Yurttaş Ağı Osk, yeni bir bağlantı dünyası kurarak ortak sorunlarımızı çözmeyi amaçlayan küresel bir kooperatif. Finlandiya’da kurulan kooperatif tüm sorunların yurttaşlığın güçlendirilmesi yoluyla çözümlenebileceğini düşünüyor ve bu çerçevede gerçek yurttaşlığı tanımlıyor.


Küresel krize ‘değerler üstüne kurulu ve sokaktakiler için çalışan, birbirine güvenen bireylerin oluşturduğu bir ağ ile’ çözüm bulmak

Dünyanın her tarafındaki insanları ve grupları birbirine bağlayıp ortak sorunlarını birlikte çözmelerini sağlama amacı güden yeni bir küresel kooperatif kuruldu.

Yurttaş Ağı Osk (‘osk’ Fince ‘kooperatif’ demek), hayatına 2016’da, bir İngiliz-Fin serüveni olarak başlamıştı ve şu anda 34 farklı ülkeden ve 245 farklı grup ile örgütten 1.000’in üstünde aktif vatandaşı birbirine bağlıyor.

Ağ, altı yıldır yurttaşlara odaklanan yenilik dalgalarını destekliyor; bunların arasında Evrensel Temel Gelir konusunda baskı yapmak için UBI Laboratuvar Ağı’nın geliştirilmesi, yerel düzeyde doğrudan demokrasiye fırsat vermek için Mahalle Demokrasi Hareketi’ni kurmak, sosyal bakımı dönüştürmek ve engelli bireylerin kendi hayatlarının sorumluluğunu almalarını sağlamak için özerk desteği teşvik etmek ve Sheffield, Glasgow, Helsinki ve Los Angeles’ta yurttaşlık şenlikleri düzenlemek var.

24 Ekim 2022’de (Birleşik Milletler Günü’nde) örgüt, Helsinki, Finlandiya’da kayıtlı Yurttaş Ağı Osk’un açılışıyla yeni bir adım attı.

Yurttaş Ağı Osk şu anda, Yurttaş Ağının çalışmalarını ileriye taşımak üzere bir kooperatif olarak yapılandırılmış. Kooperatif; Avustralya, Birleşik Krallık ve kıta Avrupasından gelen 12 kurucu üyeyle kurulmuş. Örgütün başkanı olarak görev yapan felsefeci ve sosyal mucit Dr. Simon Duffy’ye göre bir araya gelme amaçları “aktif yurttaşlardan oluşan topluluklarını destekleyebilecek sürdürülebilir bir temel kurup herkese önem verilen bir dünya yaratmak”.

Ağ başlangıçta dünyanın karşı karşıya olduğu, kurucularının “hükümetlerin gereken ivedilikte çözüm bulamadığına” inandıkları, acil sorunlara çözüm bulmak için kurulmuştu.

Bunlar arasında gezegenimizdeki hayatın ve tür çeşitliliğinin yüzleştiği çeşitli tehditler, dezavantajlı gruplara yönelik korku, dışlama ve bu grupların günah keçisi muamelesi görmeleri, adaletsizlik, güvensizlik, artan eşitsizlikler ve gerileyen demokrasi ile otoriter rejimlerin yükselişi var.

“Tüm bu sorunların çözümünün yurttaşlığın güçlendirilmesi olduğunu düşünüyoruz,” diyor Duffy. “Bizce gerçek yurttaşlığın kimlik belgesine sahip olmakla bir ilgisi yok; gerçek yurttaşlık, yurttaşlığın yedi anahtarına sahip olmak anlamına gelir.”

Duffy bu anahtarları şu şekilde tanımlıyor:

  • Anlamlı bir yaşam sürdürmek
  • Kendi hayatını yönetme özgürlüğüne sahip olmak
  • Bağımsız olmak için yeterli paraya sahip olmak
  • Yardım etmek ve yardım almak
  • Bir eve ve ait hissedilen bir yere sahip olmak
  • Topluluk içinde bir hayat kurmak
  • Sevgi dolu ilişkiler kurmak.

“Herkes yurttaşlığın yedi anahtarına sahip olabilir. Herkes eşit bireyler olarak saygı görebilir,” diye ekliyor. “Dünyanın değişmesi şart. Her bireye değer vermeli ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için herkesi kendi payına düşeni yapması konusunda desteklemeli ve cesaretlendirmeliyiz. Rekabetçi bireyciliği ve açgözlülüğü bir kenara atıp işbirliğini ve ortaklaşa bulunan çözümleri desteklemeliyiz.”

Duffy, kooperatifin, insanların hakkında konuştuğu ama gerçek dünyaya yansımayan eylem çağrılarını ilerletme arzusundan kaynaklandığını söylüyor. “Kooperatifimiz topluluk ve kapsayıcılık değerlerini savunup bu değerleri ileriye taşımayı ve bunlara göre hareket etmeyi amaçlıyor.” Bunun daha çok paylaşmak, daha çok işbirliği yapmak ve daha çok öğrenmek anlamına geldiğini de ekliyor.

“Bu sistemin bir çözüm sunmasını bekleyemeyiz. Dünyanın gittikçe kötüleşen çok ciddi sorunları var; buna rağmen biz [vatandaşlar olarak] bir değişim yaratmak yerine hükümetlerden çare umuyoruz.

“Şimdi harekete geçmek için birbirimize yardım etmeliyiz. Ulusal siyasetçilerin ya da küresel otoritelerin izniyle harekete geçmemize gerek yok. İhtiyacımız olan değişimi yaratmak ve bu değişimi dünyanın acilen ihtiyaç duyduğu daha köklü sistematik reformları gerçekleştirmek için kullanmak zorundayız.”

Yeni kooperatifin yönetim kurulu başkanının Markus Vähälä, “bence dünyanın şu anda ihtiyaç duyduğu şey bu: Değerler üstüne kurulu ve sokaktakiler için çalışan, birbirine güvenen bireylerin oluşturduğu bir ağ,” diyor. “Bu ivmeyi desteklemek için hayattan ve topluluklarından dışlanmış insanları bir araya getirecek yeni bir platforma ihtiyacımız vardı.”

“Teknolojinin insanlara hizmet etme, insanları topluma dâhil etme konusundaki gerçek potansiyelini görüyoruz.”

Projeye katılanlardan biri de Skillmotor Finland’dan Profesör Iiro Jussila. Kendisi Co-operative Organization and Management’ın (Kooperatif Örgütlenmesi ve Yönetimi Dergisinin (JCOM / Elsevier) kurucu editörü ve Yurttaş Ağı Osk’un Denetim Kurulunun kurucu üyesi olmanın yanı sıra, kooperatifin ne olduğu, nasıl işlediği ve nasıl ölçeğinin büyüyebileceğine dair kuralların belirlenmesine katkıda bulundu.

“Kooperatiflerin piyasalara ve demokrasiye ulaşmak yoluyla toplumsal ve sistematik değişimi yaratan bir araç olduğu söylenir,” diyor Jussila ve ekliyor: “Ama eğer ekonomik ve toplumsal olarak sürdürülebilir bir değişimden bahsediyorsanız, asıl etkileşim kooperatif ve yurttaşlar arasında olur. Bu aynı zamanda bir değişim yaratmak için sermayeyi (beşeri, teknolojik ve ekonomik sermayeyi) bir araya getirip biriktiren bir mekanizmadır. Bizim durumumuzda bu, küresel bir etkidir.”

Jussila mahalle demokrasisi hareketleriyle gerçekleşen gerçek değişime tanık olmuş. “Herkesin bir yeri var!” diyor. “Ve eğer yurttaşlığı gerçek kılarsak mahalle demokrasisini gerçekleştirebiliriz. İşbirliğinin esası, bir şeyleri iyileştirmekle ilgili […] Ana sorunlar hakkında toplantılar düzenleyip nasıl herkese önem verilen bir dünya yaratabileceğimize bakacağız. Önce etrafımızdakilerin de insan olduğunu hatırlayıp onlara nasıl yardım edebileceğimizi anlayacağız.”

Ona göre bunun önündeki engellerden biri küresel tükenmişlik. “Genellikle en ilginç çalışmalardan bazıları yalnız bireyler tarafından yapılıyor. Çoğu kez yüksek riskli alanlarda, sektörlerde ve projelerde karşılığında pek bir şey almadan emek veriyorlar. Savunmasız hissediyorlar; insanlar artık yorgun.”

Kooperatif, bu insanlara belli bir düzeyde ağ oluşturma ve akran desteği sağlamayı amaçlıyor ve önümüzdeki birkaç yıl içinde milyonlarca kişiye ulaşmayı hedefliyor.

“Dünya çapında ilerici değişim için etkili bir güç olmak istiyoruz,” diyor Jussila. “Dönem, kooperatifleri ve insanları güçlendirme dönemi ama bir şekilde kooperatifler büyük ölçüde kötüye kullanılıyor ve asıl işletme avantajları yeterince kullanılmıyor. Görünmez bir dev gibiler. Biz onları görünür kılmak istiyoruz.”

Kooperatif hakkında daha fazlasını öğrenin: citizen-network.org/about/ 

Üyelik şu an itibariyle sadece örgütlere açıktır; kişisel üyelik birkaç ay içerisinde açılacaktır.


Not: Rebecca Harvey’in 8 Kasım 2022 tarihinde The News Coop’ta yayımlanan “Citizen Network Osk: A new co-op for a new world of connections” başlıklı yazısından Barış Soysaraç tarafından çevrilmiştir. Erişim

Kategori(ler): Uygulama

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.