Bugün size Karabörtlen Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni tanıtmak istiyoruz. Çam balı ile ünlenen Karabörtlen’de, köyün kuruluşundan bu yana arıcılık yapılageliyor. 1972’de kurulan kooperatif, ARIKO ile kendi bal markasını oluşturmayı başarmış. Kooperatif başkanı Mehmet Emin Benzer ile kooperatifin kuruluşundan bu yana yapılanları, ARIKO balı ve kooperatifçiliği konuştuk. Ayrıca, kendisinden “Sosyal Ekonomi ve Kooperatifçilik” dersine konuk olması ve deneyimlerini öğrencilerimizle paylaşması için söz aldık.


Mehmet Emin Bey, okuyucularımız için kendinizi tanıtır mısınız?

1996’dan bu yana, 20 yıldan fazladır S.S. Karabörtlen Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin başkanlığını yapıyorum. Esasen emekli öğretmenim. 4 yıl İzmir’de, daha sonra Antalya’nın Kumluca ilçesinde çalıştım. Kumluca’dan sonra Muğla’ya geldim. 26 yılın sonunda emekli oldum.

Mehmet Emin Benzer

15-16 yıl fiilen arıcılık yaptım, yani arıcılığı biliyorum. Kooperatifimiz bal sektöründe faaliyet gösterdiği için, emekliye ayrılınca ortaklarımız genel kurulda “bu işi artık sen yürüt” dediler. Biz de görevden kaçmadık. Dolayısı ile 1996 yılından bu yana bu görevi ifa etmekteyim.

Karabörtlen köyü geçmişten bu yana arıcılık ile anılıyor, değil mi?

Doğrudur. Karabörtlen öncelikle arıcılık ile geçimini sağlayan bir köy. Geçmişte Sıtkı Koçman Maden İşletmesi’nin merkezi olan bir yerleşim alanı. Bundan dolayı 1940 yıllarından beri Karabörtlen’e günlük gazete sabah 7’de gelir. PTT şubesi gene o tarihlerde açılmış, diğer kamu kuruluşları oluşturulmuştur. O zamanlarda, buranın dağlarından krom madeni üretilirdi. Bu süreçte Karabörtlen göç almış, bunun paralelinde eğitim durumu yüksek, gelişmiş ve aydın bir köydür.

Çam balını Türkiye’ye tanıtan kooperatifçi: İbrahim Mersin

İnternet sayfanızda “Kooperatifinizin kuruluşundan kısa bir süre sonra göreve başlayıp 1982 yılına kadar hizmet veren kooperatifçi İbrahim Mersin ürünümüz çam balını tüm Türkiye’ye tanıtmıştır. Kendisinin, köyümüz ve çevresinin gelişmesinde ekonomik ve kültürel anlamda çok önemli katkıları olmuştur. Biz kooperatifçi olarak onun örnek yaşamı ve çalışma ilkeleriyle başarıya yürüyoruz.” açıklaması dikkatimizi çekti. İbrahim Mersin’den ve onun çalışmalarından biraz bahseder misiniz?

İbrahim Mersin, kişisel özverisi ile toplumun bütün olanaklarını sonuna kadar zorlayarak bütün Türkiye’de balı tanıtmaya çalışmış, pazarlamış ve ARIKO (Arıcılar Kooperatifinin kısaltması) markasını daha o günlerden hafızamıza kazımış bir büyüğümüzdür. İbrahim Mersin, Muğla’da KÖY-KOOP’un kurucularındandır. Yöneticiliğini ve bir dönem başkanlığını da yapmıştır.

Biz de onun çalışmalarını, emeklerini bilen kişiler olarak halen daha faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İbrahim Mersin’in hayatı ve çalışmaları, Gökova’da bir Sosyalist Hafız İbrahim Mersin başlıklı kitapta anlatılmaktadır.

Şu anda kooperatifinizin ortak ve çalışan sayısı nedir?

Ortak sayımız 96, çalışan sayımız ise 7 kişidir.

Ortaklarınızın hepsi arıcılık yapıyor mu? Kooperatifle aktif olarak çalışıyorlar mı?

Ortaklarımızın büyük bölümü, yaklaşık 2/3’ü arıcılık faaliyetinde bulunuyor. 1972’lerde kurulmuş bir kooperatif olduğu için ortakların yaş ortalaması yüksek. Yaşlananların ortaklıklarını çocuklarına, yakınlarına devretmesi ile gençleştirmeye çalışıyoruz. Ama tabii arıcılığı sürdürmeyenler devredemiyorlar ve ayrılmış oluyorlar.

Kadın ortağınız var mı?

Var. 96 ortağımızın yaklaşık 10 tanesi kadın. Bu sayı son 4-5 yılda oluştu. Ortaklıkları kendilerine devir yolu ile intikal etmiş durumda. Kadın ortaklarımız aktif bal üreticisi değiller. Ancak biz pozitif ayrımcılık yapmak adına onların ortaklıklarına yönetim kurulu olarak olumlu baktık. Genel kurullarımıza düzenli bir şekilde katılırlar. Alışverişlerini kooperatifimize ait tüketim ünitesinden karşılarlar.

Çam balına ilgi arttı

Gençler kooperatife katılmakla ilgileniyorlar mı?

Bizim çalışma alanımız Karabörtlen sınırları içerisinde. Burada mesleği arıcılık olan gençler kooperatife ilgi duyuyorlar. Türkiye artık iyi miktarlarda bal tüketiyor. Son dönemlerde çam balına ilgi giderek arttı. Dolayısıyla üretim, oluşan talebi karşılayamıyor ve bal fiyatları son 2 yıldır buna paralel olarak yükseliyor. Böylece gençlerimiz bu mesleğe yöneliyorlar. Sonrasında “balımı nasıl pazarlayacağım, kendi köyümdeki kooperatif ile ilişki kurayım” düşüncesi ile bize geliyorlar.

Ortaklarınıza ne gibi olanaklar sağlıyorsunuz? Risturn dağıtıyor musunuz?

Sermaye yönünden sıkıntılıyız. Yani daha birçok üyemiz 100 TL tutarında bir pay sahibi. Bugün çok büyük kuruluşlar dâhil sermaye arttırarak ayakta kalmaya çalışırlar. Kooperatifler için bu durum çok sıkıntılı. Sermaye yapımıza göre faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Sermaye paylarını en son gönüllülük esasına dayalı olarak 5 paya kadar artırabildik.

Sermaye noksanlığı

Arıcı ortaklarımızın ürünlerini pazarlamaya çalışıyoruz. Bunların başında çam balı geliyor. Çiçek balı, keza devamında polen vb. Ayrıca arıcılık sektöründeki girdilerini temin etmeye çalışıyoruz. Girdilerin bir kısmını kooperatif olarak üretiyoruz. Örneğin temel petek üretimimiz var. Petek, arıcılıkta en temel girdidir. Bunun yanında körük ve maske gibi malzemeleri de mümkün olabildiğince ucuz temin edip ortaklarımıza ulaştırıyoruz.

Bazen ortaklarımız ekonomik zorunluluklardan dolayı peteklerini bizden almayabiliyorlar. Biz kooperatif olarak, petekte kaliteden ödün vermiyoruz. Kayıtlı çalıştığımızdan dolayı %18 KDV ödüyoruz. Çalışanlarımız günde 8 saat çalışıyor. Ancak piyasadaki bazı şirketler bu kurallara uymayabiliyor ve bu nedenlerle petek fiyatları bu tip kuruluşlarda bize nazaran biraz daha ucuz olabiliyor.

Bal üreticileri ilk zamanlarda balını tüccara verirdi. Bu da zaman zaman sorunlar yaşatabiliyordu. Zaten kooperatif, daha çok kendi ürünlerimizi pazarlayabilmek amacıyla kuruldu. Kooperatif ile birlikte ortaklarımız bal satışlarını kooperatif üzerinden gerçekleştirmeye başladılar. Sermaye noksanlığından dolayı risturn dağıtamıyoruz. Ama ürünlerini piyasadan daha yüksek bir ücret karşılığında satın alıyoruz. Bu şekilde ortaklarımıza bir fayda sağlıyoruz.

Tüccara alternatif olmaya çalışıyoruz

Satın aldığınız ürünlerin ödemelerini ne zaman yapıyorsunuz?

Bal piyasada, artık, peşin alınıp satılmaya başlandı. Biz de mümkün olduğunca peşin almaya çalışıyoruz. Vade yapmak durumunda kalırsak vade farkını ödüyoruz. Tüccara karşı alternatif olmaya çalışıyoruz.

