Kanada’da bulunan araç paylaşım kooperatifi Modo, işletmelerinin iddia ettikleri kadar adil ve eşitlikçi olup olmadığını sorgulama sürecinde uygulamalarını iyileştirdi. Modo kooperatifinin özellikle işe alım süreçlerini geliştirme süreci öğretici dersler içeriyor.


Birçok değişimin ve çalkantının yaşandığı bir dönemden geçtik. Küresel bir salgın ve ırkçı ayrımcılığa karşı yapılan bir hareketin ortasında pek çok işletme nasıl faaliyet gösterecekleri üstüne kafa yordu. Durumu anlamak ve kendi uygulamalarını değiştirmek için çaba sarf eden kooperatiflerden biri Britanya Kolombiyası’nda kurulan araç paylaşımı kooperatifi Modo’dur.

Müşterilerinin araba sahibi olmak yerine kullanabilecekleri Modo araç filosu, Metro Vancouver, Victoria, Nanaimo ve Kelowna’daki bölgelere dağılmış. Pandemi başladığında kooperatifin liderleri, işletmeyi, çalışanlarını ve üyelerini koruyacak ve güvenliklerini sağlayacak önlemleri çabucak aldılar. Ama bununla kalmadılar.

Bir polis memurunun Mayıs 2020’de George Floyd’u öldürmesinin ardından ırk ve eşitlik etrafında protestolar ve tartışmalar yükseldiğinde, Modo’nun liderleri kendi kendilerine işletmelerinin olduğunu iddia ettiği kadar adil ve eşitlikçi olup olmadığını sorguladılar. ‘Dezavantajlı gruplardan gelen ya da dezavantajlı kimliklere sahip kişilerin Modo’nun hizmetlerine ve istihdam imkânlarına ulaşmasının önünde bir engel var mı’ diye sordular.

Sadece merak etmek yerine, Modo, bu konuyu araştırma ve yanıtlara göre hareket etme sürecini başlattı. Modo’nun İnsan ve Kültür Müdürü Bernice Paul, ekibindekilerin Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (ÇEK) uygulamalarını geliştirmenin öneminin farkında olduklarını söylüyor.

“İçgüdülerimiz bize bunu dikkatle incelememiz gerektiğini söyledi,” diyor Paul. ‘Biz bir araba paylaşımı kooperatifiyiz ve ehliyeti olan herkes üye olabilir’ demek bence çok kolay olurdu. Gerçekte, bu geçen yıla dikkat eden herkes Kanada’da toplumumuzda fırsatların tamamen eşit olmadığını anlamalı.”

Bu araştırma, düşünme ve politika değişimi sürecinin sonucu Modo’ya özgü olsa da her işletme onların yolundan gidebilir. İşte Modo’nun nerelerde ÇEK uygulamalarını iyileştirebileceklerini araştırırken attıkları adımlar ve bu esnada öğrendikleri.

Terimler üstünde anlaşma

Öncelikle eğer bahsettiğiniz şeyi tanımlamazsanız birlikte herhangi bir şey yapmak zor olacaktır. Paul’e göre atılacak önemli ilk adım “çeşitlilik”, “eşitlik” ve “kapsayıcılık” kelimelerinin kooperatifleri için tam olarak ne anlama geldiğini tanımlamaktı.

Çeşitlilik, Modo’nun hizmet ettiği topluluğu ne kadar iyi yansıttığına değiniyor, diyor Paul. “Halkın bir üyesi olarak, Modo’ya baktığınızda veya onunla etkileştiğinizde, sizi ya da sizin kimliğinizi yansıttığımızı veya temsil ettiğimizi görüyor musunuz?”

Eşitlik herkesin, kooperatifin hizmetleri veya istihdam olanakları gibi, aynı fırsatlara ulaşmasını güvenceye almak için gereken yaklaşımla ilgilidir. Kapsayıcılık, diyor Paul, topluluğun üyeleri bir aidiyet hissine sahip olup görüldüklerini ve işitildiklerini hissettiklerinde ortaya çıkar.

Yani bunun gibi bir sürece başlamadan önce ÇEK’in sizin için ne anlama geldiğine karar verin.

Kaynak ve destek arayın

2020 baharında internet, ırk eşitsizliği hakkında bir şeyler öğrenmek isteyenler için kaynaklar ve okuma listeleriyle dolup taşıyordu. Paul, Modo’nun liderlerinin bu materyal bolluğundan faydalanıp kendilerini eğittiklerini söylüyor. Ama bir yandan da sonraki adımı atmaları için dışarıdan yardım alabilecekleri bir uzmana ihtiyaç duydukları bir noktaya gelmişler.

Kendilerini geliştirmek için ihtiyaçları olanlara dair daha kesin bir fikir alabilmek için Modo, ÇEK yaklaşımlarında uzmanlaşmış araştırma, iletişim, ve tasarım danışmanlarını işe almış. Danışmalar, personel ve üyeler için anketler tasarlayıp bilgi ve görüşlerini toplayarak elde ettikleri veriyi Modo’ya sunmuşlar.

Öğrenin ve kendinizi değerlendirin

Modo’nun liderleri hem kooperatifin sunduğu hizmetlere hem de işe alım uygulamalarına odaklanmak istediklerini biliyorlardı. Yaptığı araştırma sonucunda kooperatif, kendilerini geliştirebilecekleri üç alan tanımladı:

  1. Üyeler kooperatifin faaliyet gösterdiği bölgenin demografik özelliklerini yansıtmıyor; Çin, Güney Asya ve Filipinler asıllı sakinler yeterince temsil edilmiyor.
  2. Üyelik bakımından iyi şekilde temsil edilseler de kooperatifin halka açık kanallarında Yerli ve Siyah üyelerini arttırması gerekli.
  3. Daha çeşitli bir aday havuzunu çekmek için kooperatifin işe alım ve eleme süreçlerinde önyargıları azaltma ve hafifletme fırsatlarını değerlendirme.

Bu bilgiler sayesinde kooperatif bu üç alanda gelişmek için planlar yapmaya başladı.

Öğrendikleriniz üzerinden değişiklik yapın

Boşlukların farkında olmak bu sürecin önemli bir parçası ve Modo için önemli nokta işe alım uygulamalarıydı. Şimdiye kadar kooperatifin en somut değişikleri gerçekleştirdiği alan bu.

Kooperatifin farklı gruplardan insanları işe almasını sağlamak için Modo iş ilanlarını yeniledi ve mülakat süreçlerini gözden geçirdi.

“Örgütün niyetimizi nasıl ilettiği söz konusuysa dikkat çekme ve işe alım işinin çoğu aslında açıklık ve şeffaflıkta,” diyor Paul. “…insanlar başvurmayı düşünsün diye yazılı bir şeydeki önyargılardan kurtulmanın yollarını bulmanıza yardımcı olacak kaynaklar var. Adaylar nasıl bir işe gireceklerini, işe alım sürecinde yol boyunca kendilerinden ne beklendiğini, emeklerinin ve zamanlarının ne kadarının gerekli olduğunu ve başvurmadan önce ne tür ayarlamaların önerileceğini bilsin diye şeffaflığa sahip olmanıza yardımcı olacak kaynaklar var.”

Artık Modo bunun yansıra, süreçte yardımcı olmak için adaylardan işe alım sürecinin nasıl geçtiğine dair geri bildirim istiyor.

https://i.ytimg.com/vi/6pGCbCbs5k0/maxresdefault.jpg

Kooperatif ayrıca Yerli topraklarını kabul etmeye dair anlayışını güçlendirdi: Ne oldukları, niye önemli oldukları ve onlara nasıl doğru davranılacağı. Paul, Métis yazar Suzanne Keeptwo’nun kitabı We All Go Back to the Land’in  (Hepimiz O Diyara Döneriz) bu süreçte paha biçilmez olduğunu söylüyor. Personel artık yapılan her belediye toplantısı tarzındaki buluşmada sırayla bir kabul etme beyanı yapıyor.

Modo şu anda üyelerinin faaliyet gösterdikleri topluluğu yansıtmasını sağlamak üstünde çalışıyor. Artık yönetim kurulu için aday gösterilen kişiler konusunda daha duyarlılar ve insanları katılmaktan alıkoyabilecek engelleri halen araştırıyorlar.

Cesur olun

Önemli soruları sorup cevaplarına göre hareket edecek cesarete sahip olmak, bu sürecin önemli bir parçası.

“Bir geribildirim aldığınızda onu dinleyecek ve bir hediye gibi kabul edecek kadar cesur olun, çünkü o gerçekten de bir hediye” diyor Paul. “Yanlış adım atacak ve bu hatalardan ders alacak kadar cesur olun ve boyunuzu aşacak bir işe kalkmış gibi hissettiğinizde cesur olun. Yapılacak çok şey var ama kendinizi kapatmayın… Hikâyenizi paylaşacak kadar cesur olun.”


Not 1: Aasa Marshall’ın Cooperatives First blogunda 24 Haziran 2021 tarihinde yayımlanan “How Modo is becoming a more inclusive co-op” başlıklı yazısından Barış Soysaraç tarafından çevrilmiştir. Erişim

Not 2: Öne çıkan görsel, https://cooperativesfirst.com/wp-content/uploads/2021/06/Modo-members-2021-scaled.jpg

Kategori(ler): Uygulama

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir