, özellikle de futbol. 11 oyuncudan oluşan iki takım en fazla golü atarak maçı kazanmak için rekabet eder. Ancak, sadece rekabeti görürseniz, futboldaki işbirliğinin daha büyük hikâyesini kaçırırsınız.
Birincisi ve en bariz olanı, takım arkadaşları arasında işbirliği vardır. Futbol genellikle “güzel oyun” olarak adlandırılır. Bunun nedeninin, iyi oynayan bir takımın oyuncuları arasındaki güzel işbirliği olduğunu düşünüyorum. Onlar, bir grup bireyden ziyade, neredeyse tek bir organizma gibi görünürler. (Bu, futbol takımları içinde de rekabet olmadığı anlamına gelmez, örneğin, takıma seçilmek için yarışmak gibi).
İkincisi ve pek de belirgin olmayanı, iki takımın birbirleri ile rekabet ederken aynı zamanda, oyunun kurallarını (saha ve kalelerin boyutu, oyun süresi, davranış kuralları, korkunç ofsayt kuralı, vs.) kabul ederek işbirliği yapmasıdır. Aslında, kurallar üzerinde işbirliği olmasaydı gerçek bir rekabet de olmazdı; bir mahalle kavgasından başka bir şey olmazdı.
Çoğumuzun işbirliğinden çok rekabeti görmeye koşullandırılmış olmasının bir nedeni, Darwin’in ve evrim teorisinin yanlış yorumlanmasıdır. Darwin’in bazı takipçileri evrimdeki rekabet unsurunu aşırı vurgulamışken, Darwin’in kendisi işbirliğinin ve sosyal türler için “grup seçilimi” olarak bilinen kavramın önemini kabul etmiştir. Bu konuya birazdan daha ayrıntılı olarak değineceğiz.
Supercooperators kitabında Nowak, özellikle insanlar ve diğer bilinçli türler arasında yaygın olan işbirliğinin doğasını açıklamaya çalışıyor. Başka mekanizmalar da olabilir ancak Nowak, beş ana mekanizma olduğunu öne sürüyor.
Birincisi, akraba seçilimi veya akraba fedakârlığıdır. Bu, insanların, akrabalıklarının yakınlığına (ve dolayısıyla kaç tane genlerini paylaştıklarına) bağlı olarak, kendi hayatları pahasına olsa bile akrabalarına yardım etmeyi tercih etme eğiliminde oldukları fikridir. Darwin’i popülerleştirenlerden biri olan JBS Haldane, “İki kardeşim veya sekiz kuzenim için canımı veririm.” diyerek bunu güzel bir şekilde özetlemiştir.
Sonraki üç mekanizma karşılıklılık yani, bir başkası için fedakârlık yapmak ve onun bir gün bu iyiliğin karşılığını vereceğini ummakla ilgilidir. Nowak üç tür karşılıklılık belirler:
- doğrudan, kişiden kişiye, kısasa kısas işbirliğine dayalı değiş tokuş;
- dolaylı veya itibara dayalı karşılıklılık yani, bireysel cömertlik eylemleri diğerlerinin işbirliği yapma istekliliğinin artmasıyla karşılanır;
- ve ağ karşılıklılığı yani, alt grupların işbirliği davranışları geliştirdiği durum.
Nowak’ın listesinde son sırada “grup seçilimi” var. Bu fikir Darwin’den çıkmıştır, ancak zamanla popülerliğini kaybetmiştir. Bu, aslında “çok düzeyli seçilim” olarak adlandırılan özel bir durumdur. Bu kavram, seçilim baskılarının popülasyonları birçok düzeyde etkilediği fikrine dayanmaktadır. Genler, evet. Ama aynı zamanda gen grupları, bireyler, sosyal gruplar ve hatta tüm türler. Örneğin, gen düzeyinde yavaş bir evrim, dinozorları kurtaramazdı. Ani bir çevresel değişiklik (Dünya’ya çarpan bir meteor) nedeniyle, birdenbire birçok tür en çok uyum sağlayan tür olmaktan çıktı.
İnsanlar, küçük gruplar halinde evrimleşen sosyal hayvanlardır. Ve Neandertal kuzenlerimiz gibi tüm türler de dâhil olmak üzere insan evrimini şekillendiren bu grupların hayatta kalmasıydı. Afrika’da “bir çocuğu yetiştirmek için bir köy gerekir” diyen atasözü bu fikri çok iyi yansıtmaktadır. Nowak, bunun insanlığın süper gücü olduğunu savunuyor: Sosyal grupların bireyleri ve çeşitli üyeleri arasında başka hiçbir yerde görülmeyen düzeyde bir işbirliği. Ve en önemlisi bu, insanlığın yenilikçiliğini ve yaratıcılığını açıklayan faktördür.
Nowak şöyle diyor: “İnovasyonun temelinde rekabet değil, işbirliği yatmaktadır. Yaratıcılığı harekete geçirmek ve insanları özgün fikirler üretmeye teşvik etmek için sopayla korkutmak yerine havuçla cezbetmek gerekir. İşbirliği, hücrelerden çok hücreli canlılara, karınca yuvalarından köylere ve şehirlere kadar evrim boyunca yaratıcılığın mimarı olmuştur.
“İşbirliği olmadan evrimde ne yapı ne de karmaşıklık olabilir.”
Not 1: Colin Talbot’un 7 Şubat 2026 tarihinde The Coop News’te yayımlanan “You are a co-operative – and here’s the scientific reason why” başlıklı yazısı Aylin Çiğdem Köne tarafından çevrilmiştir. Erişim
Not 2: Öne çıkan görsel Dibakar Roy — Unsplash