“Kooperatifçilerle Dikkat Çeken Röportajlar “, ILO yetkililerinin kooperatiflerle yaptıkları işler boyunca aştıkları yolları anlatan, dünyanın dört bir yanından gelen kooperatif liderleriyle yapılan bir dizi röportajdır. Bu konuda ILO, Kadın Emeğini Destekleme Vakfı (KEDV) Genel Müdürü Şengül Akçar ile görüştü.

Türkiye’deki Kadın Kooperatifi Ağı Nedir?

Türkiye’deki kadın kooperatifi hareketi, uluslararası sosyal kooperatif hareketinin bir uzantısı olarak görülebilir. Bugün Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifler Genel Müdürlüğü’ne kayıtlı 160’dan fazla kadın kooperatifi bulunmaktadır. Bu kadın kooperatifleri, üyeleri için hem ekonomik hem de sosyal işlevleri yerine getirir: Gelir ve istihdam yaratan, bakım ve eğitim hizmetleri sağlayan ekonomik faaliyetleri başlatır ve uygularlar. Aynı zamanda kadınları sosyal hayata katılmaya teşvik eden sosyal faaliyetleri gerçekleştirirler.

2005’te kadın kooperatifleri, Kadın Kooperatifleri Ağı’nı oluşturmak için bir araya geldi. 2014 yılında Simurg (Phoenix) Kadın Kooperatifleri Birliği’ni ikincil bir resmi düzey yapısı olarak kurdular. Simurg Kadın Kooperatif Birliği üyeleri, organik tarım, tekstil, hediyelik eşya ve çocuk bakımı gibi çeşitli ekonomik alanlarda faaliyet gösteren Türkiye’nin 60 ilinden 70 kadın kooperatifi dahilindedir. Simurg, kadın kooperatiflerinin ülke ekonomisine katkısı konusundaki farkındalığı artırmayı, kurumsal kapasitelerini geliştirmeyi ve aralarındaki iletişimi güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, üye kooperatiflerinin ortak ihtiyaçları ve çıkarlarını savunmakla birlikte ulusal ve küresel düzeyde bilgi ve deneyim paylaşımı için fırsatlar yaratmaktadır.

Simurg Kadın Kooperatifleri Birliği genel sekreterliği KEDV’de yer almaktadır. Vakıf, planlama, uygulama ve ortak finansmanı Simurg’un faaliyetlerini destekleyen kolaylaştırıcı bir paydaş rolü oynar. Ayrıca, Simurg’u, belediyeler, valilikler, özel şirketler, mesleki eğitim kurumları ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı gibi bir dizi paydaşla iletişim ve savunma faaliyetlerinde desteklemektedir. KEDV, Simurg Kadın Kooperatifleri Birliği ile kapsayıcı bir sosyal kooperatif mevzuatının savunulması, kaynak aktarılması ve iş ortaklıkları oluşturulması gibi konularda ortak çalışmalar yürütmektedir.

Türkiye’deki Kadın Kooperatiflerinin Karşılaştığı Temel Zorluklar Nelerdir?

Kadın kooperatifleri, üyeleri için ekonomik ve sosyal fırsatlar yaratabilir. Etkin bir ortam ile büyük bir gelişme potansiyeli vardır. Bu potansiyelleri tam gerçekleştirme konusundaki zorluklar hem içsel (finansman, uzmanlık ve temel bilgi) hem de dışsaldır (politik ve hukuki düzen yetersizlikleri).

Simurg ve KEDV, özellikle politikanın ve düzenleyici çerçevenin yetersizliğinden kaynaklanan sorunlara ilişkin olarak bu zorlukları ele almak için birlikte çalışırlar. Kadın kooperatiflerinin ihtiyaçlarını desteklemek ve savunmak için çeşitli platformlar kullanılmaktadır. Hükümet yetkilileri ve politika yapıcılarının temsilcileri yıllık toplantılara davet edilmektedir. Analizler kooperatiflerin sosyal ve ekonomik etkileri üzerinde sunulmaktadır. Diğer ülkelerden de iyi uygulama örnekleri getirilmekte ve mevzuat değişikliği konusunda öneriler sunulmaktadır.

Sosyal kooperatifler hakkındaki yeni mevzuat çalışmasında, çeşitli önleyici programlara duyulan ihtiyacın, zorunlu harcamaların azaltılmasının ve özellikle kamu alımlarında özel teşviklerin sağlanmasının gerekliliği vurgulanmaktadır. Savunulan değişikliklerin bir kısmı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle uygulamaya konmuş ve diğer kamu kurumlarının yanı sıra kamuoyunda artan farkındalık anlamında da olumlu değişiklikler getirmiştir.

Kadın Kooperatiflerini Desteklemede KEDV’i Harekete Geçiren Ne oldu?

1986’dan bu yana Türkiye’nin ekonomik sıkıntı çeken bölgelerinde kadınlar ile çalışılmaktadır. 2000 yılı başında, kadınların kendi öncelikleri için harekete geçmelerine yardımcı olacak ve yerel kadın gruplarının liderliğini ve gücünü ortaya çıkaracak bir örgütsel model arayışı, KEDV’i kooperatiflere yönlendirdi.  İki yıl boyunca kadınlar ile yapılan bir dizi tartışma sırasında, geniş bir yelpazede sorunlar gündeme geldi: vatandaşların sosyal, ekonomik ve çevresel dönüşüme ulaşmada daha aktif rol alma zorunluluğu; devletin sosyal refah içinde azalan rolü; çocuk bakımı ihtiyaçlarının ele alınması; iş ve yaşamı dengeleme; sosyal bakımda katılımcı yerel politika oluşturma ihtiyacı; üye odaklı örgütler ve kadınları nasıl çalıştıracakları. Kadınlar, kendi yaşam deneyimlerini kullanarak kendileri ve başkaları için daha iyi bir dünya konusunda sorumluluk alabilecekleri ve kendi kendine yardım, mütüel ve demokratik katılım üzerine inşa edilen iş alanları yaratabilecekleri sonucuna vardılar.

Sonuç olarak, kooperatif modeli, kadınların ekonomik ve sosyal dışlanmalarına son vermek için ortak çözümler geliştirmeleri için örgütsel bir seçenek olarak benimsenmiştir. 2002 yılında ilk kadın kooperatifleri kuruldu. O zamandan beri, kadın kooperatiflerine yönetim, iş geliştirme ve pazarlama konularında eğitim, danışmanlık ve finansal destek sağlandı. KEDV, Simurg Kadın Kooperatifleri Birliği genel sekreterliğini savunma ve iletişim çabalarında desteklemektedir. Bir vakıf olarak KEDV, Türkiye’de kadın kooperatiflerinin sürdürülebilir kalkınma uygulamasını desteklemektedir.

Amaçları, kadın kooperatifleri modelini ülke çapında genişletmek, kadınlara sosyal ve ekonomik getiriler getirmek ve kadın kooperatiflerinin ekonomiye katkısını artırmaktır. Bunu başarmak için, Ar-Ge’ye, politika savunuculuğuna ve özel sektör ile kadın kooperatifleri arasında iş ortaklıkları oluşturmaya önem verdiler. Kadın kooperatiflerinin çevre ve yenilenebilir enerji sektörüne de katılması için incelemeler yapılmaktadır. Erişim 

 

Kategori(ler): Görüş Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir