Geçtiğimiz yıl yitirdiğimiz ekolojik iktisadın öncüsü Herman Daly, altmış yıl önce ekonomik büyümeyi sorgulama cesaretini göstermişti. Bugün ekonomik küçülmeden, simit ekonomisine ve iyi oluş iktisadına çok sayıda yeni yaklaşımın temelinde Herman Daly’nin fikirleri bulunuyor. 


Çevre olmadan ekonomi olmaz

Ekonomi doğaya bağlıdır. İktisat bu fikri unutmuş gibi görünebilir.

Herman Daly’nin bariz olanı açıklama konusunda özel bir yeteneği vardı. Bir ekonomi faydadan çok maliyet yarattığında, bunu “ekonomik olmayan büyüme” olarak adlandırırdı. Fakat bu yargıyı ekonomi ders kitaplarında bulamazsınız. Ekonomik büyümenin değerinden daha pahalıya mal olabileceğini öne sürmek bile ekonomik sapkınlık olarak görülebilir.

Ekolojik iktisadın babası olarak bilinen ve sürdürülebilir kalkınmanın öncü yaratıcısı olan muhalif iktisatçı 28 Ekim 2022’de, 84 yaşında öldü. Kariyerini çevresel temelden ve sağduyudan kopuk iktisadı sorgulayarak geçirmişti.

İklim kargaşası ve ekonomik kriz çağında, imkânlarımız dahilinde yaşamak akımına ilham veren fikirleri gitgide daha hayati hale geliyor.

Bir ekolojik iktisatçının tohumları

Herman Daly, Texas, Beaumont’ta, 20. yüzyılın başlarındaki petrol patlamasının merkezinde büyüdü. “Fışkıran petrol kuyusu döneminin” benzeri görülmemiş büyüme ve refahı ile Büyük Buhran’dan sonra süregiden sefalet ve yoksunluğun karşıtlığına tanık oldu.

Daly’ye göre, o zamanlarda ve o zamanlardan bu yana birçok gencin inandığı gibi, ekonomik büyüme dünyanın, özellikle de gelişmekte olan ülkelerin sorunlarının çözümüydü. Üniversitede iktisat okumak ve kuzey modelini küresel güneye ihraç etmek doğru bir yol olarak görülüyordu.

Fakat Daly küçükken çocuk felci geçirmenin ve Texas Amerikan futbolu furyasını kaçırmanın bir yan etkisiyle hevesli bir okuyucuydu. Sorumlu olduğu ders kitaplarının sınırları dışında, ekonominin amacı ve işlevi hakkında zengin felsefi tartışmalarla dolu bir iktisadi düşünce tarihi buldu.

Sınıfta tahtaya çizilen piyasa dengesinin kesinliğinin aksine, gerçek dünya ekonomisi karmaşık ve politikti; güç sahipleri tarafından kazananları ve kaybedenleri seçmek için tasarlanmıştı. Daly iktisatçıların en azından şunu sorması gerektiğine inanıyordu: Kim için, hangi amaçla ve ne kadar süreliğine büyüme?

Daly’nin büyük aydınlanması, deniz biyoloğu Rachel Carson’un 1962’de basılan kitabı Sessiz Bahar’ı okumasıyla ve Carson’ın “doğayla uzlaşmak … doğaya değil fakat kendimize hâkim olma yetimizi ve olgunluğumuzu kanıtlamak” çağrısını görmesiyle oldu. O esnada, doktorasını Vanderbilt Üniversitesi’nde Latin Amerika’nın kalkınması üstüne yapıyordu ve ekonomik modellerin içine işlemiş aşırı bireyciliğe zaten kuşkuyla yaklaşıyordu. Carson’un yazdıklarında büyüyen bir ekonomi ile kırılgan doğa arasındaki çatışma tüm çıplaklığıyla ortadaydı.

Nicholas Georgescu-Roegen’den aldığı ders dönüm noktası oldu, bu dersten sonra Daly’nin dönüşümü tamamlanmıştı. Romanya doğumlu bir iktisatçı olan Georgescu-Roegen, bir sarkacın ileri geri sallandığı ve çabasızca doğal bir denge durumu aradığı masalını ciddiye almıyordu. O, ekonominin daha çok bir kum saatine benzediğini savunmaktaydı; değerli kaynakları kullanışsız atığa dönüştüren tek yönlü bir süreç.


Herman Daly “ekonomik olmayan büyümeyi” açıklıyor.

Daly, artık iktisadın bu tek yönlü sürecin etkinliğine öncelik vermemesi gerektiğine, onun yerine Dünya’nın sürdürebileceği “optimal” ölçekte bir ekonomiye odaklanması gerektiğine ikna oldu. 1968’deki 30. yaş gününden hemen önce, Brezilya’nın kuzeydoğusunda yoksullukla boğuşan Ceará bölgesinde misafir profesör olarak çalışırken, “Bir Yaşam Bilimi Olarak İktisat” makalesini yayınladı.

Ekonomiyi, kaynaklar ve atıklar açısından tamamen biyosfere bağımlı metabolik bir süreç olarak gösteren çizimleri ve tabloları iktisatta bir devrimin yol haritasıydı.

Dolu bir dünyanın ekonomisi

Daly kariyerinin kalanını dairelerin içine kareler çizerek geçirdi. “Analitik öncesi vizyon” olarak adlandırdığı görüşünde ekonomi (yani kare), doğanın (yani daire) “tamamına sahip olduğu bağlı ortağı” olarak görülüyordu.

Ekonomi onu içeren doğaya göre küçük olduğunda, büyüyen bir sistemdeki etkinliğe odaklanmanın yararları vardır. Fakat Daly, ekonominin kendisini ayakta tutan doğaya göre fazla büyüdüğü “dolu bir dünyada” sistemin çökme tehlikesi altında olduğunu savundu.

Herman Daly’nin ekonomiyi doğanın bir alt sistemi olarak kavrayışı. “Dolu bir dünyada” daha fazla büyüme ekonomik olmayabilir.

Daly, ABD çevre hareketinin zirvesinde Louisiana Eyalet Üniversitesinde profesör iken, dairenin içindeki kare çerçevesini “Durağan Durum İktisadı” kitabında mantıksal olarak sonuçlandırdı. Daly’nin akıl yürütmesine göre, genç bir ekosistemin rekabetçi, öncü aşamasında büyümeye ve sömürüye öncelik verilir. Ama yaşla birlikte dayanıklılık ve işbirliği yeni bir odak olarak gelişir. Durağan durum modeli, hedefi ekonomiyi körü körüne genişletmekten uzaklaştırıp insanların durumunun amaçlı biçimde iyileştirilmesine yöneltiyordu.

Uluslararası kalkınma topluluğu bunu fark etti. Birleşmiş Milletler ’in 1987’de yayınladığı, “sürdürülebilir” kalkınmanın amaçlarını çerçeveleyen “Ortak Geleceğimiz” raporunda, Daly, kalkınma politikası reformu için bir fırsat gördü. Louisiana Eyalet Üniversitesi’ndeki kadrolu işinin güvencesini bırakıp Dünya Bankası’ndaki çevre bilimcilerin asi grubuna katıldı.

Altı yılın büyük bir bölümünde “Dünyayı tasfiye halindeki bir şirketmiş gibi” ele alan baskın ekonomik mantığı ortadan kaldırmak için çalıştılar. Daly sık sık üst düzey liderlerle çatıştı, ki bunların en ünlüsü bankanın o zamanki baş ekonomisti olan ve alenen Daly’nin büyüyen bir ekonominin sabit bir ekosisteme göreceli boyutunun önemli olup olmadığı sorusunu geçiştiren Larry Summers idi. Gelecekteki ABD hazine bakanının cevabı kısa ve küçümseyiciydi: “Meseleye bakmanın doğru yolu bu değil.”

Fakat buradaki görev süresinin sonuna doğru Daly ve meslektaşları, yeni çevresel etki standartlarını tüm kalkınma kredilerine ve projelerine dahil etmeyi başarmışlardı. Ve biçimlendirilmesine yardım ettikleri uluslararası sürdürülebilirlik gündemi bugün, 193 ülkenin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın, “insanlar, gezegen ve refah için bir eylem planının” ayrılmaz bir parçası.

1994’te Daly, Maryland Ünivesitesi’nde akademisyenliğe geri döndü ve takip eden yıllarda hayatı boyunca yaptığı çalışmalar dünyada tanındı. Buna İsveç’in Doğru Geçim Ödülü, Hollanda’nın Heineken Çevre Bilimi Ödülü, Norveç’in Sophie Ödülü, İtalya Cumhurbaşkanlığı Madalyası, Japonya’dan Mavi Gezegen Ödülü ve hatta Adbuster’ın yılın kişisi ödülü de dahil.

Bugün, kariyerinin izleri; ekonominin Gerçek İlerleme Göstergesi ölçütlerinin, sosyal tabanları çevresel tavanların içine yerleştiren yeni Simit Ekonomisinin, dünya çapında ekolojik iktisat lisans/yüksek lisans programlarının ve doğru büyüklükte bir ekonomiye adil geçişe odaklanan ateşli planlı ekonomik küçülme akımının da içinde olduğu çok geniş bir alanda bulunabilir.

Herman Daly’yi yirmi yıl boyunca ortak yazar, akıl hocası ve öğretmen olarak tanıyordum. Her zaman bana ve öğrencilerime zaman ayırdı ve son olarak yeni kitabımın (İlerleme Yanılsaması: Geleceğimizi İktisadın Masalından Kurtarmak) önsözünü yazdı. Verdiği ilham ve kendi deyişiyle “saf, dürüst soruları sorma” ve “cevap alana kadar tatmin olmama” cesareti için ona sonsuza dek minnettar kalacağım.


Not 1: Jon D. Erickson’ın 10 Kasım 2022 tarihinde The Conversation internet sitesinde yayımlanan “The inconvenient truth of Herman Daly: There is no economy without environment” başlıklı yazısından Murat Soysaraç tarafından çevrilmiştir. Erişim

Not 2: Öne çıkan görsel, CHUTTERSNAPUnsplash

Kategori(ler): Akademik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.