Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi’nin Türkiye’de Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlenmesi: Yasal ve Yapısal Stratejiler Raporu, 15 Eylül 2022 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen etkinlikte tanıtıldı ve rapor bulguları kamuoyu ile paylaşıldı.

ILO Türkiye Ofisi’nin Kooperatifçilik Raporu Kadınların Kooperatifler Aracılığıyla Güçlenmesi için Strateji Önerileri Sunuyor

Dr. Ayşe Gönüllü Atakan ve Dr. Aslı Çoban, raporu hazırlarken, doküman incelemesinin gerçekleştirildiği bir masa başı çalışması ve kooperatifçilik hareketi ile ilişkili uzmanlar ve kooperatiflerin kadın temsilcileri ile görüşmeler yapmışlar.

Rapor, dört bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, kooperatifçilik ilkeleri ve uluslararası düzenlemeler özetlendikten sonra kooperatiflerin kadınların güçlenmesine yönelik potansiyelleri gözden geçiriliyor. Sözkonusu potansiyeller; ekonomik güçlenme, çalışma koşullarında iyileşme ve sosyal güçlenme olarak üç başlık altında toplanmış. Araştırmacılar, kadınlar ve kooperatifler arasındaki ilişkilerin kadının güçlenmesine hizmet eder şekilde düzenlenmesi konusunun üç boyutu olduğunu ileri sürüyorlar: (1) Yerel kadın örgütleri olarak kadın kooperatiflerinin[i] güçlenmesi, (2) Ekonomik yaşantının katılımcıları olarak kadınların kooperatiflerde güçlenmesi ve (3) Kooperatif faaliyetlerinin yararlanıcısı ve kooperatifte işçi olarak kadınlar – Kadınların kooperatif hizmetleri aracılığıyla güçlenmesi.

İkinci bölüm, Türkiye’de kadın kooperatiflerinin durumuna ve sorunlarına (örgütsel, finansal, yapısal ve yasal) ayrılmış. Araştırma kapsamında görüşülen kooperatif paydaşları ve temsilcilerinin kadın kooperatiflerinin güncel sorunlarına ilişkin tespitleri de rapora aktarılmış.

Strateji Önerileri

Üçüncü bölüm mevzuat yolu ile Türkiye’de kadın kooperatiflerinin ve kooperatiflerde ve kooperatifler yolu ile kadınların güçlenmesinde izlenebilecek dört strateji önerisi sunuyor. İlk iki strateji, kapasite sorunları olan kooperatif girişimlerinin, geçici düzeyde “ön- kooperatif statüsü” ile ve küçük kooperatiflerin ölçek kriterine dayalı şekilde sürekli olarak “basitleştirilmiş kooperatif mevzuatı” yolu ile desteklenmesini esas alan iki öneriye dayanmakta. Bu stratejiler, Türkiye’deki kadın kooperatiflerinin kapasite ve sürdürülebilirlik sorunları yaşayan, az ortaklı, düşük sermayeli, küçük işlem hacmi ve ciroya sahip, yerel ölçekte etkinlik gösteren birer işletme profiline sahip olmasından hareketle oluşturulmuş. Bu düzenlemelerden kadın kooperatifleri kadar, benzer özelliklere sahip diğer kooperatiflerin de faydalanabileceği öngörülüyor. Üçüncü strateji ise, işçi kooperatifi ve sosyal kooperatif gibi bazı kooperatif tiplerine yönelik özel yasal düzenlemeler yapılmasını önermekte. Dördüncü strateji ise tüm kooperatiflerin cinsiyet dengesi kriterine dayalı olarak bir teşvik sistemi içerisinde yer almasını, karma ve ana-akım kooperatiflerde kadınların temsilinin ve etkinliğinin güçlendirilmesini tavsiye ediyor.

Kurumsal Çözüm Önerileri

Raporda yer verilen kurumsal çözüm önerileri şunlar:

  • Kadın kooperatiflerinin olası sektörel gelişme alanlarının dikkate alınması: Çocuk, engelli, yaşlı, hasta vb. bakım alanlarında ve ev hizmetlerinde ayrıca, enerji, taşımacılık, teknoloji, gıda vb. gibi alanlarda da kadınların kooperatifleşmesinin teşvik edilmesi.
  • Kadın kooperatifleri ve kooperatifçilikte kadınların durumunu takip etmeye olanak sağlayacak cinsiyet temelinde ayrışmış istatistik veri üretilmesi.
  • Kadınların kooperatifler aracılığı ile temel yeterliliklerin ötesinde gelişmiş yeterlilikler edinmelerini hedefleyen stratejik araştırma ve planlama faaliyetleri geliştirilmesi.

Varlığını Koruyan Sorunlar

Son on yıldır giderek daha fazla gündeme yerleşen ve kadının güçlenmesindeki rolü birçok paydaş tarafından kabul gören kadın kooperatiflerinin desteklenmesine yönelik hem uluslararası hem de ulusal düzeyde politika çerçeveleri oluşturuluyor, araştırmalar yapılıyor ve eğitim, iletişim ağı ve platformlar yoluyla kadınlara ait kooperatiflerin varlıklarını güçlü bir şekilde devam ettirebilmeleri için yoğun çaba harcanıyor. Buna karşın, raporda atıf yapılan çalışmalarda (KEİG, 2015; Duguid, Durutaş & Wodzicki, 2015; KEİG, 2018) tespit edilmiş olan sorunların neredeyse aynen sürdüğünü görmek bu çabaların sorgulanmasını gerektiriyor. Bundan başka, kadın kooperatiflerinin bilinirliği ve kooperatifçilik hareketi ile ilişkilerinin geliştirilmesi üstünde durulması gerekliliği de not edilmeli.

Raporun tamamına buradan, rapordan öne çıkan başlıklara ise buradan ulaşabilirsiniz.


[i] Rapor, kadın kooperatiflerini, kadınlar tarafından kurulan ve ortaklarının tamamı kadın olan yerelde kadınların çoklu ihtiyaçlarına cevaplar geliştirmek için oluşturdukları öz-örgütlenmeler olarak tanımlamakta.

Kategori(ler): Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.