Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, 8 Ekim 2021 tarihinde, temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevre hakkını bir insan hakkı olarak tanıdı. Konsey, “güvenli, temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevreye” sahip olmanın bir insan hakkı ve dahası, “tüm insan haklarından istifade etmek için hayati” olduğunu ilan etti.


İnsan Hakları Konseyi, ilk kez, temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir çevreye sahip olmayı bir insan hakkı olarak tanıdı.

48/13 sayılı kararda, Konsey yeni tanınan bu hakkı uygulamak için dünya devletlerini birbirleriyle ve diğer ortaklarla birlikte çalışmaya çağırdı.

Kosta Rika, Maldivler, Fas, Slovenya ve İsviçre tarafından önerilen metin, 43 olumlu ve 4 çekimser (Rusya, Hindistan, Çin ve Japonya) oyla geçti.

Aynı zamanda Konsey, ikinci bir kararla (48/14) özellikle bu konuya tahsis olunan bir Özel Raportörlük kurularak iklim değişikliğinin insan haklarına olan etkilerine daha çok odaklandı.

‘Cesur adımlar’

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet verdiği bir a demeçte Üye Devletleri, sağlıklı bir çevreye sahip olma hakkına derhal ve etkili bir katkı sağlamak için cesur adımlar atmaya çağırdı.

Bayan Bachelet, uzun süredir böyle bir adım için çağrıda bulunarak, “çevresel bozulmayı ve iklim değişikliğini birbirine bağlı insan hakları krizleri olarak açıkça tanıyan” karardan “tatmin olduğunu” söyledi.

“İnsanları ve çevreyi koruyacak dönüştürücü ekonomik, sosyal ve çevresel politikaların kabul edilmesinde sıçrama tahtası görevi yapacak sağlıklı bir çevre hakkına ilişkin bu kararı uygulamak için cesur hamleler gerekli,” diye ekledi.

İnsan Hakları Konseyi’nin son oturumunun başında Yüksek Komiser üçlü gezegen tehdidini (iklim değişikliği, kirlilik ve doğa kaybı) çağımızın en büyük insan hakları sorunu olarak tanımladı.

Yeni karar, iklim değişikliği ve çevresel yıkımın dünya çapında milyonlarca insana verdiği zararı kabul ediyor. Ayrıca nüfusun en korunmasız kesimlerinin daha şiddetli etkilendiğinin de altını çiziyor.

Konu şimdi daha ileri bir değerlendirme için New York’ta yapılacak BM Genel Kurulu’na gidecek.

On yıllar süren çaba

Kararın geçmesinin ardından Michelle Bachelet gençlik gruplarını, ulusal insan hakları örgütlerini, yerli halkların örgütlerini, işletmeleri ve diğerlerini de içeren çeşitli sivil toplum örgütlerininin çabalarını takdir ettiğini belirtti.

Yüksek Komiser ayrıca geçen sene benzeri görülmemiş sayıda çevresel insan hakları savunucusunun öldürüldüğüne dikkat çekip onları korumak ve güçlendirmek için Üye Devletlere sıkı önlemler almalarını tavsiye etti.

“Çevresel eylem ve insan haklarının korunmasındaki bu yanlış ayrımın ötesine geçmek için bu ivmeyi güçlendirmeliyiz. Her iki hedefin de diğeri olmadan gerçekleştirilemeyeceği çok açık” dedi.

Kararın ortak destekçilerinden biri olan Costa Rica elçisi Catalina Devandas Aguilar, kararın “dünya çapında iklim güçlükleriyle mücadele eden topluluklara yalnız olmadıklarına dair güçlü bir mesaj verdiğini” söyledi.

Karar, Kasım başında Glasgow’da yapılacak olan hayati BM iklim değişikliği zirvesi COP26’dan haftalar önce geldi.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünya çapındaki ölümlerin %24’ü, yani yılda yaklaşık 13,7 milyon ölüm, hava kirliliği ve kimyasallara maruz kalma gibi riskler dolayısıyla çevreyle bağlantılıdır.


Not 1: UN News’te 8 Ekim 2021 tarihinde yayımlanan “Access to a healthy environment, declared a human right by UN rights council” başlıklı yazıdan Barış Soysaraç tarafından çevrilmiştir. Erişim

Not 2: Öne çıkan görsel, Mert GullerUnsplash

Kategori(ler): Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir