Kentlerde Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK)’nin kullanımı, Avrupa Birliği tarafından benimsenen strateji doğrultusunda emisyon azaltma hedefine ulaşmada önemli bir unsur olarak kabul edilmektedir. Corrado Schenone ve Ilaria Delponte’nin (2021), 10 kentin Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı’nı YEK kullanımı açısından inceleyen çalışması, kentlerdeki yenilenebilir enerji planlamasının gerçek rolünü ve benimsenen stratejilerin yeterliliğini anlamayı amaçlamaktadır.

Kentlerin Seçimi

Örneklem seçiminde, enerji eylem planlarında belirtilen YEK uygulanmalarını etkileyen iklim özellikleri ve kent nüfusu kriterleri esas alınmıştır. Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi girişiminde yer alan kentler arasından seçilen 10 kentin iklim alanları Köppen iklim sınıflandırma sistemi (A: Tropikal/megatermal, B: Kuru (çöl ve yarı kurak), C: Sıcaklık/mezotermal, D: Karasal/mikrotermal, E: Kutup) ile tanımlanmıştır. Örneklemi oluşturan kentler iklim sınıfları ve nüfuslarına göre Tablo 1’de sunulmuştur.

Tablo 1. Kentlerin iklim sınıfları ve nüfusları

Kent (Ülke) İklim Sınıfı Nüfus (Kişi)
Birmingham (İngiltere) C 1.111.3000
Kaunas (Litvanya) D 378.943
Genova (İtalya) C 582.470
Cordoba (İspanya) B 320.609
Ostrava (Çekya) D 299.622
Chernivtsi (Ukrayna) D 253.843
Al Khalil (Ürdün) C 167.000
Ashmyany (Belarus) D 14.269
Kranj (Slovanya) D 36.874
Furstenfeldbruck (Almanya) C 33.588

Yenilenebilir Enerji Kullanımı Sonucu Emisyonlarda Azalma

İncelemeye konu olan kentlerde YEK kullanımı sonucu elde edilen emisyon azalmaları Tablo 2’de sunulmuştur. Kentlerin emisyonlarındaki azalma oranları arasında çok büyük farklar vardır; örneğin, bu oran Ostrava’da %5 iken Birmingham’da %84’tür. Sadece yenilenebilir enerji kaynaklarından beklenen etki değil, aynı zamanda bunların karışımı da kentten kente büyük ölçüde değişmektedir. Her belediyenin yenilenebilir enerji kaynaklarının potansiyelinden yararlanma biçimi farklıdır ve YEK kullanımları da buna göre değişmektedir.

Tablo 2. Yenilebilir enerji kullanımı sonucu emisyonlardaki azalma

Kent (%)
Birmingham 84,0
Kaunas 18,5
Ashmyany 54,2
Ostrava 5,0
Furstenfeldbruck 7,1
Chernivtsi 24,0
Kranj 8,8
Genova 62,2
Cordoba 64,0
Al Khalil 57,2

Seçili kentlerde, genel olarak, YEK’in bağımsız kullanımı rüzgâr çiftliklerinde ve hidroelektrik santrallerinde oldukça yaygındır. Fotovoltaik sistemler büyük ölçüde bina sektöründe ve içilebilir evsel su temininde kullanılmaktadır.

Birmingham’da fotovoltaik sistemler elektrik üretmek için güneye bakan çatılara kurulurken, ısı üretimi için gaz kazanları yaygın olarak kullanılmaktadır. Ashmyany’de güneş enerjisi sistemlerinin çatı üzerinde kullanımı yalnızca kamu sektöründe söz konusudur. Buna karşılık, Furstenfeldbruck’ta güneş enerjisi santralleri toplam belediye talebinin %10’unu karşılamaktadır.

Birmingham biyokütle ve atık açısından ilginç bir örnektir. 2004 yılından bu yana Birleşik Krallık’ın en büyük fotovoltaik santraline sahip olsa da, yerel elektriğin bir kısmı bir atık yakma tesisinde üretilmektedir. Kaunas için biyokütle (atık ve odun) bağımsız bir kaynak olarak kabul edilmekle kalmamakta, aynı zamanda binalara biyoyakıt kazanları entegre edilmektedir. Biyokütle, bir arıtma tesisinin modernize edildiği ve arıtmadan elde edilen atığın ısı üretimi için kullanıldığı Chernivtsi için de önemli bir kaynaktır. Ashmyany ve Ostrava biyokütleyi kombine ısı üretimi için bir kaynak olarak kullanmayı planlarken, Kranj’da okullar ve kamu binaları için odun kazanları planlanmaktadır.

Mikro hidroelektrik santrallar, eylem planlarında yeni tesislerin öngörülmediği ancak yalnızca mevcut olanların modernizasyonunun öngörüldüğü Furstenfeldbruck, Kranj ve Cenova’nın eylem planlarında dikkate alınmıştır.

Entegre jeotermal projeler hesaba katıldığında, Birmingham eylem planında, potansiyel olarak tüm şehirde jeotermal enerji kullanımı planlanmıştır. Ashmyany’nin jeotermal enerjide hiç iyi bir potansiyeli yoktur, ancak tarım sektöründe deneysel bir tesis faaliyet göstermektedir. Chernivtsi benzer bir durumdadır, ancak yine de toprağın kıt ısısını çıkaran ve bunu bina ısıtma sistemlerine ileten jeotermal pompaları teşvik etmektedir. Koşullar pek uygun olmasa da Kranj, otobüs istasyonunun etrafındaki geniş bir alana hizmet veren ve çok sayıda tesisi kapsayan bir jeotermal sistemi hayata geçirilmiştir.

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Enerji Üretimi

Kişi başına YEK üretiminin katkısı göz önüne alındığında Tablo 3, YEK kullanımının oldukça düşük olduğunu ve birkaç sektörde (bina ve ısıtma/soğutma sektörleri) yoğunlaştığını göstermektedir. YEK kullanımı ile elektrik üretimi genel olarak düşüktür.

Tablo 3. SEAP sektörlerinde YEK’ten kişi başına enerji üretimi (kWh/kişi.yıl)

Kent Bina Ulaşım Elektrik Isıtma/Soğutma
Birmingham 0,1
Kaunas 0,36
Cordoba 0,38
Ostrava 0,03 1.4
Al Khalil 0,37 0.35
Ashmyany 0,9 0,4
Kranj 1,0 0.01
Furstenfeldbruck 0,91 0.82 0.84

Ashmyany bölgesinin %34’ü ormanlarla, %53’ü ise tarım alanlarıyla kaplıdır. Odun ve biyokütle, eski enerji ağları ve tesisleri aracılığıyla olsa da yerel elektrik üretiminde, binalarda ve ulaşımda kullanılmaktadır.

Benzer şekilde, Ostrava’da da ısıtma/soğutma üretim karışımında fosil yakıtlar kullanılmaktadır. Ancak aynı zamanda biyokütle, termal güneş enerjisi ve kısmen yenilenebilir elektrikle beslenen ısı pompaları gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılmaktadır.

Fürstenfeldbruck 2005 gibi erken bir dönemde, elektrik üretimi için hidroelektrikten ve fotovoltaikten (%6) faydalanmıştır; kombine ısı üretiminden (%14) güçlü bir bileşen elde etmiştir. Isıtma/soğutma üretiminin %6’sı kombine ısı üretimi tarafından karşılanmaktadır.

Kranj özellikle ısı üretiminde biyokütle kullanmakta, fotovoltaik ve hidroelektrik enerjiden elektrik üretmektedir.

Cordoba’da, biyokütle ve termal güneş oldukça gelişmiştir, Al Khalil’de ise özel ve kamu sektörleri arasındaki işbirliği sayesinde tüm kamu tüketiminin yaklaşık %64’ü güneş termal santralı tarafından karşılanmaktadır, bu da kenti Orta Doğu şehirleri arasında YEK açısından en üst sıraya yerleştirmektedir.

Kaunas, Nemunas ve Neris nehirlerinin birleştiği yerde bulunan ve Litvanya’nın toplam talebinin %4,4’ünü karşılayan bir hidroelektrik santralinden yararlanmaktadır. İklim koşulları ve peyzaj Ashmyany ile benzer olmasına rağmen Kaunas, kombine ısı üretimde doğal gaz ve biyogaz kullanmaktadır.

Politika Çıkarımları

Kentlerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını azaltabilecek etkili bir yerel dağıtık üretim sistemine ulaşmak için kentsel alanlarda yenilenebilir enerji kaynaklarının rolünün artırılması gerektiği yönünde genel bir kanı bulunmaktadır. Ancak, bunu başarmak için izlenecek strateji net değildir. Belediye Başkanları Sözleşmesi ve Sürdürülebilir Enerji Eylem Planları yenilenebilir kaynakların kullanımı politikalarının teşvik edilmesi bakımından çok önemli bir girişimlerdir. Ancak, burada özetlediğimiz çalışma, bazı kritik sorunları ortaya koymakta ve bunların üstesinden gelmenin yollarını göstermektedir.

Öncelikle, analizler, yenilenebilir enerji kaynaklarının olası kullanımı bağlamında kentsel enerji planlamasının, bölgenin veya kentsel alanın özelliklerini yorumlama konusunda şu anda yetersiz bir kapasiteye sahip olduğunu göstermektedir. Başka bir deyişle, yararlanılacak yenilenebilir enerji kaynaklarının seçimi, enerji üretim potansiyellerinin değerlendirilmesiyle desteklenmemekte, bunun yerine geçici nedenlere, ara sıra ortaya çıkan fırsatlara ve her durumda bilimsel temele dayanmayan kriterlere göre şekillenmektedir. Ayrıca, kararlar bazen yerel elektrik ve ısı üretimine yeterince uyarlanmamış ulusal politikalar tarafından yönlendiriliyor gibi görünmektedir. Bu şekilde, kentsel bağlamda bulunan potansiyel boşa harcanmakta ve değerlendirilmemektedir. Ancak bölgelerin enerji potansiyeli yeterli ve derinlemesine analiz edildiğinde, farklı yenilenebilir enerji türleri uygun şekilde değerlendirilebilir.

Bir diğer kritik unsur, yenilenebilir enerji kaynaklarının büyümesi için tahsis edilen finansal kaynakların fiili miktarıdır. Bu finansman, planlanan faaliyetlerin etkin bir şekilde geliştirilmesini veya zamanında uygulanmasını sağlamak için genellikle yetersiz kalmaktadır. Bir başka sorun ise her ülke için farklı şekillerde ve çeşitli etkilerle ortaya çıkan düzenleyici çerçeve olup, bu çerçeve kentsel alanlarda yenilenebilir enerji kaynaklarının uyumlu ve etkin bir şekilde gelişmesini kesinlikle desteklememektedir. Bu nedenle, yenilenebilir enerji kaynaklarının potansiyelinden yararlanılması ile bunların bugün kentsel alanlarda oynadığı fiili rol arasında bir uçurum bulunmaktadır.

Daha etkili bir politika aşağıda sıralanan unsurlar aracılığıyla işleyebilir:

  • Üretim potansiyellerinin önleyici analizi
  • Farklı seçenekler arasında seçim yaparken net öncelik kriterleri
  • Enerji hedeflerine ulaşmak için ortak bir şekilde kesin stratejiler ve sorumluluklar belirlemek üzere idari düzeyler arasında daha iyi koordinasyon
  • İzin düzenlemelerinin basitleştirilmesi
  • Kolaylaştırma politikasına yatırım
  • Elde edilen sonuçların ve sinerjilerin zamanında izlenmesi
  • Planların elde edilen başarı ve başarısızlıklara göre ayarlanması yoluyla dinamik planlama yönetimi

Not: Öne çıkan görsel, Phil WildPixabay

Kategori(ler): Politika

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir