23 Mayıs Cuma günü Postane ev sahipliğinde gerçekleşen Umut Temelli İletişim Atölyesinde, iletişimin ilkeleri, strateji oluşturma, hikâye anlatımı ve yaratıcılığa dair hem öğretici hem de ilham verici bir gün geçirdik.
Atölyenin ortak yürütücüsü Hope Based Communications, iletişimi ve kampanyacılığı toplumsal değişim çalışmalarının merkezine koymak isteyen aktivist bir topluluk. Umut temelli iletişim, insan hakları ve ilerici hareketlerin kendi anlatılarını dönüştürerek daha etkili yollarla ifade etmelerine yardımcı olmak amacıyla geliştirilen açık kaynaklı bir metodolojiye dayanıyor. Diğer yürütücü Fine Acts sosyal etki için çalışan, kâr amacı gütmeyen yaratıcı bir stüdyo. İnsan hakları ve çevre sorunları üzerine yaratıcı kampanyalar tasarlıyorlar ve uyguluyorlar.
“İşler bu kadar kötüyken nasıl umutlu olabilirsiniz?” sorusuna yanıt arayan umut temelli iletişim yaklaşımı, değişimin mümkün ve arzu edilir olduğuna dair inancı güçlendirmeyi hedefliyor. Umut, yalnızca olumlu bir duygu değil; empati kurmayı, birlikte hareket etmeyi ve geleceği yeniden inşa etmeyi mümkün kılan stratejik bir araç olarak konumlandırılıyor.
Atölye, bu metodolojinin kurucusu Thomas Coombes ve ekibi tarafından yürütüldü. Coombes’a, Fine Acts kurucusu Yana Buhrer Tavanier eşlik etti. Gün boyunca katılımcılar, umut temelli iletişimin farklı bağlamlarda nasıl uygulanabileceğini tartıştılar; stratejik anlatı oluşturma, yaratıcı egzersizler ve vaka çalışmalarıyla bu yaklaşımı deneyimlediler.
Umut Temelli İletişim Nedir?
Umut temelli iletişim, politikaların ve savunuculuk çalışmalarının etkisini artırmaya yönelik pragmatik bir yaklaşımdır. Tepki vermek yerine, inşa etmeye; karşı olmak yerine, neyin kapsayıcı olduğunu anlatmaya odaklanır. Hedefi, değişimin mümkün olduğuna dair bir algı yaratmaktır.
Umut, değişim için bir stratejidir başlığı ile özetleyebileceğimiz atölye çalışmasında, iletişim aracı olarak daha iyi anlatılar kurgulamak üzere beş başlığa odaklanıldı.
- Korkudan umuda: Umut, yarının daha iyi olabileceğine dair inancı besler. Umut, empati ve eyleme giden kapıyı açar. Araştırmalar, insanların umutlu hissettiklerinde ve kendi gelecekleri üzerinde kontrol sahibi olduklarına inandıklarında empati kurma olasılıklarının arttığını gösteriyor. Kalıcı bir toplumsal değişime katkıda bulunmak için, değişimin mümkün olduğuna inanmamız gerekir. Görmek istediğimiz değişime odaklanmamızı sağlayan umut temelli bir zihniyeti benimsemek için kendimizi eğitebiliriz. Martha Nussbaum’un sözleriyle: “Korku geri çekilir, umut uzanır.”
- “Karşı olmak” yerine “için” demek: Anlatıları değiştirmek için kendi hikâyemizi anlatmalı ve başkalarına tepki vermekten kaçınmalıyız. Dünyada görmek istediğimiz şeyleri kutlamakta, durdurmak istediğimiz şeyleri eleştirmekte olduğu kadar iyi olmalıyız. Yıkmak istediğimiz zararlı fikirlerin prizmasından geçmek yerine, açıklık, empati ve nezaket gibi gerçekten radikal değerleri inşa etmenin yaratıcı yollarını bulabiliriz.
- Probleme değil çözüme odaklanmak: İnsanların bugünün sorunlarına bir alternatif olduğuna inanmaları gerekir. Değişimin gelecekte nasıl gerçekleşebileceğini göstermek, hâlihazırda olanları belgelemekten çok daha fazla yaratıcılık ve çaba gerektirir. İnsanlara çözümlerimizin nasıl işe yarayacağını ve değişim gerçekleştiğinde toplumun nasıl görüneceğini göstermeliyiz.
- Tehdit yerine fırsat: Korku harekete geçirir, umut örgütler. Korku yerine aidiyet ve eylemlilik duygusu yaratmak, toplulukları örgütlemenin anahtarıdır.
- Kurban yerine insan: Acıma değil, dayanışma duygusunu harekete geçiren hikâyeler anlatmalıyız. Birleştirici ve ilham verici anlatılarla toplulukları güçlendirmeliyiz.
Postane’nin Katkısı
Atölyeye ev sahipliği yapan Postane, sosyal, çevresel ve kentsel odaklı bir ortak üretim alanı. En üst kattaki Postane Bahçe, yenilebilir bitkiler ve döngüsel gıda sistemleri üzerine çalışan ekolojik bir kent bahçesi olarak faaliyet gösteriyor. Postane cafesi ise adil, sağlıklı ve erişilebilir ürünler sunuyor. Vejetaryen ve vegan menülerinde Postane Bahçe’den gelen aromatik otlar ve yerel üreticilerden, kooperatiflerden temin edilen ürünler kullanılıyor.
Atölyenin Bende Bıraktığı İzler
Sosyal Ekonomi ekibinin bir üyesi olarak katıldığım bu etkinlik, blog yönetiminde son derece önem verdiğimiz çözüm, iyimserlik ve umut odağının, farklı alanlarda uygulamalarını keşfetme fırsatı verdi bana. Geliştirilen metodolojiyi sadece iletişimde değil, hayatımızın her noktasında kullanabiliriz. Korku, karşıtlık, problem, tehdit ve kurban gördüğümüz her alanda umut, empati, çözüm, fırsat ve dayanışma sözcüklerini hatırlayarak yaşamı umutla beslemek mümkün.
Daha Fazlası için
Umut temelli iletişim konusunda kurumlara yönelik eğitim ve danışmanlık almak isteyenler için Hope-Based Communications web sitesinden Türkiye’de sertifikalı uzmanlara ulaşmak mümkün.
Not: Öne çıkan görsel, Choose Hope (Carla Orozco) ve Hope (Cachetejack for Fine Acts)





