İklim değişikliği hem ulusal hem de yerel düzeyde ele alınması gereken bir mesele olduğundan; merkezi hükümetler kadar yerel yönetimlerin de sorunun çözümü için sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Avrupa belediyelerinin enerji geçişine odaklanan mPower (Belediye Enerjisi) projesi, Avrupa’da yerel düzeyde yapılanlar konusunda oldukça yararlı bir bilgi kaynağı oluşturuyor. Bundan önce Yerel Enerji Toplulukları başlıklı yazımda, Avrupa’daki yerel enerji topluluklarının durumunu aktarmıştım. Bu yazıda ise aynı proje kapsamında belediyelerin enerji verimliliği alanındaki faaliyetlerini özetleyeceğim.

Hanehalkı Merkezli Yaklaşım

Belediyeler, konutların enerji verimliliği yönünden iyileştirilmesine yönelik stratejileri geliştirirken ev sahiplerinin ihtiyaçlarını merkeze almalıdırlar. Böyle bir yaklaşım, evlerini daha verimli yapıp yapmama kararını verecek olanların çözümleri daha iyi anlamalarına, güven duymalarına ve işi sahiplenmelerine fırsat verir. Uygun önlemlerin belirlenmesinde ev sahipleriyle birlikte çalışmak; onların memnuniyeti, yeni kurulan teknolojileri kullanma yetenekleri ve evin iyileştirme sonrası performansı üzerinde olumlu etki yaratır. Portsmouth Belediyesi, belediyeye ait kule bloklarından biri olan Wilmcote House’da bunu gerçekleştirmiştir.

Kalite

Konutlarda enerji verimliliği çalışmaları iyi planlanmalı, tasarım dikkate alınmalı ve enerji verimliliği projeleri belirli standartlar çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Enerji verimliliği projelerinde standartların geliştirilmesinde ve uygulamasında belediyeler inisiyatif alabilirler. Kötü gerçekleştirilmiş bir projenin düzeltilmesi zordur. Konutlardaki kötü uygulamaların; hanehalkının yaşam koşullarını olumsuz etkilediği, sağlık eşitsizliklerini şiddetlendirdiği, ev sahibinin güvenini sarstığı ve istenen karbon tasarrufunu sağlayamadığı Preston’da (Birleşik Krallık) yaşanan örneklerde gözlemlenmiştir.

Erişilebilir Finansman

Enerji verimliliği iyileştirmelerinin yüksek maliyeti, evlerini enerji kayıplarını azaltacak şekilde yenilemeye ihtiyacı olan birçok kişi için bir engel olmaya devam etmektedir. Konutlarda, enerji verimliliği önlemlerinin potansiyel maliyetleri, uzun vadeli krediler, uygun koşullardaki hibeler veya kredi ve hibenin birlikte kullanılması ile karşılanabilir.

Örneğin, Bulgaristan’ın Dobriç kentinde 41 konut, ulusal hükümetin hibe fonu programı kapsamında enerji verimliliği yönünden güçlendirilmiştir. Bunun sonucu olarak 2.400 aile daha iyi koşullarda yaşamaya başlamış, aynı zamanda enerji faturalarında %30-60 oranında tasarruf sağlamıştır. Belçika’nın Ghent kentinde belediye kendi bütçesini, enerji verimliliği danışmanlık hizmeti vermek, ücretsiz enerji verimliliği denetimleri sağlamak ve ev sahiplerine özel hibe ve kredi teşvikleri sunmak için kullanmıştır. Mevcut tüm mali desteğin %70’ine denk gelen hibe finansmanı düşük gelirlilere kullandırılmaktadır. İskoçya’da vatandaşların konutlarına uygulayacakları enerji verimliliği projeleri için, enerji danışmanlık ajansı Energy Savings Trust aracılığıyla duyurulan çeşitli krediler ve hibeler mevcuttur.

Yerel Ekonomiye Faydaları

Avrupa’daki konut stokuna kurulacak güneş panelleri ve ısı pompaları, binaların dış duvar yalıtımlarının yapılması vb. işler düşük karbon ve ısıtma sektörlerinde büyük bir faaliyet artışını gerektirecektir. Bu tür işler için gereken beceriler; eğitimciler ve enerji denetçilerinden proje yöneticilerine, mimarlara ve yüklenicilere kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Düşünce kuruluşu The Institute for Public Policy Research (IPPR) tarafından yapılan bir araştırma, kapsamlı bir bina iyileştirme programının uygulanmasıyla önümüzdeki iki yıl içinde Birleşik Krallık’ta 34.000 kadar tam zamanlı iş yaratılabileceğini ortaya koymuştur. Belediyeler, onaylı kurumlar aracılığıyla verilecek eğitim programları sayesinde yerel işsizlikle mücadele çabalarını hanehalkı enerji verimliliği stratejileri ile ilişkilendirebilirler. Böyle bir program uygulandığında, enerji verimliliğini arttırmak için harcanan para, en çok ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yerel ekonomide tekrar dolaşıma girer.

Araştırma, belediyelerin üstlendikleri farklı rollerin sağladığı yetkileri kullanarak enerji verimliliğini arttırırken aynı zamanda yerel ekonomiye katkı sağlayabileceklerini gösteriyor.

Varlık sahibi olarak belediyeler, kendi mülkiyetlerindeki yerel konut konut stokunun enerji verimliliğini arttıracak programlar geliştirebilirler. Hanehalklarının katılımına ve yerel kuruluşların dâhil olmasına yönelik yaklaşım üzerindeki doğrudan kontrolleri böyle bir programın hazırlanmasını mümkün kılar. Örneğin, Wilmcote House’daki konutlarının güçlendirmesi sırasında Portsmouth Belediyesi, yenileme çalışmalarının belirli miktarda enerji tasarrufu sağlayan ve kiracıların rahatını ve sağlığını iyileştiren yüksek kalite standardında yapılmasını sağlamıştır. Çok titiz bir enerji verimliliği standardı olan EnerPHit standardı uygulanmıştır. Satın alma düzenlemelerinde yapılacak değişiklikler ile sakinlerin katılımı veya yerel ekonomi gibi önemli faktörler gözetilebilir.

Koordinatör olarak belediyeler, iyileştirme yapmak isteyen konut sahiplerini desteklemek üzere enerji verimliliği alanında hizmet verecek yerel kuruluşlarla konut sahipleri arasında koordinasyonunu sağlayabilirler. Örneğin Aradippou‘da, belediye, geniş bir yenileme programı kapsamında belirli hizmetleri sunabilen yerel işletmeleri bir araya getirerek onların  koordinatörü olarak hareket ediyor. Vatandaşları yatırım yapmaya teşvik etmek için vergi indirimleri, hibeler, krediler ve “CO2 Ödül Kartı” gibi teşvikler sunuyor.

Mali güç sahibi olarak belediyeler, sahip oldukları mali yetkiler ile (vergi yetkileri, ulusal veya AB hibe fon akışlarını tanımlamak, yerel bankaları etkilemek gibi) yereldeki enerji verimliliğini destekleyebilirler. Lozan Belediyesi konutlardan tüketilen elektrik enerjisi (KWh) başına iki farklı vergi toplamaktadır. Biri enerji verimliliğine, diğeri genel olarak sürdürülebilir kalkınma önlemlerine tahsis edilmiş vergilerin miktarı her yıl belediye kararıyla belirlenmektedir. Brüksel’de belediye, finans kooperatifleri ile işbirliği yaparak kısa vadeli tüketici kredisi ve konut kredilerine bağlı uzun vadeli finansman sağlamaktadır. Faiz oranları, konut sahiplerinin mali durumuna göre ayarlanarak daha fazla sayıda konut sahibi destekten yararlandırılmaktadır.

Düzenleyici olarak bazı belediyeler, konutların enerji verimliliğinin iyileştirilmesiyle bağlantılı belirli sorumlulukları yerine getirmektedirler. Örneğin, Birleşik Krallık’ta belediyeler, kiralama sektöründe Minimum Enerji Verimliliği Standardını uygulamaktan sorumludurlar.

Değerlendirme

Ülkemizde konut sektörünün yüksek oranda verimlilik kazancı sağlama potansiyeli bulunmaktadır. Bugüne değin önemli iyileştirme yatırımı yapılmamış  eski binalarda yenileme ve tadilatlar yoluyla ciddi verimlilik iyileştirmeleri gerçekleştirilebilir. Daha önemlisi, yeni binalara uygulanan şartlar Avrupa’da benzer derece-gün şartlarına sahip ülkelere göre daha gevşektir (TSKB, 2020). AB ülkelerinde, belediyeler enerji verimliliği projelerinde önemli görevleri yerine getiriyorlar. Yasal düzenlemelerle desteklenmesi durumunda ülkemizde de belediyelerin, konutlarda enerji verimliliği projelerinin uygulanmasında büyük katkılarının olacağı açıktır.


Not: Öne çıkan görsel, Zohair Mirza Unsplash

Kategori(ler): Uygulama

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir