Gıda seçimlerimizin “karbon ayak izimiz” üzerinde önemli bir etkisi olduğuna dair artan bir tüketici duyarlılığına tanık oluyoruz. Bu duyarlılık yersiz değil. Gıda tedarik zinciri, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %26’sından sorumlu (Ritchie, 2019). Bu gerçek karşısında, gıda tüketimimizden kaynaklanan karbon ayak izimizi gerçekten azaltmak için neler yapabiliriz?  Ya da soruyu farklı soralım: Tükettiğimiz gıda ürünlerinin türü, karbon ayak izimizi azaltmada ne kadar önemlidir?

Gıda Ürünlerinden Kaynaklanan Sera Gazı Emisyonları

Joseph Poore ve Thomas Nemecek (2018), Science dergisinde yayınlanan çalışmalarında küresel gıda sistemlerinin sera gazı emisyonlarına ait meta analizinden elde edilen verileri sunmuştur. Veriler, 119 ülkedeki 38.700 ticari çiftlikten gelmektedir. Söz konusu çalışmanın bulgularına göre gıda tedarik zinciri boyunca ortaya çıkan sera gazı emisyonları Tablo 1’de sunulmuştur (Ritchie, 2020).

Kanada’da üretilen buğdayın yolculuğu

Tablo 1’de, her ürün için, gıda tedarik zincirindeki (Arazi kullanım değişikliği, Hayvan yemi, Çiftlik aşaması, İşleme, Taşıma, Paketleme ve Perakende) tüm aşamalara ait sera gazı emisyon değerlerini görebilirsiniz.  Burada, karbondioksit eşdeğer (CO2-eşd.) birimi, sera gazı emisyonuna neden olan karbondioksit (CO2) yanında metan (CH4) ve diğer sera gazlarını da kapsar. Sera gazı emisyonları, maksimum 60 kg CO2-eşd. (1 kg başına sığır eti için) ile minimum 0,2 kg CO2-eşd. (1 kg başına fındık için) aralığında değişmektedir. Genel olarak, hayvansal gıdalar, bitkisel gıdalardan daha fazla sera gazı emisyonuna neden olmaktadırlar.

Tablo 1. Gıda Ürünleri Sera Gazı Emisyonları (kg CO2-eşd./kg)

Gıda Ürünü Arazi kullanım değişikliği Hayvan yemi Çiftlik aşaması İşleme Taşıma Paketleme Perakende Toplam
Sığır Eti (Et sığırı besiciliği) 16,3 1,9 39,4 1,3 0,3 0,2 0,2 59,6
Kuzu ve Koyun Eti 0,5 2,4 19,5 1,1 0,5 0,3 0,2 24,5
Peynir 4,5 2,3 13,1 0,7 0,1 0,2 0,3 21,2
Sığır Eti (Süt ineği besiciliği) 0,9 2,5 15,7 1,1 0,4 0,3 0,2 21,1
Bitter Çikolata 14,3 0,0 3,7 0,2 0,1 0,4 0,0 18,7
Kahve 3,7 0,0 10,4 0,6 0,1 1,6 0,1 16,5
Karides (Çiftlik) 0,2 2,5 8,4 0,0 0,2 0,3 0,2 11,8
Kanatlı Eti 2,5 1,8 0,7 0,4 0,3 0,2 0,2 6,1
Zeytin Yağı -0,4 0,0 4,3 0,7 0,5 0,9 0,0 6,0
Soya Yağı 3,1 0,0 1,5 0,3 0,3 0,8 0,0 6,0
Balık (Çiftlik) 0,5 0,8 3,6 0,0 0,1 0,1 0,0 5,1
Yumurta 0,7 2,2 1,3 0,0 0,1 0,2 0,0 4,5
Pirinç 0,0 0,0 3,6 0,1 0,1 0,1 0,1 4,0
Ayçiçek Yağı 0,1 0,0 2,1 0,2 0,2 0,9 0,0 3,5
Süt 0,5 0,2 1,5 0,1 0,1 0,1 0,3 2,8
Yulaf Ezmesi 0,0 0,0 1,4 0,0 0,1 0,1 0,0 1,6
Buğday ve Çavdar (Ekmek) 0,1 0,0 0,8 0,2 0,1 0,1 0,1 1,4
Domates 0,4 0,0 0,7 0,0 0,2 0,1 0,0 1,4
Pancar 0,0 0,0 0,5 0,2 0,6 0,1 0,0 1,4
Çilek ve Üzüm 0,0 0,0 0,7 0,0 0,2 0,2 0,0 1,1
Bezelye 0,0 0,0 0,7 0,0 0,1 0,0 0,0 0,8
Soğan ve Pırasa 0,0 0,0 0,2 0,0 0,1 0,0 0,0 0,3
Kök Sebzeler 0,0 0,0 0,2 0,0 0,1 0,0 0,0 0,3
Elma 0,0 0,0 0,2 0,0 0,1 0,0 0,0 0,3
Patates 0,0 0,0 0,2 0,0 0,1 0,0 0,0 0,3
Fındık1 -2,1 0,0 2,1 0,0 0,1 0,1 0,0 0,2
İlgili İçerik:   Kargo-Bisiklet Düzenlemesi Alternatif Ekonomi Yaratıyor

1Fındık ve zeytin ağaçlarının arazi kullanım değişikliği rakamları negatiftir. Çünkü bu ağaçlar ekili arazilerin yerini almaktadır ve karbonu depolamaktadır.

Arazi Kullanımı ve Çiftlik Aşamalarının Sera Gazı Emisyonuna Katkısı

Gıda ürünlerinin taşıma aşaması gıda tedarik zincirine ait toplam sera gazı emisyonlarının küçük bir oranını oluşturmaktadır. Bu durum gıda tedarik zincirindeki işleme, paketleme ve perakende işlemleri için de geçerlidir.

Sığır eti, kuzu ve koyun eti, peynir ve bitter çikolata gibi en büyük sera gazı emisyon değerlerine sahip gıda ürünlerinde, emisyonlar genellikle arazi kullanımı değişikliği ve çiftlik aşaması süreçlerinden kaynaklanmaktadır. Arazi kullanımı ve çiftlik aşaması sera gazı emisyonları, sığır eti (et sığırı besiciliğinden gelen) ve bitter çikolatada toplam sera gazı emisyonlarının  %90’dan fazlasını oluşturmaktadır.

Et tüketimi, yerel ya da değil, sera gazı emisyonuna en fazla katkıyı yapmaktadır. Dolayısıyla, sığır etini ister hemen yandaki çiftçiden ister çok uzaklardan satın alın, karbon ayak iziniz önemli miktarda değişmez. Karbon ayak izinizi büyüten asıl unsur, etin taşınması değil et yemenin kendisidir. Başka bir ifadeyle, ne yediğimiz, gıdanın kaynağından daha önemlidir. Ancak bu karşılaştırmanın salt sera gazı emisyonu açısından yapıldığını ve yerel gıdanın olası yararlarını dikkate almadığını bir not olarak eklemek isterim.

Seracılığın Sera Gazı Emisyonlarına Katkısı

Yerel ancak mevsim dışı gıdalarla beslenmek sera gazı emisyonlarını artırabilir. Örneğin, İsveç’teki seralarda üretilen domatesler, mevsiminde üretildikleri Güney Avrupa’dan domates ithal etmekten 10 kat daha fazla enerji kullanmıştır (Carlsson-Kanyama vd., 2003). Hospido vd. (2009)  İspanyol marulunun kış aylarında İngiltere’ye ithalatının, yerel olarak üretmekten 3 ila 8 kat daha düşük sera gazı emisyonu ile sonuçlandığını öngörmektedir.

Hava Yolu ile Taşınan Gıdalar

Gıda tedarik zincirinde, taşımanın etkisi çoğu ürün için küçüktür. Ancak hava yoluyla taşıması yapılan bazı gıda ürünleri için sera gazı emisyonları yüksek olabilir. Örneğin, deniz yoluyla soğutmalı gıda taşımasında ton km başına 23 g CO2-eşd. emisyon gerçekleşirken; hava yoluyla soğutmalı gıda taşımasında bu değer ton km başına 1.130 g CO2-eşd.’dir (Ritchie, 2020). İki taşıma yolu aradasındaki fark yaklaşık 50 kattır. Neyse ki çok az sayıda gıda ürünün taşıması hava yolu ile yapılmasıdır. Bu ürünler, genellikle hasat edildikten kısa süre sonra yenilmeleri gereken ürünlerdir.

Özetle, gıda tüketiminizden kaynaklanan karbon ayak izinizi azaltmak istiyorsanız işte size dört maddelik bir rehber:

  1. Daha az et ve süt ürünleri tüketmek
  2. Bitkisel alternatiflere geçmek
  3. Çok kısa raf ömrüne sahip olan ve uzun bir yol kat eden gıdalardan kaçınmak
  4. Mevsime özgü ürünlerle beslenmek
Kategori(ler): Akademik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir