Krizlere hızlı cevap verebilen güçlü topluluklar, genelde yukarıdan destek almadan önce kendi başlarına bireyleri işbirliği yapmaları için yönlendirebilenler olur. Peki, bu topluluklar nasıl istemli şekilde yaratılabilirler?


Steve Skinner, güçlü toplulukların özelliklerini ve yerel yetkililerin onları tabandan nasıl destekleyebileceğini keşfediyor.

Geçen yıl boyunca zorlu Covid salgını deneyimi, pek çok yerel yetkiliyi topluluklarının ne kadar “güçlü” olduğunu gözden geçirmeye itti. Hangi etmenler toplulukların kriz durumlarıyla daha iyi başa çıkmalarına yardım ediyordu?

Nasıl oluyor da bazı mahalleler bir araya gelip yerel destek sağlayabildiler de diğerleri bir çözüm üretmekte zorlandılar?

“Güçlü” topluluklar terimi hem teoride hem de pratikte uzun yıllardır kullanıldı ama nadiren tanımlandı! “Güçlü” bir topluluğun temel özelliklerinden bazıları nelerdir ve yerel yetkililer nasıl bunları destekleyebilir ve oluşmalarına yardımcı olabilir?

Bağlantılı, örgütlü ve katılımcı

Kuşkusuz Covid krizi sırasında, krizle daha iyi başa çıkan bölgelerin anahtar özelliği olarak, mahalle bağlarının güçlü olması öne çıktı.

Örneğin, Leeds ve Salford’da ikamet edenler tarafından yürütülen ortaklıklar ile çalışma deneyimim, bana, hem topluluk grupları hem de yalıtılmış, çoğunlukla savunmasız yerel sakinler için gıda dağıtımında yerel bağlantıların ne kadar önemli olduğunu gösterdi.

İkinci anahtar özellik, topluluk örgütlenmesinin düzeyi gibi görünüyor. Topluluk gruplarının köklü, bilgili ve özgüvenli oldukları daha örgütlü topluluklar, krizle daha iyi başa çıkmış gibi görünüyor. Kısıtlamalara rağmen genellikle çevrimiçi katılıma yönelik yaratıcı yaklaşımlar aracılığıyla yerel destek sağlamaya ve etkinlikleri sürdürmeye devam edebildiler.

Bölgeler, katılım seviyesine göre de oldukça fazla farklılık gösteriyorlar. Katılımcı bir bölge, insanların ve grupların, kendi hayatlarını etkileyen kararlara katkıda bulunduğu ve onları ilgilendiren meselelerde gerçek bir söz hakları olduğu yerler olarak tanımlanabilir. Yüksek bir katılım seviyesi, insanların bölgeleri hakkında ne hissettiği üstünde ciddi bir fark yaratabilir.

O halde, güçlü bir topluluk, sözgelimi daha bağlantılı, daha örgütlü ve daha katılımcı bir topluluk olarak tanımlanabilir.

Güçlü toplulukların yedi özelliği

Böyle bir dizi özelliği tanımlayarak, güçlü bir topluluğun neye benzeyebileceğinin özünü yakalamaya yaklaşıyor muyuz?

Topluluklar ve konseylerle yıllardır süren gayri resmî görüş alışverişlerinin ardından, geçenlerde güçlü toplulukların yedi anahtar özellikten oluşabileceğini önerdim:

  • Bağlantılı
  • Örgütlü
  • Katılımcı
  • Etkin
  • Becerikli
  • Kabullenici
  • Adil

Öyle görünüyor ki, farklı mahalleler bu yedi özelliğin farklı birleşimlerini, zaman içinde farklı düzeylerde sergiliyor.

Örneğin, acımasız kemer sıkma politikalarıyla geçen yıllar boyunca, bazı bölgeler, destek ve hizmetlerine yönelik yüksek taleple karşı karşıya iken temel finansmandan yoksun topluluk gruplarını kaybettiler.

Nasıl yerel yetkililer güçlü toplulukları destekleyebilir?

O halde, eğer bu özellikler bir topluluğun gücünü işaret ediyorsa, yerel yetkililer olarak nasıl bu özelliklerin gelişimini destekleyebiliriz?

Kullanılabilecek bir sistemin, dört temel unsuru var:

  • İnsanlar inşa etmek: Etkin bölge sakinlerinin ve topluluk liderlerinin yeteneklerini, güvenlerini ve kabiliyetlerini güçlendirmek için eğitim, akıl hocalığı ve destek.
  • Yerel kuruluşlar geliştirmek: Böylece topluluk ve gönüllü gruplar daha iyi örgütlenebilir ve amaçlarına ulaşmakta daha başarılı olabilir.
  • Katılımı arttırmak: Böylece toplulukların yerel karar verme süreçleri üstünde gerçek bir etkisi olabilir ve kamu hizmetleriyle ortak çalışabilirler.
  • Eşitliği güçlendirmek: Yerel topluluk kaynakları ve hizmetleri söz konusu olduğunda dışlama ve ayrımcılığın üstüne gidilmesi

Bu yaklaşım insanlara kendi koşullarında değişimi gerçekleştirmeleri için gerekli araçları ve bunun olmasını kolaylaştıracak bir ortamı vermeyi hedefliyor.

Anahtar değerlerden biri, tabandan yukarıya doğru değişimi mümkün kılmak ve ilerletmek, bir yandan da ötekileştirilmiş ve dışlanmış grupların katılımını sağlamakla ilgilidir.

Bradford Konseyi ile çalışırken, daha güçlü topluluklar inşa etmek için dini gruplardan bir dart takımına kadar geniş bir topluluk örgütleri yelpazesini içeren bir strateji geliştirdik.

Bir dizi konferans ve atölye yoluyla, hepsi neyin gerekli olduğuna birlikte karar verme sürecine katıldılar. Böyle topluluk girişimleri, Bradford’un yaşam dolu bir şehir olarak ün elde etmesine yardımcı oldu.

Ayrıca, Ulusal Sağlık Hizmetleri gibi pek çok kamu hizmeti, topluluklarla nasıl etkileştiklerine dair yeni bir bakış açısı edindiler ve yerel gruplara danışmak ve onlarla birlikte çalışmak amacıyla yeni planlara dâhil oldular.


Not 1: Steve Skinner’ın New Local sitesinde 25 Mayıs 2021 tarihinde yayımlanan yazısından Murat Soysaraç tarafından çevrilmiştir. Erişim

Not 2: Öne çıkan görsel, Nik ShuliahinUnsplash

Kategori(ler): Görüş Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.