2008 krizinden sonra, öğrencilerin kaygılarından doğan grup, iktisatçıların eğitimini yeniden şekillendirdiklerini söylüyor
2008 küresel finansal krizinin etkileri tüm dünyada yankılanırken, ABD’deki Harvard Üniversitesi’nde bir grup öğrenci, “sorunlu ve etkinsiz bir ekonomik eşitsizlik sistemini” sürdüren “dar ve sınırlı bir bakış açısının” öğretildiği gerekçesiyle giriş düzeyi iktisat derslerini protesto ederek dersleri bırakmıştı.
Birkaç hafta sonra, Atlantik Okyanusunun öte yakasında, İngiltere’deki Manchester Üniversitesi iktisat öğrencileri, derslerde öğretilen katı matematik formüllerinin, o dönemde yaşadıkları çalkantılı ekonomik krizin sonuçlarıyla pek bir ilgisi olmamasından duydukları memnuniyetsizlik nedeniyle, bir “kriz sonrası iktisat topluluğu” kurdular.
Bu küçük hoşnutsuzluk eylemleri, ilerleyen aylarda dünyanın dört bir yanındaki üniversite kampüslerinde yankı buldu. Normalde ağırbaşlı olan iktisat öğrencileri, dünyayı daha doğru bir şekilde yansıtan ve sorgulayan, daha kapsamlı ve daha eleştirel bir müfredat talep ediyorlardı.
Takip eden aylarda, bu küçük protesto eylemleri dünyanın dört bir yanındaki üniversite kampüslerinde yankı buldu; zira genellikle ağırbaşlı olan ekonomi öğrencileri, dünyayı olduğu gibi daha doğru bir şekilde yansıtan ve sorgulayan, daha kapsamlı ve eleştirel bir öğretim programı talep etmeye başladılar.
Bu farklı girişimler, 2013 yılının başında Londra İktisat Okulu’nda Rethinking Economics’in ilk toplantısında bir araya geldi. Öğrenciler tarafından kurulan bu örgüt, o günden bu yana dünya çapındaki üniversitelerde iktisadın öğretilme biçimine meydan okumaya devam ediyor.
“İlk toplantı biraz karmakarışıktı,” diyor grubun kurucularından biri ve 2024’ten beri İşçi Partisi’nden milletvekili olan Yuan Yang. “Final sınavlarımızın hemen ardından yapılmıştı ve ortam biraz gergindi. Ama sadece LSE’den değil, diğer üniversitelerden de bu kadar çok öğrencinin gelmesine gerçekten şaşırmıştım.”
O sıralarda iktisatta yüksek lisans yapan Yang, ilk toplantının bütçesinin “ucu ucuna bir araya geldiğini”; gönüllülere, “inanılmaz iyilikleri dokunan” ailelere, arkadaşlara ve LSE’nin önde gelen akademisyenlerine çok şey borçlu olduklarını söyledi.
“Toplantı büyük ölçüde gönüllülerin çabaları sayesinde gerçekleşti,” dedi. “Sağ olsun, babam biraz çekim yaparak destek oldu… ayrıca önde gelen bazı profesörler de bize yardım etti. [Güney Koreli iktisatçı ve akademisyen] Ha-Joon Chang erken gelmişti ve isim kartlarını hazırlamamıza yardım etti.”
Önde gelen bir yazar ve Afrika ve Doğu Çalışmaları Okulu’nda iktisat profesörü olan Chang, Rethinking Economics hareketinin neoklasik iktisat okulunun “Orta Çağ Avrupa’sındaki Katolik teolojisi gibi… insanlığın dünyayı görme şeklini temelden belirleyen bir doktrin” olarak üniversitelere hâkim olduğu on yıllar süren bir dönemin ardından geldiğini söyledi.