Ortaklarınızın tüm ürününü satın alabiliyor musunuz?

Tüm ürünlerini satın alamıyoruz. İş ilişkisine göre sıralama yapıyoruz. Yani, temel peteğini bizden almış, arı kekini bize yaptırmış, kooperatifin tüketim ünitesinden alışverişini yapan ortaklarımıza öncelik veriyoruz. Kooperatif ile tamamen bütünleşmiş ortaklarımızın ballarının tamamını almaya çalışıyoruz.

Kooperatife ait market

Kooperatifçilik iş ilişkisine bağlıdır

Ortak girişi ilgili kurallarınız nelerdir?

Bizim anlayışımıza göre kooperatifçilik iş ilişkisine bağlıdır. Yani birisi kooperatife ortak olmuş ama kooperatif ile iş ilişkisi kurmamış… Bunu, biz kooperatif çalışması açısından çok olumsuz görüyoruz. Ve önlemeye çalışıyoruz. Yani kooperatifte iş ilişkisi kuramayacak bir talebi karşılamıyoruz. Ona çok önem veriyoruz.

Ortak olmak için en önemli kriterimiz, kooperatif ile iş ilişkisinin sağlıklı kurulabiliyor olmasıdır. Yani bir vatandaşımız kooperatife ortak olmak istiyor ise niçin ortak olmak istediğini kooperatif yönetim kuruluna izah etmesi gerekmektedir. “Bal üreticisiyim. Balımı ve diğer arı ürünlerini sizin bilginiz dâhilinde kooperatifiniz üzerinden pazarlamak istiyorum. Bununla ilgili girdileri kooperatiften temin edeceğim.” türünde bir müracaatı var ise bizim bu tür ortaklara kapımız açık. Aksi takdirde ortak olarak kabul etmiyoruz.

Kooperatifçilikte ortaklık için açık kapı ilkesi vardır. Ancak açık kapının kimlere açık olduğu bizler için çok önemlidir. İlgisiz ortakların kooperatife üye olması durumunda genel kurulda çoğunluk sağlanamaz ve çalışma mekanizmamız sekteye uğrar.

Kooperatifimiz belli bir mal varlığına erişmiş durumda. Fethiye-İzmir karayolu kenarında 9 dönümlük arazimiz var. Bal işletmemizin binası ve makinaları kooperatife ait. İki katlı yönetim binamız ve iki adet arabamız var. Tüketim birimimiz var. Tabii ortak olanlar bu mal varlığına ortak olmuş oluyorlar. Genel kurulda, ortaklar sık sık, ortak olma talebi durumlarında yeni ortakların hazıra konmuş olacaklarını dile getiriyorlar. Bu durumda, biz de kooperatifimizin gelişebilmesi için ortaklık kriterlerini yerine getirebilecek başvuruların belli bir giriş ücreti karşılığında kabul edilmesi gerektiğini üyelerimize anlatmaya çalışıyoruz.

İlgili İçerik:   Permakültür Her Yerde

ARIKO markası

Kooperatif olarak ortaklarınızdan balı alırken belli bir kalitede olmasına dikkat ediyor musunuz? Kontrolleriniz var mı?

Tabii, üretici ürününü (bal, polen vb.) bize getirdiğinde ballardan numune alıp, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi – Gıda Analiz Laboratuvarında analize gönderiyoruz. Olumlu sonuç aldığımızda balını satın alma koşullarını belirleyip satın alıyoruz.

Karabörtlen Kooperatifi ARIKO ile markalaşmayı başarmış görünüyor…

ARIKO markası, Sayın İbrahim Mersin döneminde, kuruluş yıllarında ortaya çıkmış. Açılımı Arıcılar Kooperatifi. Markayı, Patent Enstitüsünden tescil ettirmişler. Marka olmak istikrara bağlı. Biz bunu büyük oranda başardık. ARIKO bu bölgede her zaman akla gelen bir markadır.

Pazarlama işlemini nasıl gerçekleştiriyorsunuz? Ula’da bulunan MİHTÜK kooperatifi dışında, başka kooperatiflere bal veriyor musunuz?

MİKTÜK dışında Muğla yöresinde bal verdiğimiz başka tüketim kooperatifi yok. Ama Denizli’de Denizli Koop. var. Muğla Büyükşehir Belediyesi İktisadi İşletmesi MELSA’nın hem şehir içindeki merkezinde hem de Belen kahvesindeki satış noktalarında ARIKO balının satışı yapılıyor. Özellikle Belen kahvesinde yerli ve yabacı turistler balımızı satın alıyorlar. Şu anda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Halkın Bakkalı projesi için görüşmelerimiz yürümekte. Ayrıca internet üzerinde e-ticaret yapan siteler aracılığı ile pazarlama yapıyoruz. Kargo ile de hemen hemen her gün ülkenin çeşitli yerlerine bal gönderiliyor.

Bal dışında herhangi bir ürünün satışını yapıyor musunuz?

Çam ve çiçek balı, balmumu, polen, ayrıca temel petek satıyoruz.

Genel kurulu güvenoyu olarak değerlendiriyoruz

Kooperatif nasıl yönetiliyor?

Kooperatif olarak her yıl genel kurul yapıyoruz. Genel kurulda gerekli kararları alıyoruz. Genel kurulu bir güvenoyu olarak da değerlendiriyoruz. Zira son mevzuattaki değişikliğe göre 4 yıla kadar genel kurul yapma olanağı sağlandı. Ancak biz her yıl genel kurul yaparak yönetim olarak ve başkan olarak hesap veriyoruz.

Kooperatiflere özel bir bakış açısı ile yaklaşılması gerekiyor

Kredi kullanıyor ya da devletten destek alıyor musunuz?

Genel olarak kredi kullanmıyoruz. Desteklerden de tam anlamıyla yararlanamadık. KOSGEB olsun, tarımsal kalkınma destekleri olsun, GEKA olsun… Genellikle kooperatiflerin durumlarına yönelik proje çağrıları olmuyor. Aktif bir kooperatif olmamıza rağmen onların şartlarını yerine getiremiyoruz. Projelerin toplam tutarları çok yüksek, bizim gücümüz yetmiyor. Daha az bütçeli olan projeler de ise KDV’si ve geldi-gitti gibi masrafların bize kalması nedeni ile altından kalkması zor oluyor. Kooperatiflere özel bir statü, özel bir bakış açısı ile yaklaşılması gerekiyor.

Muğla Büyükşehir Belediyesi ile çalışmamız var. Bize son bir yıl içerisinde 100.000 TL’lik çeşitli makine teçhizatın kullanma hakkını verdiler. Ayrıca, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, “Karabörtlen Kalkınma Kooperatifini destekliyoruz” demesi de moral motivasyon açısından bizim için çok önemli. Bu durum bizi çok motive etti ve onurlandırdı. Belediye desteğini, ürünlerimizi MELSA aracılığı ile satın alarak somut olarak ortaya koydu. Bu vesile ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Gürün’e ve Tarımsal Kalkınma Daire Başkanımız Buket Kallem’e tekrar teşekkür ederim.

Mehmet Emin Benzer, Barış Soysaraç, Aylin Çiğdem Köne

İlkeler ve demokratik yapı başarı için çok önemli

Başarılı bir kooperatif olmak için ne gerekir?

Başarılı bir kooperatif olmak için kooperatifçilik ilkelerinden ödün vermemek gerekir. Bunun en başına da biz, başarılı bir iş ilişkisini koyuyoruz. Bazı durumlarda yanlış anlaşılmamıza neden olsa da bu ilke bizim olmazsa olmaz ilkemizdir. Ortaklar kooperatif ile iş ilişkisi kurduğunda zaten bir sorun kalmıyor. Ortak kooperatifine sahip çıkıyor. Kooperatif de ortağına sahip çıkıyor. Böylece bir çekim merkezi oluşuyor. Bunu görenler kooperatife katılmak istiyorlar.

Ayrıca demokratik bir yapı çok önemli. En demokratik yapının da kooperatiflerde oluşabileceği düşüncesindeyiz. Zira genel kurullar herkese açık, herkes aday olabilir. Hesap verilebilir, hesap sorulabilir. Bunlar yönetim anlamında çok önemli şeylerdir. Bunlar gerçekleştirildiği zaman zaten kooperatif yaşar ve başarılı olur diye düşünüyorum.

1970’lerde kurulmuş olan kooperatifimiz, üretimden kopmadığı ve başlangıçtan bu yana ortaklarımızda kooperatifçiliğe belli bir sevgi, yakınlık ve anlayış olduğu için bugünlere geldi. Biz de aynı düşüncedeyiz. Umarım bizden sonra gelecek kuşak da aynı yönde devam eder. Zira toplumsal bir yapıda birlikte dayanışarak, yardımlaşarak üretmek ve faaliyet göstermek kendine özgü hoş bir durum. Dolayısıyla bunun devam etmesini her zaman sürmesini dileriz.

Bunun yanında bu işe katılacak kişilere kooperatifçilik eğitimi almalarını öneririm. Kooperatifçiliği özellikle üretici kesimlerine öneririz ve elimizden geldiğince kooperatifçiliğe gönül vererek yapmak isteyecek kişilere de tecrübelerimizi aktarmaya hazırız.

Kooperatif yapıları gıda konusunda büyük işler üstleniyorlar

Sizce kooperatifler neden önemli?

Üreticiler ve tüketiciler sorunlarını kooperatif kurarak çözmek isterler. Üreticiler kooperatif kurarak yollarına devam ederler ise sorunlarına çözüm bulurlar. Bunu bir felsefe olarak benimsemeleri gerekiyor. İş ilişkilerini somutlaştırmaları gerekiyor.

Ayrıca dünyada da görüyoruz ki; kriz dönemlerinde üretimi devam ettiren, sürdüren, gıdanın temin edilmesi, gıda güvenliğinin daha gerçekçi ve samimi olarak ortaya konması noktalarında kooperatif yapıları büyük işler üstleniyorlar ve görev yerine getiriyorlar.

Tayfun Büke, Mehmet Emin Benzer, Aylin Çiğdem Köne

Kooperatifçiler olarak kendimizi yalnız hissediyoruz

Biraz da sorunlardan konuşalım. Bal üreticisinin ve kooperatifinizin sorunları nelerdir?

Bal üreticilerinin sorunları çok çeşitli. Öncelikli sorun, şu günlerde kısmen üzerine gidilmiş olsa da ürün fiyatları. Üretim, talebin karşılanmasında yeterli olmadığından dolayı bir miktar fiyatlarda artış oldu dedik. Bir de son zamanlarda Tarım ve Orman Bakanlığının sahte ve kayıt dışı bal üreticileri üzerinde denetimlerini artırması da bir diğer etken. Böylece piyasada sorunlu üretimler kısmen de olsa kalktı. İnsanlar gerçek üreticilere yöneldiler. Bu nedenle şu günlerde arıcılarımız biraz daha rahatlar. Bunun devam etmesini istiyoruz. Gerçek balın hakkını bulmasını istiyoruz. Ve üretimi arttırarak ihracat olanaklarını zorlamak istiyoruz. Bu manada devletten destekler konusunda kooperatiflere özgü yardım bekliyoruz. Kooperatifçiler olarak kendimizi yalnız hissediyoruz. Tek başına mücadele ediyormuşuz gibi bir hisse kapılıyoruz.

ARIKO markasını daha da ileriye götürmek istiyoruz

Geleceğe yönelik planlarınız nedir?

Tabii ki olanaklarımız ölçüsünde hayal kuruyoruz. Gönül ister ki ortaklarımızın başta ekonomik, sonra sosyal olarak tüm sorunlarını çözelim. Ürünümüzü kaliteli olarak pazarlayabilmek bizim için çok önemli. Kalite ve gıda güvenliğine dikkat eder isek kooperatif olarak yaşamımız sürer. Gıda güvenliğinde yaşayacağımız en ufak bir sorun, kooperatifçilikte bugüne kadar iğne ile kuyu kazar gibi elde ettiğimiz kazanımlarımızın bir anda kaybedilmesine neden olur. Buna da dayanamayız. Dolayısıyla üretim, kalite ve gıda güvenliği bizim için çok önemli. Bu manada kooperatifimizin daha fazla tanınmasını, bize destek olunmasını, elimizden somut bir şekilde tutulmasını istiyoruz. ARIKO ‘yu daha da ilerilere götürmek istiyoruz.

Kategori(ler): Söyleşiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir