Demokratik ekonomi fikirleriyle ilgili deneyler mesela, Cleveland ve Preston Modelleri aşağıdan yukarıya inşa ederek yerel ekonomileri güçlendirmenin mümkün olduğunu gösteriyor. Tekelci şirket gücüne meydan okuyan yeni politikalar ve modeller, her zamankinden daha önemli ve hatta daha büyük ölçekte ilgi görebilirler. 


F. Schumacher, yıllar önce, Küçük Güzeldir kitabıyla yerelleşme fikrini popülerleştirmişti. 

Schumacher, üreticiler ve tüketiciler, işçiler ve işverenler arasındaki ekonomik işlemlerde yerel ilişkilere ağırlık verilmesinin toplulukları güçlendirerek hem ekonomik hem de sosyal refah yaratabileceğini öne sürmüştü. Son yıllarda bu görüş alternatif bir ekonomik yolun temeli olarak kabul edilmektedir. Böyle bir yol arayanlar, işçi kooperatiflerindeki kademeli artış; ABD’de varlıklarının toplamı 2 trilyon doları aşan mülkiyeti mevduat sahipleri olan kredi birlikleri ve ABD’de ve diğer ülkelerde işçi sendikalarının son zamanlarda yeniden canlanması gibi eğilimleri örnek gösteriyorlar.

Diğer olumlu gelişmeler arasında fayda şirketlerinin (B-Corps: Misyonlarına kamu yararını dahil etmek üzere özel olarak lisans verilen şirketler) ortaya çıkışı, şehir ve devlet bankalarına olan ilginin yeniden artması, küçük ve çok küçük güneş enerjisi tesislerinin hızla yayılması, kentin elektrik hizmetlerinin yanı sıra su ve diğer temel hizmetlerine sahip olmak ve bunları yönetmek konusunda özel ve kamu modellerinin verdiği mücadele sayılabilir. Kooperatiflerin ve yerel yönetimin elektriğin tamamını tedarik ettiği Nebraska eyaleti ya da banka varlıklarının yüzde 30’una sahip olmasına karşın ülkede küçük ve orta ölçekli işletmelere verilen toplam kredilerin yüzde 70’ini veren Alman bankalarının oluşturduğu bir ağ olan Sparkasse örneği başarı öyküleri arasında yer almaktadır.

Bu olasılıkların birçoğu on yıllardır ya da daha uzun süredir var olsa da bunların gerçekten ani ve köklü bir değişime katkıda bulunduğuna inanmak kolay değil. “Topluluk refahı yaratma” kavramı, yukarıdaki yaklaşımları temel alırken bazı kritik unsurları da ekleyerek yeni bir olasılık düzeyi ortaya koyuyor.

Toplumsal refahı Schumacher’in yer temelli iktisat fikrini kullanarak inşa etmek; yerel yönetim kurumlarının (itfaiye, polis, belediye) yanı sıra kamu hastaneleri ve kâr amacı gütmeyen hastaneler ve eğitim kurumları ile birlikte çalışılmasıyla başlar. Bunlar, sağlıklı kalkınmanın ne olduğu iyice kavrandığında “çıpa kurumlar” olarak tanımlanabilecek yer temelli kuruluşların örnekleridir. Zira bölgenin refahında pay sahibi olduklarından ve bir fark yaratacak kadar büyük olduklarından çekip gitmeleri olası değildir.

Yerelde harcanan paranın, kârını toplayıp gidecek bir firmaya giden paradan çok daha fazla dolaşıma girdiği, yerel bölgeye daha fazla harcama gücü ve potansiyel istihdam getirdiği genel olarak kabul edilmektedir. Çıpa kurumlar bunu anladıklarında toplum odaklı firmaları desteklemeleri muhtemeldir.Toplum odaklı firmaların mülkiyeti ve yönetimi demokratik olarak çalışanlarına veya topluluğa aittir.

Topluluk zenginliği oluşturmanın ilk modeli Cleveland, Ohio’daki Evergreen Kooperatifleridir. Kâr amacı gütmeyen üç kurum (Cleveland Kliniği, Case Western Reserve Üniversitesi ve Üniversite Hastaneleri) büyük ölçüde kamu fonlarına ve vergi avantajlarına bağımlıyken, yılda yaklaşık 3 milyar dolarlık harcamalarının çoğu yerel topluluğun dışına akıyordu. Cleveland Modeli, bu kuruluşların daha önce çok uluslu şirketlerden satın aldıkları çamaşır yıkama gibi temel hizmetler için yerel kaynakları kullanmaya başlamalarıyla ortaya çıktı. Bu geçiş yerel, özellikle de işçilerin sahip olduğu işletmeler tarafından sağlanabilecek mal ve hizmetlere bir pazar yaratırken, paranın toplum içinde dolaşmasını da sağladı. Dahası, çıpa kurumlar yerelleşmenin faydalarını anladıklarında, ekonomik güçlerini kullanabilecekleri çeşitli yollar olduğu ortaya çıktı; ister yatırımları ve işe alımları yerel olarak  yaparak, ister satın alma güçleri aracılığıyla.

Bu modelin icadı ve uygulanması birkaç yıl sürdü. Gar Alperovitz, Ted Howard ve daha sonra Next System Project’i oluşturan diğerleri, yerelleşme ve toplumun güçlendirilmesi hakkında çok çeşitli fikirlerden yararlanarak, iyi işler ve yaygın toplum zenginliği sağlayan işletmeleri desteklemek için hem ekonomik güce hem de motivasyona sahip olan çıpa kurumların büyük potansiyel rolünü kabul ederek bu fikirlere canlı bir hayat verdiler. Faaliyet gösterdikleri bölgeyi Next System Project’ten Marjorie Kelly’nin vizyonuna doğru hareket ettirdiler. Kelly, vizyonunu “kamuya ait su ve sağlık sistemleri, sermayesinin önemli bir kısmının çalışanlara ait olduğu şirketler ve kamu yararına hizmet etmek üzere yeniden yapılandırılan büyük şirketler” olarak tanımlamaktadır (Kelly, Servet Egemenliği, 2023).

Cleveland Modeli ve daha geniş kapsamlı demokratik ekonomi fikirleriyle ilgili deneyler, Birleşik Krallık ve ABD’nin çeşitli yerlerinde başarılı uygulamalarla büyümeye devam etmekte ve dünyanın diğer bölgelerine de yayılmaktadır. Bu eğilim, kamu yararına çalışan bazı büyük ekonomik kuruluşların, çevrelerindeki insanların refahına öncelik vermeleri ve dolayısıyla kâr maksimizasyonuna dayalı iş modelinden uzak bir eylem yolu çizmeleri için bir nedene sahip olduklarının kabul edilmesine dayanan çeşitli olasılıklara güç vermektedir.


Not 1: Neva Goodwin’in Economics in Context Initiative’de 10 Nisan 2023 tarihinde yayımlanan yazısından Aylin Çiğdem Köne tarafından çevrilmiştir. Erişim

Not 2: Öne çıkan görsel, Eleanor Shakespeare

Kategori(ler): Görüş Yazıları

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


The reCAPTCHA verification period has expired. Please reload the page.