“Rethinking Economics, ekonomi öğretiminin daha çoğulcu, daha etik olmasını, tarihsel farkındalığının daha yüksek olmasını ve gerçek dünyaya daha fazla odaklanmasını talep ederek, iktisatçıların eğitimindeki şaşırtıcı eksiklikleri ortaya koymuş ve dünya çapında iktisat öğretiminde bazı önemli, ancak ne yazık ki yetersiz kalan değişikliklerin gerçekleşmesine katkıda bulunmuştur.” diye de ekledi.
Rethinking Economics, ilk toplantısından bu yana serpilip gelişmiştir ve şu anda 40’tan fazla ülkede, aralarında birçok tanınmış iktisatçının da bulunduğu binlerce üyeye sahiptir.

İletişim sorumlusu Sara Mahdi’ye göre kuruluşun amacı, iktisat eğitimini ‘tarafsız’ veya ‘nesnel’ olarak sunulan tek bir çerçevenin hâkimiyetinden kurtarmak ve “sömürgeciliğin etkisinden uzaklaştırıp, çoğulcu, eleştirel ve tarihsel temellere dayalı” hale getirmektir.
“Çevremizde gördüğümüz gerçek dünyayı dikkate alan bir iktisat için örgütlenen, eğitim veren ve harekete geçiren gençlerden oluşan uluslararası bir hareket inşa ediyoruz. İktisadı ekolojinin, iktidarın, kurumların, tarihin ve eşitsizliğin içine yerleşik kabul eden ve on yıllardır pek çok kurumda hâkim olan klasik, neredeyse tamamen matematiksel bir bakış açısı karşısında, birbiriyle rekabet hâlindeki iktisadi teorileri ve yöntemleri, marjinal olarak görmek yerine meşru kabul eden bir hareket.”
Londra Üniversitesi Koleji’nde iktisat ve antropoloji, Barselona Özerk Üniversitesi’nde küçülme eğitimi alan Mahdi, grubun onlarca eğitim kurumunda (programların tamamen yeniden tasarlanmasından yeni temel derslerin eklenmesine kadar) iktisat öğretiminde somut değişikliklerin gerçekleşmesini sağladığını söylüyor.
“Sadece 2019 yılından bu yana, hareketimiz 35 ülkedeki üniversitelerde 80’den fazla kampanyayı destekleyip kayda geçirdi. Bu kampanyalar arasında 23 adet büyük çaplı müfredat reformu da var. Bu reformlar toplamda on binlerce öğrenciyi etkiledi. Bu tür reformlar sadece ‘bir seçmeli ders’ eklemekle kalmıyor, öğrencilerin ana akım iktisat olarak öğrendiklerini yeniden şekillendiriyor.”
Öne çıkan değişiklikler arasında, 2014 yılında Londra Üniversitesi Goldsmiths’te siyaset, felsefe ve iktisat dersinin başlatılması; 2020 yılında Fransa’daki Lille Üniversitesi’nde disiplinlerarası bir programın başlatılması ve 2023 yılında Hollanda’daki Leiden Üniversitesi’nde iktisat ve toplum lisans programı ile kamu sektörü ekonomisi yüksek lisans programının başlatılması yer alıyor.
Rethinking Economics’in en aktif gruplarından biri Güney Afrika’da bulunuyor. Buradaki hareket, yoksul topluluklar için yükseköğretime daha fazla erişim imkânı talep eden geniş çaplı öğrenci protestolarından doğmuştur.
Afrika Rethinking Economics’in gençlik programı sorumlusu Amaarah Garda, eğitim harçlarına karşı bir protesto olarak başlayan hareketin akademik sistemin ve onun sömürgeci bakış açısına yönelik daha geniş bir eleştirisine dönüştüğünü söyledi.
Üniversiteler başlangıçta ana akım iktisat öğretimini değiştirmeyi reddedince hareket yönünü değiştirmiş.
Garda şöyle açıklıyor: “Bu üniversitelerde kendi ilerici derslerimizi ve etkinliklerimizi oluşturmak zorunda kaldık. Yani, iktisat okuyan herkesin daha ilerici bir bakış açısıyla karşılaştığı söylenemez, ama bu dersler artık mevcut.”
Garda hareketin giderek büyüdüğünü de söyledi; öğrencilerin savaş ekonomilerinin nasıl işlediğinden BM iklim görüşmelerinde tartışılanlara kadar pek çok konuda, haberlerde ve günlük yaşamlarında karşılaştıkları sorunlara cevap aramaları harekete katkı sağlıyor.
“Güney Afrika’da ve belki de dünya çapında, öğrencilerimizin bu fikirleri ilginç bulmakla kalmadıklarını, karşı karşıya olduğumuz çok sayıda kriz nedeniyle giderek daha gerekli bulduklarını görebiliyoruz. Konuları açıklamamız için bize geliyorlar çünkü bunların toplum için ne denli önemli olduğunu görüyorlar ve bu bilgilere normal dersleriyle erişemiyorlar.”
Birçok akademisyen hareketin yeni ufuklar açmasını memnuniyetle karşılıyor.
ABD’deki Tulsa Üniversitesi’nde iktisat profesörü ve Gerçek Ekonomik Özgürleşme Forumu’nun (“Forum for Real Economic Emancipation”, Free) başkanı olan Clara Mattei, grubunun “iktisat eğitimini iyileştirmek ve iktisadı halkın ekonomik eylemliliğini artırmak için yararlı bir araç haline getirmek” amacıyla Rethinking Economics öğrencileriyle birlikte çalıştıklarını söyledi.
Mattei, mevcut ekonomik sistemin “dizginsiz militarizm ve dört kişinin dört milyar insandan daha fazla servete sahip olduğu, eşi görülmemiş, tiksindirici düzeylerde eşitsizlikler ile en azılı yüzünü gösterdiğini” de ekledi.
“İktisat disiplininin bu sorunların piyasadaki kusurların ya da yandaş kapitalizminin sonucu değil, kapitalist ekonomimizin temel özellikleri olduğunu acilen öğrenmesi şarttır,” diyen Mattei, Rethinking Economics gibi girişimlerde yer alan öğrencilerin “kâr mantığındansa ihtiyaç mantığına öncelik vermek amacıyla ekonomi geleneği içinde daha cesur yapıların temellerini attıklarını” sözlerine ekledi.
ABD’deki Massachusetts Amherst Üniversitesi’nden iktisat profesörü Jayati Ghosh, Rethinking Economics’in tanınmış iktisatçıları, çoğunun görmezden gelmek üzere eğitildiği, temel soruları sormaya zorladığını belirtti.
Ghosh, kurumlar, düşünce kuruluşları ve dergilerde iktisada dair dar ve kısıtlı bir bakış açısını sürdürmek isteyen güç yapıları olduğunu, ancak mücadelenin ilerleme kaydettiğini söyledi.
“Bu bir savaş, ancak bu grubun asıl takdir ettiğim tarafı, işleri düşünceli bir şekilde ele almaları ve karşı tarafın görüşlerini dinlemeye istekli olmaları.”
Ghosh, dünyanın her tarafından Rethinking Economics gruplarıyla konuştuğunu da ekledi.
“Sadece iktisatçıları ve öğrencileri değil, aktivistleri ve diğer insanlar da dahil olmak üzere her türden insanı bir araya getiriyorlar ve aynı soruları çok farklı açılardan ele alıyorlar… Onlardan gerçekten çok şey öğrendim… İktisadın iktisatçılara bırakılmayacak kadar önemli olduğunu fark etmemi sağladılar.”
Not 1: Matthew Taylor’un 10 Şubat 2026 tarihinde The Guardian’da yayımlanan yazısı Barış Soysaraç tarafından çevrilmiştir. Erişim
Not 2: Öne çıkan görsel, Alexa – Pixabay. Erişim





