Evli bir çift olan Sara Vicari ve Andrea Mancori, aroundtheworld.coop adlı projeleri ile 5 kıtadaki 15 ülkeyi bir yılda gezmeyi ve farklı kooperatif türlerini belgelemeyi amaçlıyorlar.

Kooperatifler ve yoksulluğun azaltılmasındaki rolleri konusunda tutkulu olan Sara, bir araştırmacı. Çeşitli ülkelerdeki saha araştırmalarını doğrudan yürüten veya denetleyen kooperatif kuruluşlar, uluslararası kuruluşlar ve akademi ile birlikte çalışıyor.

Andrea, film yapımcısı ve video editörü. 15 yıllık kariyeri boyunca, Fox International Channel, National Geographic, SKY, RAI ve La7 gibi TV ağlarıyla çalışmış. En değerli işlerinden biri National Geographic belgeseli olan The Summer of Sammy’nin düzenlenmesidir.

Kooperatiflerin ve dayanışma temelli bir kültürün sesi olmak   

Sara ve Andrea, bu projeyi gerçeğe dönüştürmek için yardımcı olan bir grup insanın gönüllü desteğini alarak işe başlamışlar. İçsel topluluk gelişimine katkıda bulunmak ve dünya çapındaki müşterekleri korumak amacıyla bir araya gelerek “aroundtheworld.coop” derneğini kurmuşlar. Derneğin amaçları şu şekilde belirtiliyor: dünya çapında kolektif eylem ve sürdürülebilir insani gelişme süreçlerinde yer alan kooperatiflerin ve toplulukların öykülerini anlatmak ve bu ilham verici deneyimleri destekleyen bir dayanışma, kapsama ve karşılıklılık kültürünü teşvik etmek ve yaymak.

Projenin yaşama geçmesini asıl mümkün kılan ise Uluslararası Kooperatifler Birliği ve Birliğin bölge ofisleriyle kurulan ortaklık olmuş. Böylece, tüm kıtalardaki yenilikçi kooperatifler ve bu kooperatiflerin üyeleri ve topluluklarıyla kurulacak ilişkiler, ders alınacak deneyimler, filme alınacak ve paylaşılacak başarı öyküleri için harekete geçilebilmiş.

Neden kooperatifler?

Projenin internet sayfasında kooperatiflerin seçilme nedeni açıklanırken günümüz dünyasının eşitsizlik ve güvensizlik üreten sistemlerine karşı bir şeyler yapılabileceği ve yapılması gerekliliği vurgulanıyor:

“Sosyal eşitsizlikleri, güvencesiz çalışma ve yaşam koşullarına yol açan sömürücü sistemlerin meydan okuduğu ve yaşam tarzlarımızı, üretme ve tüketme şeklimizi değiştirme gerekliliğinin bastırdığı tarihi bir kavşaktayız. Sivil toplum – işçiler, tüketiciler, üreticiler – bu gezegende daha iyi bir yaşam kalitesini sağlayacak üretmenin ve tüketmenin yeni ve sürdürülebilir yollarını bulmada öncülük edebilirler.”

Devamında, dünya geneline yayılan 1,2 milyardan fazla insanın üye olduğu kooperatiflerin insanların ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılama, çevreyi koruma ve sosyo-ekonomik uyum oluşturmadaki katkıları anımsatılıyor. Sara ve Andrea, kooperatiflerin ve diğer üye temelli organizasyonların tüm insanlık ve gezegen yararına işleyecek sürdürülebilir bir ekonominin kurulmasında önemli bir rolü olduğuna inandıklarını belirtiyorlar. Kooperatifçiliğin başarılı bir iş modeli olmadığına ilişkin önyargıları yıkmak istiyorlar.

İlgili İçerik:   Kapanan Fabrikayı Kooperatifleştirme Çabası

Her kooperatifin, kendi ortak vizyonlarına, yaratıcılıklarına, tutkularına ve yenilikçi fikirlerine dayanarak, yaşamlarını iyileştirmek için gönüllü olarak kolektif eylemlerde bulunan insanlar ve topluluklardan oluşması bakımından eşsiz olduğu vurgulanıyor. Yani her bir eşsiz deneyimden öğrenilecek çok şey var!

Eski moda değil!

Sara, proje konusundaki düşüncelerini bir söyleşide (Voinea, 2019) şu şekilde açıklıyor: “Bu fikir aklımıza geldi çünkü kendimize meydan okumak ve ilgi alanlarımızı ve becerilerimizi birleştirmeye çalışmak istiyorduk. Kooperatifler çok şey yapıyor, ancak bunu doğru şekilde iletmek çok zor. Olumlu dayanışma mesajları artık moda değil. Olumlu mesajları vurgulamak ve iletmek istedik. İnsanlar ortak eylem yoluyla bir araya geldiklerinde hayatlarını ve topluluklarını değiştirebilirler. Aktardığımız hikâyeler aslında dayanışma, karşılıklılık ve karşılıklı yaklaşımın eski moda olmadığını gösteriyor. Bazı ekonomik teoriler kooperatiflerin başarılı olamayacağını ve sosyal ve ekonomik hedeflere ulaşamayacağını söylüyor ve bu doğru değil. Projemiz bu konuda başarı hikayeleri anlatmayı hedefliyor.”

Ziyaret edilen ülkeler

Çiftin turu, 2018 Ağustos ayında İtalya’nın güneyinde, Castel Volturno’da kurulu bir sosyal kooperatif olan Altri Orizzonti ziyareti ile başladı. Burası, mafya merkezi olarak ün kazanmış ve Gomorrah dizisinde yer almış bir bölge. Kooperatif, 2011 yılında, yerel bir suç patronunun el konan bir binası kullanılarak kurulmuş. O zamandan beri, özellikle göçmenler için kültürel entegrasyon ve sosyal ve sağlık yardımı projeleri üzerinde çalışmakta.

İtalya’dan sonra Fas, Ruanda ve Nepal’e giden Sara ve Andrea, her ülkede ortalama bir ay kalacak. Çift, gezinin ayrıntılarını bloglarında, sosyal medya hesaplarında (Facebook, Twitter, Instagram) paylaşıyorlar. Ziyaret edilen ülkelerin kısa videolarını YouTube kanalı üzerinden izleyebilirsiniz.

Kategori(ler): Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir